YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4896
KARAR NO : 2022/8805
KARAR TARİHİ : 08.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09.05.2017 tarih ve 2015/288 E. – 2017/152 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2020/294 E. – 2021/397 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … ile müvekkili banka arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi, taşıt rehin sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamında borçluya krediler kullandırıldığını, ödemelerin aksaması üzerine, müvekkili bankanın hesabı kat ettiğini ve borçluya ihtarname göndererek borcun ödenmesini talep ettiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun kötü niyetle bu takibe itiraz ettiğini, belirterek itirazının iptalini, takibin devamını, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının kullandığı borçlu cari hesap ve taksitli ticari kredi borcu nedeniyle davacı bankanın faize ilişkin uygulamalarına ve buna göre belirlenen faiz oranlarına göre, talep edebileceği miktarın toplam 268.233.06 TL olarak hesapladığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve temlikin infazda nazara alınacak olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13.732,64 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.