Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4953 E. 2022/9326 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4953
KARAR NO : 2022/9326
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03.03.2020 tarih ve 2017/4 E. – 2020/287 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.04.2021 tarih ve 2021/515 E. – 2021/710 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı …’nun davalı bankadan kullandığı krediye kefil olduğunu, kullanılan kredinin bireysel kredi olduğunu, kredinin teminatı olarak dava dışı …’nun taşınmazı üzerine ipotek konulduğunu, müvekkilinin de teminat olarak ipotek alındığına güvenerek kefil olduğunu, ancak ipotek alınan taşınmazın fiilen bulunmadığını, ipotekli taşınmazın satışının mümkün olmadığını, gerçekte olmayan bir taşınmazın ipotek alınmasıyla müvekkilinin iradesinin yanıltıldığını, bu nedenle geçerli bir kefalet bulunmadığını ileri sürerek, 02-06-2006 tarihli kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunun kabulüyle geriye dönük olarak borçlu olmadığının tespitine, kefillik nedeniyle ortaya çıkan işlemlerin tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına ve müvekkilden gerek elden gerekse icra yoluyla tahsil edilenlerin iadesine, kefillik taahhüdünün geçersizliği nedeniyle müvekkilin kefilliğinin iptaline karar verilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kefalet sözleşmesinin geçerli ve hukuka uygun olarak akdedildiği, genel kredi sözleşmesine yapılan kefaletin müteselsil kefalet niteliğinde olduğu, alacaklı bankanın rehinin paraya çevrilmesi yoluna başvurmadan kefile başvurabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece alınan bilirkişi raporuyla bilirkişi raporunda ipotek olarak verilen … İlçesi …Mah. 275 ada 75 nolu parseldeki 6 nolu bağımsız bölümün henüz inşaa edilmediğini bir yapı değeri bulunmamakla birlikte, arsa payı olarak değerinin ise 28.585,22 TL olarak tespit ettikleri bu haliyle ipotek konusu taşınmazın bir maddi karşılığının bulunduğu, kaldı ki davacının kefilliğinin müteselsil kefalet niteliğinde olup, kefaletinin devam ettiği, ipoteğin varlığının veya yokluğunun kefaletini sona erdirmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.