Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4968 E. 2022/9363 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4968
KARAR NO : 2022/9363
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.10.2019 tarih ve 2017/146 E. – 2019/1147 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.03.2021 tarih ve 2020/245 E. – 2021/582 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı- birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 1976 yılından bu yana kesim tezgâhları üreten firma olduğunu, müvekkiline ait ve Türk Patent Enstitüsü nezdinde Locarno 15-09 sınıfında, 2016/01617 kod numarasıyla tescili endüstriyel tasarım bulunduğunu, bu tasarımın davalılar tarafından hukuka aykırı olarak üretilip satıldığını, yapılan delil tespiti dosyasında bilirkişi tarafından davalı tarafından üretilen ürünlerin müvekkilinin ürünleriyle birebir aynı mahiyette olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalıya ait işyerinde arama yapılarak davalının ürettiği ürünlere el konularak imhasına, davalının tescilli tasarıma yönelik tecavüzünün men’i ile önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik şartına havi olmadığını, yaptığı üretimlerin hukuka aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davalarının temelini oluşturan 2016/01617 başvuru nolu 26.02.2016 başvuru tarihli endüstriyel tasarımın SMK’nun 56. maddesi uyarınca yenilik ve ayırt edicilik şartına havi olmadığını ileri sürerek, davalı tarafın locarno 15-09 sınıfında 2016/01617 başvuru nolu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili; müvekkiline ait dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olduğunu, davacının müvekkiline ait tescilli tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; her iki tarafça üretilen makinelerin tasarımlarının karıştırılmaya sebebiyet verebilecek kadar aynı derecede benzer olduğu, ancak tasarımların tescil tarihinden çok önce üretilmiş olduğu ve tasarıma konu ürünün piyasada uzun yıllardır kullanılagelen, bilinen, harcı alem sayılabilecek nitelikte bir tasarım olduğu, dava konusu Filiz Makina adına tescilli 2016/01617 tescil nolu tasarım ve 2004/02560 nolu tasarım ile … adına tescilli 2012/00350 nolu tescile konu tasarımların, aynı tek bir ürüne ait tasarım olduğu, tasarımın yenilik, özgünlük ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığı gerekçeleriyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, birleşen dosya davalısına ait Locarno 15-09 sınıfında 2016/01617 başvuru nolu 26.02.2016 başvuru tarihli Endüstriyel Tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 42,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.