Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5000 E. 2023/694 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5000
KARAR NO : 2023/694
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … Seyahat Taş. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı … Seyahat Taş. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından birleşen davada verilen kararda, temyize konu edilen toplam miktar 33.911,92 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin asıl davaya yönelik duruşma istemli temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için belirlenen 07.02.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; sağlık meslek lisesi öğrencisi olan davacılardan …’ın 03.04.2009 tarihinde öğrenci servis aracında yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, uzun süre yoğun bakımda kaldığını, halen yürümekte güçlük çektiği gibi sağ kolunu kullanamadığını ileri sürerek davacı … için 50.000.00 TL maddi, 120.000,00 TL manevi baba … için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, anne İnci için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmıştır.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; …’ın 03.04.2009 tarihinde öğrenim gördüğü sağlık meslek lisesinin öğrenci servisinde yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada yaralandığını, uzun ve yorucu tedaviler gördüğünü ileri sürerek 60.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL tedavi gideri, 1.000,00 TL mahrum kılınan kazanç olmak üzere 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmıştır.

II. CEVAP
Davalılardan …, Allianz Sigorta A.Ş., … Seyahat…Ltd. Şti. ve … vekilleri asıl ve birleşen davalara verdikleri cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazaya karışan araçlardan birinin malikinin Derkan Gıda şirketi olduğu, sürücüsünün … olduğu, … nezdinde kaza tarihi itibarıyla sigortalı bulunduğu ayrıca davalı … şirketinin … için 28.10.2009 tarihinde 48.568,00 TL tedavi gideri ödediği, kazaya karışan diğer araç … … adına kayıtlı olup sürücüsünün … olduğu, Allianz Sigorta A.Ş.’ye kaza tarihi itibarıyla sigortalı bulunduğu, davalı …Ş.’nin dava açıldıktan sonra sigorta limiti dahilinde ödeme yaptığı anlaşıldığından davacı vekilinin işbu dosyada davacı … için davalı …Ş. hakkında açmış olduğu davadan feragat ettiği, davaya karışan araçlarda sürücülerin kusur tespiti için Adli Tıp kurumundan alınan raporda, davalı …’in %20 oranında davalı …’nın %80 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, davacı …’ın yaşanan kaza sonucu %53 oranında meslekte kazanma gücünün kaybetmiş sayıldığı ayrıca olay tarihinden itibaren 18 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun belirtildiği, davacı …’ın maluliyetten kaynaklı maddi zararının 799.380,51 TL olduğu, yine üniversite kayıt için ödenmiş bedeller, otopark ücreti, yemek vs. giderler olarak toplam zararının 808.120,51 TL olduğunun belirtildiği, davalı … şirketinden yapılan ödemeler sonucu maddi tazminat taleplerinin 648.120,51 TL olarak ıslah edildiği, yargılama sırasında alınan raporlara göre davacı …’ın geçici iş göremezlik zararının 9.182,14 TL olduğu, maluliyet zararının 872.350,97 TL olduğu, toplam zararın 881.533,11 TL olduğu, davalı … şirketinin ödemesi dikkate alındığında 721.533,11 TL zararının olduğu, davacı … için Adli Tıp Kurumundan alınan 08.07.2013 tarihli rapora göre davacı …’ın geçirmiş olduğu kaza nedeniyle iyileşmiş olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, davacının bakım gideri, ulaşım ve pansuman harcaması olarak toplam zararının 1.782,00 TL olduğu, kazanç kaybının 528,09 olduğu, iş ve güçten kalma zararının 2.108,00 TL, bakıcı gideri zararının 2.108,00 TL olduğu belirtilmiş, alınan raporların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle asıl davanın davacısı … için, davalı …Ş. hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 648.120,51 TL maddi tazminatın ve 60.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, davacı babası … için 1.000,00 TL maddi tazminat, 10.000,00 TL manevi tazminat ve anne İnci için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan Anodolu Anonim Türk Sigorta Şirketi ( Anodolu Anonim Türk Sigorta şirketi açısından poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, birleşen davanın davacısı …’ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.782,00 TL tedavi gideri ve 2.129,92 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 3.911,92 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve mütessilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Seyahat Taş. İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların maddi manevi tazminat talebinin kısmen hukuka uygun olmasına rağmen hatalar bulunduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, yargılama sırasında şirketin sürücüsü olan …’in kusur oranının %20 olmasına rağmen bu kusur oranına itibar edilmeksizin tüm tazminatlardan sorumlu tutulmalarının yerinde olmadığını ayrıca müvekkilinin aracının sigortacısı olan Allianz Sigorta tarafından davacılara 210.523,00 TL ödeme yapıldığını, bunun 14.800,00 TL’sinin vekâlet ücreti olduğunu, buna rağmen davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve kanuna uygun bulunduğundan istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Seyahat Taş. İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 120 ve 121 inci maddeleri, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 88 ve 91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Asıl davada davacının maluliyet oranına ilişkin alınan raporlar çelişkili olsa da çelişkinin Adli Tıp Kurumunun raporu ile giderilmiş olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da Adli Tıp Kurumu raporunda kabul edilen %53 maluliyet oranının benimsendiği ayrıca tedavi giderine ilişkin 48.000,00 TL’nin tazminat miktarından mahsup edilmemesinde de yanlışlık bulunmadığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Vekilinin Birleşen Davaya İlişkin Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

B. Davalı Vekilinin Asıl Davaya İlişkin Temyizi Yönünden

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı … Seyahat Taş. İnş.Ltd Şti.’den alınarak davacılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(karşı oy)

K A R Ş I O Y

Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcı ile Yargıtayca hükmedilecek onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.
T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde “Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı”,

492 sayılı Harçlar Yasası’nın 2. maddesinde “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı”,

(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde “Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı”,

1/e maddesinde “yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı”

2.a maddesinde de “1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında” maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.

Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen “istinaf başvurusunun esastan reddi” kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen “esas hakkında” karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.

Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki “esastan” ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)

Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir. (Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)

1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.

Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası’nın 73/3 maddesindeki “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına” ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.

Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararının, niteliğine göre maktu olmalıdır.

Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.