YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5003
KARAR NO : 2022/6969
KARAR TARİHİ : 13.10.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.03.2021 tarih ve 2018/248 E. – 2021/38 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafça, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin dayanağı olan 13 adet faturadaki malların müvekkilince teslim alınmadığını, teslim alan imzası bulunan kişilerin müvekkili şirket çalışanı olmadığını ileri sürerek, borçlu olunmadığının tespitini ve davalı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faturaları imza karşılığı teslim alan …’in şirket yetkilisi …’in kardeşi olduğunu ve şirket adına ödeme yapıp mal kabul ettiğini, davacının fatura bedellerini ödemekle yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan ve benimsenen 17/04/2019 ile 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporlarına göre takibe konu … seri ve sıra numaralı, A … seri ve sıra numaralı, A … seri ve sıra numaralı ve A … seri ve sıra numaralı fotokopi suret irsaliyeli fatura üzerindeki imzaların tanıklara ait olup olmadığı belirlenemeyip, bu konuda ispat külfeti üzerine düşen alacaklı davalı tarafından dava konusu faturalar üzerindeki imzaların aidiyetinin ispatlanamadığından 07/01/2021 havale tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda incelemeye konu faturalar toplam fatura tutarında dikkate alınmayarak, davacı tarafça 1.100,24 TL fazla ödemede bulunulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, satım sözleşmesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 20.04.2016 tarih 2015/17268 E. 2016/6854 K. sayılı ilamına uyularak dava konusu irsaliyelerde … adına atılan imzalarının anılan kişinin eli ürünü olup olmadığı konusunda rapor alınmış, alınan iki ayrı bilirkişi raporunda söz konusu imzaların …’nın eli ürünü olduğunun kuvvetle muhtemel olduğu yönünde görüş bildirilmiş ve raporlar birbirini teyit etmiştir. Mahkemece anılan raporlar karşısında bu kişiye teslim edildiği iddia olunan malların da davacıya teslim edildiği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.