YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5006
KARAR NO : 2022/8951
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11.12.2018 tarih ve 2017/136 E- 2018/1601 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.04.2021 tarih ve 2019/410 E- 2021/411 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’in keşidecisi, diğer davalı Lika Mimarlık Dekorasyon ve İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı SNR Restorasyon Proje İnş. Taah. Turz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin cirantası olduğu 20.06.2016 vadeli 120.000,00 TL bedelli çeke dayanılarak davalılar hakkında Bursa 20.İcra Müdürlüğü’nün 2016/8497 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların imzaya itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile % 20′ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, çekteki imzaların …’e ait olmadığını, her iki davalı yönünden de imza inkarında bulunduklarını, dava dışı SNR Restorasyon Proje İnş. Taah. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. İle herhangi bir ticari ilişki olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava konusu çek aslının olmadığı, yerleşik Yargıtay kararlarına göre fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamayacağı, imzaya itirazda ispat külfetinin alacaklıya ait olduğu, imzanın borçluya ait olduğunu alacaklının ispat etmesi gerektiği, yargılama sırasında davanın ıslah edilerek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de talebinin olduğu, alacaklının çek aslını ibraza zorunlu olduğu, çek aslı ibraz edilmediğinden itirazın iptali ve sebepsiz zenginleşmeye konu çekin varlığından söz edilemeyeceği, davacının çek sebebiyle alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, davacı tarafça cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmamış olmasına, dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK’ ya göre “vs delil” ibaresi yemin delilini içermediğinden mahkemece uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, çekin davacı elinde iken kaybolduğu kabul edilse dahi çekteki imza inkar edildiğinden yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmamasına ve fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılamamasına göre verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.