YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5112
KARAR NO : 2022/9298
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.06.2019 tarih ve 2018/330 E. – 2019/288 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 14.04.2021 tarih ve 2014/1499 E. – 2021/705 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ASF Çocuk Lalegül markalarının sahibi olduğunu, davalının aynı sektörde faaliyet göstermekte olup ihtar sonrasında ana okulunun tabelasını Lalezar Anaokulu olarak değiştirdiğini, ancak internet sitesinde, sanal ortamlarda ve okula giden yollarda bulunan yön tabelalarında “Lalegül Anaokulu” ismini kullanmaya devam ettiğini, Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasının halen devam ettiğini, ikinci kez ihtarname çekmesine rağmen marka tecavüzüne devam edildiğinden tecavüz konusu markayı taşıyan tabelaların kaldırılmasını, basılı evrak, fatura, sevk irsaliyesi ve her türlü reklam vasıtaların toplanılmasını, Lalegül ibaresinin bunlardan silinmesini, imhasını, Lalegül ibaresinin ruhsat, resmi belge, internet sitesi, ticaret sicili, meslek odaları gibi kayıtlardan, yayın ve belgelerden çıkarılmasını, davalı yanın haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkiline ait markaya yaptığı müdahalenin menine, 10.000.- TL manevi tazminatın davalı yandan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından Özel Elazığ Lalegül Anaokulu isminin çok öncesinden beri kullanıldığını, davacının markayı tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu, davacının markasının sadece Lalegül ibaresi olmayıp ASF Çocuk Lalegül olduğunu, Lalegül ibaresinin 3. kişi adına tescili olduğunu, bu nedenle davacının Lalegül isminin kendi adına tescilli olmaması sebebiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin gerektiğini, müvekkilinin kullanımının Lalegül Anaokulu şeklinde olduğunu, müvekkilinin davacı ile farklı sınıflarda hizmet sunmasına rağmen davacının olumsuz tavırları sebebiyle muhatap olmamak adına yeni isim çalışması yaptığı ve 2017 yılının 9. ayında resmi prosedürleri de tamamlayarak Lalezar ismi ile faaliyetini sürdürdüğünü, davacının markasının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflara ait markalar dikkate alındığında, mal hizmet aynılığı benzerliğinin bulunduğu, davacının tescilli markasının sadece ” ASF Çocuk Lalegül” kelimelerinden oluştuğu, davalının markasının ise şekille birlikte ” Özel Elazığ Lalegül Anaokulu” ibarelerinden oluştuğu, kelime unsurlarının harf karakteri ve yazılış biçimi, figür unsuru dikkate alındığında markalar arasında ayniyet/benzerlik yada karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının kullanımının davacının tescil tarihinden öncesine dayandığı, davacıya koruma sağlayan tescilden önce kullanım bulunması sebebiyle haksız kullanımdan söz edilemeyeceği, bu sebeple bir tecavüzden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.