YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5116
KARAR NO : 2022/7386
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) verilen 15.01.2019 tarih ve 2016/402 E- 2019/22 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.01.2021 tarih ve 2019/643 E. – 2021/42 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 21/05/2014 tarihinde Metanet Et Lokantasında işe başladığını, Metanet Et Lokantasının 1975 yılından bu yana Gaziantep ve Türkiye’nin birçok yerinde bilinen bir işletme olduğunu, bu işletmenin sahibinin müvekkilinin ustası olan dava dışı Mustafa Hasırcı adlı kişi olduğunu, anılan kişinin müvekkiline destek olmak amacıyla Metanet Katmer adlı iş yerinin 22/07/2015 tarihinde açıldığını, açılan bu yeni işletmenin sahibinin müvekkili bulunduğunu, müvekkili tarafından Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği, Vergi Dairesi, SGK gibi kurumlara “Metanet Katmer” unvanı ile kaydını yaptırarak Şahinbey Belediye Başkanlığından 27/08/2015 tarihinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı aldığını, davalı …’in ise 05/08/2015 – 16/11/2015 tarihleri arasında müvekkiline ait “Metanet Katmer” adlı iş yerinde katmer ustası olarak çalıştığını, işten ayrılması sonucu dava dışı … ile anlaşarak davalı adına Metanet Katmer’in tescili için TPMK’ya 15.10.30 referans nolu, 640381 TPMK sahip numaralı 26/10/2015 tarihli başvuruyu yaptıklarını, davalının anılan başvurusundan müvekkilinin haberi olması üzerine müvekkilinin davalıyla görüşerek davalıya marka tescili nedeniyle yapmış olduğu 25.000,00 TL’yi ödeyerek davalının söz konusu başvurusundan feragat etmesi gerektiğini beyan ettiğini, bu hususta davalı tarafca Gaziantep 3. Noterliğinin 24/11/2015 ve 26772 yevmiye numaralı feragatnamesinin düzenlendiğini, davalının yeniden TPMK’ye “Since 1975 Metanet Katmer” şeklinde marka başvurusunda bulunarak kötüniyetli şekilde müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil edilen fiillerde bulunduğunu ileri sürerek marka haklarına tecavüzün men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi , 25.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihi olan 26/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, davalının haksız tescil ile elde etmiş olduğu kazancın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, tabela kart ve reklamların ortadan kaldırılmasına ve 556 sayılı KHK’nın 7. ve 8/3. maddeleri uyarınca davalıya ait markanın sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin marka tescil belgesi ile fikri ürününü koruma altına aldığını, bu hususun davacıya zarar verici nitelikte olmadığını, ayrıca dava dilekçesinden davacı tarafından marka hakkı sabihi olmadan “Metanet Taş Fırın Katmer” markasının kullanımını sürdüğünü ve bu suretle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, TPMK’den gelen yazılarda davacının “Metanet” markası üzerinde tescilli hak sahibi olmadığı, SMK’da markaya ilişkin koruma hükümlerinin marka hakkının sahibine tanındığı, markaya dayalı olarak dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına kayıtlı bulunan “Metanet Katmer” adlı ticari işletmenin 22/07/2015 tarihinde açıldığı, davacının esnaf kaydının 11/08/2015 tarihinde başladığı, bu unvanla tescilli bir markasının bulunmadığı, davalı adına “Since 1975 Taş Fırında Metanet Katmer” adlı markanın 30. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından 26/10/2015 tarihinde tescil başvurusunun yapıldığı, 26/07/2016 tarihinde TPMK nezdinde davalı adına tescil edildiği, 29., 35. ve 43. sınıflarda yer alan mal hizmetler için tescilli bulunan 2006/51374 sayılı “Metanet Beyran ve Kebap +şekil”markasının ve 2014/25741 sayılı “metanet” adlı markanın dava dışı Mustafa Hasırcı adına TPMK nezdinde kayıtlı olduğu, anılan kişi tarafından dosya davalısı … aleyhine Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) 2018/98 Esas, 2019/120 Karar sayılı dosyası ile markanın hükümsüzlüğü davasının açıldığı, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın, davalı tarafça istinaf edilmesi sonucu, Bölge Adliye Mahkemesinin 23/01/2020 tarih ve 2019/1755 Esas, 2020/104 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği, dosyanın temyiz incelemesinde bulunduğu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca hukuken korunan bir marka ve bu markaya bağlı bir hakkın kullanımının söz konusu olduğu durumlarda haksız rekabet olgusunun oluşmasının mümkün olmadığı, bir başka anlatımla, davalının 556 sayılı KHK uyarınca hali hazırda tescilli bir markası olduğu ve bu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmediği sürece ortada hukuken korunan bir hak, bir markanın bulunduğu, somut olayda, davalı tarafın, markasını tescilli olarak kullandığı, dolayısıyla davalının tescilli markasını kullanmasının, haksız rekabet oluşturmayacağı, davacının haksız rekabet iddiasının yerinde bulunmadığı, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmaması sebebiyle, tazminat talep edemeyeceği, davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiği, davacı vekili, markanın terkini talebini 556 sayılı KHK’nın 8/3. maddesine dayandırdığına göre; mahkemece davacının, markanın hükümsüzlüğü istemi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru olmamış ise de, dosyaya sunulan deliller itibariyle, davacının ticari unvanını, davalının markasının tescilinden uzun zaman önce kesintisiz olarak kullandığını ve anılan markaya belirli marufiyet/bilinirlik kazandırdığını ispat edemediği, bu nedenle hükümsüzlük nedeni ile markanın terkin isteminin de reddi gerekirken, 6769 sayılı SMK uyarınca değerlendirme yapılarak, yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.