Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5131 E. 2022/8936 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5131
KARAR NO : 2022/8936
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.02.2017 tarih ve 2014/407 E. – 2017/232 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.05.2021 tarih ve 2018/3204 E. – 2021/1016 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 07.03.2012 tarihinde sıfır araç satın aldığını, araçta seyir halinde iken sağa çekme sorunu olduğunu, bu şikayetle 25.05.2012’den itibaren 3 ay içerisinde 7 kez servise gidilmesine rağmen arızanın giderilemediğini, en son 27.09.2012 tarihinde servis tarafından araçta sorun bulunmadığının belirtildiğini, bunun üzerine Bursa 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/115 D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, yapılan incelemede aracın 100 km ve üzerinde iken sağa doğru çekme yaptığının ve bu durumun üretim kaynaklı olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının muayene ve ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, imalattan kaynaklanan bir hata bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan Mercedes Benz Türk AŞ vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait aracın sağa çekmesi nedeniyle ayıplı olduğu, ancak aracın 26.06.2015 tarihinde davacı Addesso Ltd.Şti tarafından Elektro Mühendislik Ltd Şti’ne satıldığı, TBK m.228 gereğince
davacının bu durumda aracın misliyle değiştirilmesini isteyemeyeceği, davacı vekilinin 28.02.2017 tarihli duruşmada talebini tazminata dönüştürmeyeceğini ve semen tenzilini istemediğini beyan ettiği gerekçeleriyle davacının ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebinin reddine, semen tenzili talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nun 125/2 maddesi gereğince dava açıldıktan sonra dava konusunun davacı tarafından devredilmesi halinde devralan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği, davayı açan …vekilinin taraf değişikliği talebinde bulunduğu, mahkemece de bu talebin kabul edildiği, satılanı devraldığından alıcının aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep hakkını da devraldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28/02/2017 gün, 2014/407 Esas, 2017/232 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; 05/03/2012 tarihli faturada özellikleri belirtilen dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebinin kabulüne, aynı model ve marka aracın davalıdan alınarak davacı Elektron Mühendislik Ltd. Şti’ne verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince ayıplı olduğu anlaşılan 16 EA 265 plakalı aracın davacı Elektron Mühendislik Ltd.Şti’nden alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İhbar olunan Mercedes Benz Türk A.Ş. vekilinin temyiz istemine gelince, ihbar olunana karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği, aleyhine herhangi bir hüküm tesis edilmediği, hükmü temyiz etmekte hukuki yararı olmadığından, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan vekilinin tüm temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden ihbar olunana iadesine, aşağıda yazılı bakiye 8.879,71 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,12.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.