Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5167 E. 2022/9513 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5167
KARAR NO : 2022/9513
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.11.2020 tarih ve 2012/173 E. – 2020/525 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.05.2021 tarih ve 2021/638 E. – 2021/784 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalının…İlçesi, …Mahallesi, 138 ada, 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan 25/128 oranlı hissesini 200.000,00 TL bedelle satın aldığını, satış bedelini tamamen davalıya ödediğini, ancak davalı tarafından Eynesil İcra Müdürlüğü’nün 2012/30 Esas sayılı dosyası ile 29.03.2012 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bonoya istinaden icra takibi başlatıldığını, davacı ile davalı arasında söz konusu satış haricinde herhangi bir ilişki bulunmadığı gibi satış bedelinin de davalıya ödendiğini, davalının haksız ve kötü niyetle icra takibi yaptığını ileri sürerek, söz konusu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptali ile davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıya satmış olduğu taşınmaz hissesine karşılık bakiye alacağı uyarınca dava konusu senedi aldığını, davacının borcunu ödememesi nedeniyle senedin takip konusu yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davalı …’nin 20/11/2012 tarihli … Taşpınar Polis merkezinde verdiği ifadede, dava konusu taşınmazdaki hissesini davacı …’a 200.000,00 TL’ye sattığını ve karşılığında senet aldığını belirttiği, Görele Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/231 esas sayılı dosyasında 09/09/2013 tarihli duruşmada dava konusu taşınmazda bulunan hissesini davacı …’a 400.000.- TL’ye sattığını, bu paranın 200.000,00 TL’sini …’ın kendisine ödediğini beyan ettiği, taşınmazın satışına ilişkin resmi senette davalının dava konusu taşınmazdaki hissesini 200.000,00 TL bedelle davacı …’a sattığını, satış bedelini nakden ve tamamen aldığını açıkça belirttiği, senedin altında da davalının imzasının bulunduğu, ayrıca davacı tanıklarının da Görele Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/969 soruşturma sayılı dosyasındaki beyanlarıyla davacının davalıyla dava konusu taşınmazın satışıyla ilgili 200.000,00 TL karşılığında anlaştığını, davacının davalıya dava konusu taşınmazın satışı karşılığında 100.000,00 TL parayı kendi önlerinde ödediğini, davalının da bu parayı alarak gittiğini açıkça belirttikleri, dosyaya sunulan dava konusu taşınmazın satış tarihi olan 13/06/2012 tarihli dekontla da davacının davalının kızı …hesabına 100.000,00 TL para gönderdiği, dava konusu taşınmazın satışıyla ilgili taraflar arasında imzalandığı iddia edilen ve icra takibine konu edilen 29/03/2012 tarihli 200.000,00 TL bedelli bononun tahsili amacıyla davalının davacı hakkında icra takibi başlattığı, Görele Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/21 esas 2018/169 karar sayılı dosyasında verilen 01/03/2018 tarihli kararla davalı …’nin bedelsiz senedi kullanma suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 2018/5762 esas 2020/5507 karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, yine Görele Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/70 esas sayılı dava dosyasında tanzim edilen bilirkişi raporuyla davalının davacıya sattığı taşınmaz ve üstündeki muhdesatın satış tarihi itibariyle toplam değerinin 101.904,22 TL olduğunun tespit edildiği, bu nedenle davalının cevap dilekçesinde 500.000,00 TL’ye anlaştıkları iddiasının dayanaksız olduğu, davalı tarafın ikrarları, ceza dosyası kapsamı ve iş bu dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu … İlçesi, …Mahallesi, 138 ada, 14 parsel sayılı taşınmazda davalıya ait 25/128 hissenin davacıya 200.000,00 TL bedelle satıldığı ve satış bedelinin tamamının davacı tarafça davalıya ödendiğinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının, Görele İcra Dairesi’nin 2012/747 esas (Kapanan Eynesil İcra Dairesi’nin 2012/30 esas) sayılı dosyasına konu bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu ve takibin haksız olduğu anlaşıldığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, Görele Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/21 Esas, 2018/169 Karar sayılı kesinleşmiş ilamında dava ve takibe konu senet borcu ödendiğinden davalının bedelsiz kalan senedi kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği, ceza ve hukuk mahkemeleri kararları arasındaki ilişkiyi düzenleyen 6098 sayılı TBK’nun 74. (818 sayılı BK 53) maddesi hükmü uyarınca ceza hakiminin saptadığı maddi olayların, fiilin hukuka aykırılığı ve davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı hususları hukuk hakimini bağladığından ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10.376,77 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.