YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5194
KARAR NO : 2022/9176
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.03.2021 tarih ve 2020/230 E. – 2021/110 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nce verilen 27.05.2021 tarih ve 2021/502 E. – 2021/582 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıların ATV markasının ve kanalının sahibi olduklarını, davalı olarak gösterilen internet sitelerinde hakları davacıya ait olan ve ATV kanalında yayınlanan dizilerin ve yayınların izinsiz ve haksız olarak yayınlandığını, bu durumun SMK’nın 29. Maddesine göre marka hakkına tecavüz ve FSEK uyarınca da fikri sınai haklara tecavüz teşkil ettiğini, davalı olarak gösterilen internet sitelerin sahiplerinin belirlenmesinin oldukça zor olduğunu, bu durumun taraf teşkili açısından sorunlar doğurduğunu, yapılan tespit incelemesinde bir kısım internet sitesi sahiplerinin internet alan adı sahiplik verilerini gizlediğinin tespit edildiğini belirterek İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/52 D.iş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, davanın çekişmesiz yargı hükümlerine göre yapılacağına dair karar oluşturularak davanın kabulüne, davalıların marka ve eserlerden kaynaklanan tecavüzlerinin tespitine, men’ine, ref’ine, dava konusu alan adlarına erişimin engellenmesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıların kimlik ve adres bilgileri tespit edilememiştir.
İlk derece mahkemesince, davalıların kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilemediği, bu nedenle tebligat işlemlerinin yapılamadığı, davacı vekilince de davalı … sitelerine ilişkin adres ve kimlik bilgisinin bildirilmediği, davaya ilişkin eksikliklerin giderilemediğinden HMK 119/2 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı yanın verilen kesin süreye rağmen eksiklikleri gidermediği anlaşıldığından HMK’nın 119/2 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, davanın niteliği gereği HMK 382.maddesindeki unsurları taşımaması, 2. fıkrada sayılan çekişmesiz yargı davalarından olmaması, verilecek kararın uygulanabilir olmasının zorunluluğu nazara alındığında, davanın hasımsız görülmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacı vekilinin davanın çekişmesiz yargı işi olarak görülmesine ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı, ayrıca sunulan dava dilekçesinde davalıların isim ve adresi mevcut olmadığından, mahkemece HMK 119/1-b ve 2. maddesi uyarınca 1 hafta kesin süre verilerek, ara kararının tebliğ edilmesi gerekirken, 2 hafta kesin süre verilmek suretiyle usule aykırı davranıldığının tespit edildiği, ancak yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca, mahkemece yasal süreden daha uzun süre verilmiş ise, mahkemenin muhatabı tebliğde belirtilen kadar süresi olduğu konusunda yanlış yönlendirerek yanıltması sebebiyle, tebliğde belirtilen süre içinde verilen dilekçenin süresinde olduğunun kabulünün gerekeceği gibi, davacı tarafından verilen dilekçe süresinde verildiğinden, mahkemenin 1 haftalık süre içerisinde dilekçe verilmediğine ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığı, HMK 119 maddesi uyarınca dilekçenin süresinde verilmesinin yanında ihtardaki eksikliğin de yerine getirilmesinin gerektiği, fakat davacı tarafça sunulan 11/08/2020 tarihli dilekçede farklı isim ve adres belirtilmemiş, 20/07/2020 tarihli dilekçedeki internet siteleri aynen tekrar edilmiş olduğundan, 6100 Sayılı HMK’nın 119/1-b ve 2. maddesinin ve ara kararının yerine getirildiği kabul edilmeyeceğinden, mahkemece verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b/2. maddesi gereğince gerekçesi değiştirilmek suretiyle davanın açılmamış sayılması yönünde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davacı-davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, 6100 Sayılı HMK’nın 119/1-b ve 2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 19/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.