YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5206
KARAR NO : 2022/9301
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.12.2020 tarih ve 2019/887 E- 2020/993 K. sayılı kararın dahili davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.04.2021 tarih ve 2021/463 E- 2021/483 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi dahili davalı … … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili ve … aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, dava konusu bononun müvekkiline ait olduğunu, tahsil edilmesi için dava dışı…a teslim edildiğini ve haksız şekilde davalının eline geçtiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/36023 esas sayılı dosya üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın halen devam ettiğini, dava konusu bononun müvekkilinin rızasına aykırı olarak tedavüle çıkarıldığını, davalı … ile müvekkili arasında hiçbir ilişki bulunmadığını ileri sürerek anılan bononun haklı bir sebebe istinaden davalıda bulunmadığının tespitine, haksız takibin iptaline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız ve mesnetsiz itirazları ile kendisine ciro yolu ile geçen senedini ödemek istemediğini, davacının tüm ifadelerinde avukatı…dan bahsettiğini ancak onun hakkında dava açmadığını, bu durumun beraber hareket ettiklerini gösterdiğini, senedin tarafına beyaz ciro yolu ile geçmiş bir senet olduğunu, senedin üzerinde nakden ibaresinin yazılı olduğunu, senedin üzerindeki bilgileri davacının kendisinin yazdırdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı aleyhine icra takibine konu edilen bononun bedelsiz olması nedeniyle dava açıldığı, davalının yargılama esnasında ölmesi, davalı mirasçının hukuken reddi ile diğer mirasçının kabulü karşısında, davacının eldeki borçtan sorumluluğu kalmadığından, icra dosyasına konu bono sebebi ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre, davalının mirasçılarının kötüniyetinden bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, kararı dahili davalı … … vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle dahili davalı … … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı dahili davalı … … vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yargılama esnasında davalı … ölmekle mirasçıları davaya dahil edilmiş, davalı … İstanbul Anadolu 3 Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın gerçek reddine ilişkin açmış olduğu davanın kabulüne karar verilmiştir. Diğer mirasçı … … ise 09.11.2020 tarihli dilekçesi ile icra alacağı ile ilgili talebinden feragat ettiğini belirtmiştir.
İlk derece mahkemesince, icra dosyasına konu bono sebebi ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamına göre davalının mirasçılarının kötüniyetinden bahsedilemeyeceğinden, taraflar yararına kötüniyet tazminatının şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiş, davalı muris aleyhine harç, masraf ve vekalet ücreti yüklenildiğini, dosya ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, hükmü temyiz eden davalı murisin açılan davayı, ilk duruşma tarihi olan 02.12.2020 tarihinden önce kabul ettiği anlaşılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin “Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret” başlıklı 6. maddesinin “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle, ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.” şeklindeki düzenlemesi dikkate alındığında, davalı muris aleyhine vekalet ücretine yarı oranda hükmedilmesi gerekirken, tamamına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi, Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinin “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.” hükmü karşısında, davalı muris açılan davayı, 02.12.2020 tarihli ilk duruşmadan önce imzalı beyanı ile kabul ettiğine göre, somut olayda yukarıda anılan koşullarının davalı muris lehine oluştuğu değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle yargılama giderlerinden tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.