YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5212
KARAR NO : 2022/9572
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05.10.2017 tarih ve 2016/76 E- 2017/177 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2020/398 E- 2021/527 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Müvekkilinin kendi adına tescil ettirdiği 2013/06885 sayılı endüstriyel tasarımın davalı tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, davalı tarafından izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını, müvekkilinin emeğinden haksız istifade edip kazanç elde edildiğini, bunun Bakırköy 2 FSHHM’nin 2015/141 D.iş sayılı dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek, davalının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillinin önlenmesine, durdurulmasına, 1.000.- TL maddi, 20.000.- TL manevi tazminatın, marka hakkına verilen zarar için 500.- TL’nin davalı tarafın tecavüz ve haksız fiilinin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiş; 06.06.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.000.- TL’den 25.010.- TL’ye, itibar tazminat talebini 500.- TL’den 5.000.-TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; dava konusu ürünün müvekkili tarafından üretilmediğini, depolarında da ürün bulunmadığını, internette satışa sunulduğu iddia olunan ürünün üreticisi olmadığını, müvekkilinin internetten satış yapmadığını, feracanin bol, vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde tasarlanan tek parça kadın giysisi olduğunu, tasarım açısından gelişmiş bir seçenek özgürlüğünün bulunmadığını, davacının tespit tarihine ilişkin ciddi bir üretim veya satış yapmadığını davacının mahrum kaldığı kârdan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafa ait 2013/-068857 nolu tasarımın internet üzerinde M1ERSE olarak 149.90.- TL fiyatla satışa sunulduğu, söz konusu satışa sunulan ürünün davacı tasarımıyla küçük farklarının ayırt edici özellik olarak öne çıkmadığı, ürünlerin benzer olduğu, bilgilenmiş genel kullanıcı izleniminde ürünler arasındaki benzerliğin iltibas oluşturacak nitelikte olup, seçenek özgürlüğü bulunduğu halde tasarımın benzer şekilde ticari amaçla satışa sunulmasının tasarım hakkına yönelik tecavüz olduğu, aynı zamanda başkasına ait ürünün benzer şekilde satışa sunulması haksız rekabet oluşturduğu, maddi tazminat talebi yönünden; davacı tarafın ürününün niteliği, davalı tarafın piyasaya sürdüğü ürünün tam olarak belli olmaması, davacı tarafın satışlarında yıllara göre fazla bir düşüş olmaması dikkate alındığında, internet üzerinde her halükarda belli bir süre kullanım ve satış olgusu ile davalı tarafın cirosu dikkate alınarak 7.500,00 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesinin makul olduğu, manevi tazminat talebi yönünden; tasarım hakkına yapılan tecavüzün niteliği, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü ve hakkaniyet gereği davacı tarafın talebi kısmen uygun görülerek 7.500 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesinin makul olduğu, itibar tazminat talebi yönünden ise; davalı taraf eyleminin davacı tarafın itibarını sarsacak nitelikte görülmediği gerekçesi ile, davacıya ait 2013/06885-7 nolu endüstriyel tasarıma yönelik davalı tarafın internet üzerinde satışa sunduğu M1ESRE kodlu ürünün tasarım hakkına tecavüz haksız rekabet olduğunun tespiti, men’ine, davalı tarafın M1ESRE kodlu ürünü satışa sunmasının, tanıtım yapmasının engellenmesine, ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerin masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, internet üzerinde ürünün satışının engellenmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile söz konusu ürün satışının ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından BK ve hakkaniyet gereği 7.500 TL maddi tazminatın 02.10.2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizle davalıdan tahsili davacı tarafa ödenmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile 7.500 TL manevi tazminatın 02.10.2015 tarihinden itibaren yasal faizle davalıdan tahsili davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi manevi tazminat ve yerinde olmayan itibar tazminat talebinin reddine, hüküm kesinleştikten sonra masrafı davalıdan alınmak suretiyle yurtiçinde 5 büyük gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı fiilinin tasarım hakkına yönelik tecavüz niteliğinde sayılan fiillerden olduğu, aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğu, dolayısıyla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, mahkemece tasarıma yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men’ine karar verilmesinin yerinde olduğu, ayrıca fiilin niteliği ve ağırlığı, tarafların incelenen ticari defter ve belgelerine göre tespit edilen ticari hacmi ile hal ve koşullara göre takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının uygun olduğu, böylelikle mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmediği, ancak davacı sunduğu ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.000,00 TL’den 25.010,00 TL’ye, itibar tazminat talebini 500,00 TL’den 5.000,00 TL’ye yükseltmiş, ayrıca 20.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş olmasına göre, toplam 50.010,00 TL tazminat talep edilmiş olmasına rağmen toplamda 15.000,00 TL tazminata hükmedilmiş olması karşısında, davalıya yüklenecek yargılama giderinin buna göre belirlenmesi gerekirken belirlenmemiş olması ve itibari tazminat talebi yönünden davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olmaso doğru olmayıp bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeninde hüküm kurularak, davacıya ait 2013/06885-7 nolu endüstriyel tasarıma yönelik davalı tarafın internet üzerinde satışa sunduğu M1ESRE kodlu ürünün tasarım hakkına tecavüz haksız rekabet olduğunun tespiti, menine, davalı tarafın M1ESRE kodlu ürünü satışa sunmasının, tanıtım yapmasının engellenmesine, ürünlere el konulmasına, el konulan ürünlerin masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, internet üzerinde ürünün satışının engellenmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile söz konusu ürün satışının ne kadar olduğunun tespiti mümkün olmadığından 6098 sayılı TBK ve hakkaniyet gereği 7.500,00 TL maddi tazminatın 02.10.2015 tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 7.500,00 TL manevi tazminatın 02.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi manevi tazminat ve yerinde olmayan itibar tazminat talebinin reddine, hüküm kesinleştikten sonra masrafı davalıdan alınmak suretiyle yurtiçinde 5 büyük gazeteden birinde hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin ve ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturması bakımından davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi durdurulması, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatının tahsili isteminden ibaret olup, bölge adliye mahkemesince, yargılama giderleri ve masraf yönünden yeninde hüküm kurulmuştur.
Ancak, bölge adliye mahkemesince, gerek davalı gerekse davacı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin hüküm tarihi olan 29.04.2021 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin karar tarihindeki tarifeye göre hükmedilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiş olmakla birlikte, bu husus yenide yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükümdeki 10/d fıkrasındaki “….tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve men’i yönünden 2.860,00 TL, manevi tazminat yönünden 2.860,00 TL, maddi tazminat yönünden 2.860,00 TL olmak üzere toplam 8.580,00 TL…” yazılı kısımların çıkartılarak yerine; “….tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve men’i yönünden 5.900,00 TL, manevi tazminat yönünden 5.900,00 TL, maddi tazminat yönünden 5.900,00 TL olmak üzere toplam 17.700,00 TL…” yazılmasına, yine hükmün 10/e fıkrasındaki “….reddedilen manevi tazminat yönünden 2.860,00 TL, reddedilen maddi tazminat yönünden 2.860,00 TL olmak üzere toplam 5.720,00 TL…” yazılı kısımların çıkartılarak yerine; “….reddedilen manevi tazminat yönünden 5.900,00 TL, reddedilen maddi tazminat yönünden 5.900,00 TL olmak üzere toplam 11.800 TL…” yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 28.12.2022 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.