Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5213 E. 2022/9509 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5213
KARAR NO : 2022/9509
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.09.2018 tarih ve 2017/678 E. – 2018/1001 K. sayılı kararın davacı vekili ile katılma yoluyla davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne-reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2020/278 E. – 2021/464 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi adli yardım talepli olarak davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine başlattıkları ilamsız icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …vekili, TBK 583. madddesine göre geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığı gibi sözleşmenin genel işlem koşulları niteliğindeki hükümler barındırması nedeniyle geçersiz olduğunu, talep edilen faizin fahiş olduğunu ve icra inkar tazminatı şartlarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı … icra takibine süresi içerisinde itiraz etmediğinden adı geçen davalı hakkında itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, diğer davalının itirazının ise süresinde olduğu, takipte talep edilen nakdi alacağın tamamının davadan önce ödendiği, takiple, asıl borçluya verilen teminat mektubu ve çek yapraklarından kaynaklanan gayri nakdi alacakların depo edilmesi talep edilmişse de sözleşmede kefillerin bu hususta sorumlu olduğuna yönelik açık bir düzenleme bulunmadığı ve talebin takip tarihi itibariyle haksız olduğu, davadan sonra deposu talep edilen teminat mektuplarının tazmin edildiği, gayri nakdi alacağın bu suretle nakdi alacağa dönüştüğü ve kefilin sorumlu olduğu düşünülebilirse de davanın itirazın iptali davası olması sebebiyle değerlendirmenin takip tarihi itibariyle yapılması gerektiği, davacının davasını bu teminat mektupları bakımından ıslahla alacak davasına da çevirmediği, bu nedenle takip tarihi itibariyle muaccel olmayıp takipten ve davadan sonra sonra muaccel hale gelen bu alacaklar hakkındaki davanın erken açılmış bir dava olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı … hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise, nakdi alacak bakımından esastan, gayri nakdi alacak bakımından ise usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı …vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkemece, nakde dönüşmeyen 129.000,00 TL çek yaprağı bedelinden oluşan gayri nakdi alacağın deposu isteminin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak davadan sonra tazmin edilen teminat mektupları hakkındaki kararda isabet bulunmadığı zira sözleşmede, kefilin gayri nakdi alacağın depo edilmesine yönelik talepten sorumlu olacağı yönünde açık bir düzenleme bulunmasa da tazmin edilmek suretiyle nakdi alacağa dönüşen teminat mektubundan sorumlu olacağı, nitekim takipte öncelikle depo talep edilmişse de teminat mektubu sebebiyle ödeme yapılması halinde ödenen bedelin sözleşmeyle belirlenen temerrüt faizi ve BSMV ile birlikte tahsilinin talep edildiği, talep şekli itibariyle, takip tarihinde mer’i olan ancak takipten sonra tazmin edilen ve bu haliyle nakdi alacağa dönüşen teminat mektup bedellerinin müteselsil kefillerden istenebileceğinin kabulü gerektiği, bu hususta ıslaha da gerek olmadığı, bunun yanında, mahkemenin kabul şekline göre, davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin ve davalının kötü niyet tazminatı talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davalı … hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, diğer davalı hakkındaki dava bakımından ise, gayri nakdi alacak hakkındaki itirazın kısmen iptali ile, 2.115.900.- TL’nin 17/07/2017 tarihinden, 1.320.560,9 TL’nin (926.218,90 TL + 394.342,00 TL) 15/01/2018 tarihinden itibaren yıllık %72 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle davalı …’den tazminini teminen takibin devamına, 129.000.- TL çek yaprağı sorumluluk bedeli deposu talebi ve nakdi alacaklar hakkındaki talebin ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı …vekili temyiz etmiştir.
1-) Davalı …vekili tarafından, temyiz dilekçesiyle birlikte adli yardım talebinde bulunmuş olup, dosya kapsamı ve talep dilekçesi içeriğinin incelenmesi sonrasında 6100 sayılı HMK’nın 334. ve 336/3 maddeleri koşullarının oluştuğu anlaşıldığından adli yardım talebinin kabulüne ve temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-) Esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı …vekilinin adli yardım talebinin kabulü ile temyiz itirazlarının incelenmesine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 234,685,34 TL temyiz ilam harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalı …’den alınmasına, 27.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.