YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5230
KARAR NO : 2023/1608
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf taleplerinin bir kısım gerekçe yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü bir kısım gerekçe yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. …, Av. …, Av. …, Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bünyesinde bulunduğu Bilkent Holding A.Ş.’nin dava dışı Meteksan IT grubunu bünyesinden çıkarmak üzere hisse devir sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmenin gereği olarak davalı banka ile yapılan yazışmalar sonunda Bilkent Holding A.Ş. ve bünyesindeki şirketlerin dava dışı Meteksan IT grubuna ait şirketlere ilişkin üstlenmiş olduğu tüm teminatların kaldırıldığını, buna ilişkin banka yazılarının bulunduğunu, bu tarihten sonra Meteksan IT grubuna davalı banka tarafından imzalanan yeni sözleşmelere binaen kredi tesis edildiğini, bu kredilerden kaynaklanan alacağın teminatı olduğu iddiasıyla müvekkilinin taşınmazı üzerindeki ipoteği kaldırmadığını, müvekkili tarafından bu ipoteğin fekki için dava açıldığını, davanın devamı sırasında 16.03.2010 tarihli protokol ve Ocak 2011 tarihli ek protokol imzalandığını; ancak sözleşmenin ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğunu gösterdiğini, davalı bankanın açıkça iflasın eşiğinde olan Meteksan şirketine kredi sağladığını, müvekkilinin teminatları ile ödenmek üzere kredi sözleşmesinin imzalandığını, protokolün müvekkilinin müzayaka halinden faydalanılarak imzalatıldığını, protokolün genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, protokol ile müvekkilinin taşınmazı üzerinde tesis edilen ipotek yerine kaim olmak üzere rehin tesis edildiğini ileri sürerek protokol ve ek protokolün geçersiz olduğunun tespitine, bu talebin kabul görmemesi halinde protokolün 5.2. maddesinin geçersizliğinin tespitine, talebin kabul görmemesi halinde söz konusu teminatın ipotek yerine kaim olmak üzere verildiği gözetilerek kalan ipotek borcu ile sınırlı olarak ipotek borcu yerine verildiğinin tespitine, bu talebin de kabul görmemesi halinde ipotek senedindeki borcun Meteksan IT grubuna 12.07.2007 tarihinden sonra kullandırılan kredilerden doğan borcu kapsamadığının kabulü ile ipotek yerine kaim olan teminatın bu miktardan fazla olamayacağına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipoteğin fekkine ilişkin dava mevcut iken davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu protokolün tarafların serbest iradeleri ile imzalandığını, davacının müzayaka iddiasının gerçek dışı olduğunu, genel ahlaka ve kamu düzenine aykırı bir sözleşme olmadığını, davacının taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğin aynı anda birden fazla borcun teminatını teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu protokol ve ek protokolde sözleşme serbestisini sınırlayan kamu düzeni ve genel ahlaka aykırılık teşkil eden bir hükmün bulunmadığı, protokolün imzalandığı tarihte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlükte olmadığını, genel işlem şartlarına ilişkin düzenlemenin somut olaya uygulanamayacağı, protokolde belirtilen edimlerin arasında aşırı bir nispetsizliğin varlığından söz edilemeyeceği gibi bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde gabin iddiasının ileri sürülmediği, ipoteğin fekkine ilişkin açılan davada verilen red kararının kesinleştiği, böylece ipotek resmi senedi ile davacıya ait ipotekli taşınmazın Meteksan IT grubu şirketlerinin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığı hususunun tartışmasız hale geldiği, dava konusu protokol ile tesis edilen rehnin ipotek yerine kaim olmak üzere tesis edildiği, uyuşmazlık davacının kefalet sorumluluğuna ilişkin olmadığından ipotek teminatının protokol hükümleri uyarınca mevduat rehnine dönüşmesi ile davacının ipotek resmi senedi içeriğinde verilen bütün teminatların mevduat rehini yönünden de geçerli olduğunun kabul edildiği, yargılama aşamasında davalı bankanın mevduat rehni tesis edilen teminat hesabından 25.000.000,00 USD’yi alacaklarına mahsup ettiği, davalı bankanın mahsup tarihi itibarıyla dava dışı Meteksan IT grubu bünyesindeki Meteksan Bilgisayar Teknolojileri A.Ş.’den kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağının toplam 25.077.499,19 USD olduğunun tespit edildiği, mahsup işleminin protokol hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin projesinin zarar görmemesi için dava konusu protokol ve ek protokolü imzalamak zorunda kaldığını, özgür iradesinin bulunmadığını, protokol ile ilgili davalı banka ile toplantı yapılmış olmasının protokol hükümlerinin müzekare edildiği ya da protokol ve ek protokol hükümlerinin ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmadığı anlamına gelmeyeceğini, genel işlem şartı ile ilgili iddianın değerlendirilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm sürecin Mahkeme karar gerekçesinde değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkilinin gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, Meteksan IT grubu şirketleri için 2007 yılı öncesi ve sonrasında gelen temliklerin başka borçlara mahsup edilerek teminat hesabındaki tutarın müvekkili yararına azalmasının önlendiğini, Mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığını, müvekkilinin talebinin teminat hesabının tahsilata kadar geçirdiği aşamaların hukuka uygunluk denetimine tabi tutulmasına yönelik olduğunu, protokol ekindeki temlik bedelleri dışında yeni temlik olup olmadığı, varsa bunların hangi borca neden mahsup edildiğinin araştırılmadığını, yargılama aşamasında alınan kök ve ek raporun çelişkili olduğunu, Mahkemece hangi rapora göre karar verildiğinin belirtilmediğini, temliklerin tamamı ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılmamasının hatalı olduğunu, protokol ile tesis edilen rehinin ipotek yerine verildiği kabul edildiği halde fek edilen ipoteklerle paralel olarak rehin hesabındaki tutarın azaltılmadığını, böylece davalı bankanın hem ipotek senedinden hem teminat hesabından faydalanarak hukuka aykırı davrandığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, aksi halde bilirkişi incelemesi yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece temlik edilen alacaklardan protokol tarihinden sonra tahsil edilen bedeller de gözetildiğinde, davalının dava dışı Meteksan IT’den mevduat rehin bedeli olan 25.000.000,00 USD’yi aşan miktarda alacaklı olduğu, mevduat rehninin anılan alacağın teminatı niteliği bulunduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, protokol tarihinden sonra tahsil edilen temlik bedelleri gözetilmeden hüküm kurulmasında gerekçe yönünden isabet görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında bir kısım gerekçe yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun bir kısım gerekçe yönünden kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen 16.03.2010 tarihli protokol ve Ocak 2011 tarihli ek protokolün geçersiz olup olmadığı, geçerli ise protokolün 5.2. maddesinin geçersiz olup olmadığı, bankanın teminat hesabından tahsilat yaptığı tarih itibarıyla dava dışı Meteksan IT’den alacaklı olduğu miktarın rehin tutarını aşıp aşmadığı, protokole göre tahsil edilen temliklerin hangi borçlardan mahsup edildiği, istirdatı gereken bir miktar bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi ve devamı hükümleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.