Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5235 E. 2022/7259 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5235
KARAR NO : 2022/7259
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.03.2021 tarih ve 2016/159 E. – 2021/76 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek, müvekkilinin çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekteki imzanın davalıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, temlik alan vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temlik alan davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, temlik alan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (temlik alan) davalı …Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden (temlik alan) davalı …Ş.’ye iadesine, 20/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava; takip konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Yerel mahkemece verilen ilk karar kapatılan 19 Hukuk Dairesinin 03.12.2015 tarihli ilamı ile “Hükme esas alınan 13.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda mukayese belge fotokopi olduğu gibi dava konusu çekin keşide tarihinden sonraki tarihlidir. Açıklanan bu nedenle anılan rapor yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir…… Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, imza inkarında bulunan davacının dava konusu çek keşide tarihinden önceki tarihli mukayeseye esas imzalarının bulunduğu belge asılları ilgili birimlerden getirilerek davacının imza istikabı da sağlanmak suretiyle…” gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda yine fotokopi belgeler ve sonraki tarihli belgedeki imza üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacının imzasının bulunduğu incelemeye esas fotokopilerin belge asılları Almanya’da bulunan bankalara ait ise de söz konusu belgelerin asıllarının teminine ilişkin herhangi bir karar verilmeden ve temin edilip edilmeyeceği tespit edilmeden fotokopi belgeler üzerinden yapılan inceleme sonucunda düzenlenen rapor hükme esas alınıp yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.