YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5237
KARAR NO : 2022/9234
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.06.2019 tarih ve 2018/467 E- 2019/267 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1148 E – 2021/350 K sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “TIYOFORT” ibaresini, 5. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde marka olarak tescil için davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı şirketin, 2017/115898 kod numarasını alan başvuruya kendisi adına tescilli 2012/55302 sayılı “TİYOMEX” ibareli markayı gerekçe göstererek yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, davalı şirketin anılan karara karşı yaptığı itirazın ise YİDK tarafından kabul edildiğini ve başvurularının kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından reddedildiğini oysa taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markasının ayırt edici nitelikte olmadığını, TİYO ibaresinin ilaç etken maddesini ifade ettiğini, TİYO ibaresinin devamına bir ayırt edici ibare getirilmiş olması halinde tescilinin mümkün olabileceğini, FORT ibaresinin 5. sınıf malları için ayırt edici bir ibare olmadığını, davacı markasında ayırt edici ibare bulunmadığını, TİYO ibaresine FORT ibaresinin eklenmesinin “tiyokolşikozid” ilaç etken maddesinin daha güçlü formu olduğu yönünde bir anlam taşıdığını, TİYO ibaresinin tali unsur olarak herkes tarafından kullanılabileceğini ve kimsenin tekeline verilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru kapsamındaki çekişmeli 05.sınıftaki emtiaların bir kısmının birebir davalıya ait “TİYOMEX” markasında yer aldığı, diğer bir kısmı ise aynen yer almamakla birlikte davalıya ait marka kapsamında bulunan emtia ile yakından ilişkili olması nedeniyle emtia benzerliğinin taraf markalarındaki tüm mallar bakımından gerçekleştiği, taraflara ait markalarda bulunan “TIYO” ibaresinin “Tiyokolşikozid” etken maddesinin ilk iki hecesi olduğu ve tıp sektöründe oldukça yayın bir şekilde kullanıldığı, davacı markasında bulunan “FORT” ibaresinin İngilizce bir ibare olup esasen “hisar, yürütmek,” manalarına geldiği, ancak özellikle ilaçlarda “kuvvetli” manasına gelen İngilizce “FORTE” kelimesinin yaygın kullanıldığı, davalı taraf markasında bulunan “MEX” ibaresinin İngilizce’de Meksika’nın kısaltması olduğu, sağlık sektöründe özel bir anlam ihtiva etmediği, Tiyomex ibaresinin kavramsal olarak bir anlamı olmadığı, taraf markalarının her ikisinin de tıp sektöründe yaygın bir şekilde kullanılan, “Tiyokolşikozid” etken maddesinin kısaltmasını oluşturan “TIYO” ibaresinin türetilmesiyle meydana geldiği, bu sebeple söz konusu ibare üzerinde tekel hakkı kurulamayacağı, 05. sınıftaki emtialar içerisinde bulunan ve nihai kullanıcısı söz konusu kavramların anlamını bilecek ilgili tüketici kesiminin doktorlar ve eczacılar olmakla belirli bir bilgi ve dikkat düzeyinin üzerinde olduğu ve yine 05. sınıftaki diğer alt sınıflarda da ortalama tüketicinin belirli bir yaş ve dikkat düzeyinin üzerinde olacağı, dolayısıyla 05. sınıfta bulunan tüm emtialar bakımından, taraf markaları arasında karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, tanınmışlık ispat edilemediğinden somut olaya 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesini uygulama olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPMK YİDK’nun 2018-M-6878 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraf markaları arasında başvuru kapsamında 5. sınıfın 1. alt grubunda yer alan, “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” emtiası yönünden iltibas tehlikesi bulunmadığı, ancak başvuru kapsamında 5. sınıfın 2. alt grubunda yer alan emtia grubunun alıcıları da belli uzmanlık seviyesine sahip, bilinç düzeyi yüksek tüketiciler olsa da bu durumun hiç yanılmayacakları anlamına gelmeyeceği, taraf markaları arasındaki “TIYO” ve “TİYO” ibarelerinden kaynaklı görsel ve işitsel benzerlik, markaların her ikisinin de beyaz zemin üzerine siyah yazı karakteriyle oluşturulan kelime markaları olması, taraf markalarında yer alan diğer unsurların belirtilen mallar bakımından markaları farklılaştırılmaması karşısında, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında belirtilen emtialar bakımından iltibas tehlikesi bulunduğu, aksi yöndeki mahkeme gerekçesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, davaya konu YİDK kararının, başvuru markası kapsamında 5. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” emtiası yönünden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, istekleri halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 20/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.