Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5244 E. 2022/9496 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5244
KARAR NO : 2022/9496
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.11.2020 tarih ve 2018/488 E. – 2020/412 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2021/82 E. – 2021/627 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 2017/60984 sayılı ”findol okulları eğitimde idol” ibareli markanın tescil başvurusuna yaptıkları itirazın reddedildiği Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 15/10/2018 tarihli 2018-M-8780 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya duruşma gününün usulüne uygun olarak bildirilmesine rağmen, 24/06/2020 tarihinde duruşmaya gelmediği gibi mazeret de bildirmediğinden, davalı tarafça takip olunmayan dosya 24/06/2020 tarihli duruşmada işlemden kaldırılmış ve üç aylık süre içerisinde taraflarca yenilenmediğinden de 6100 Sayılı HMK’nun 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin 24.06.2020 tarihli oturuma katılmadığı, davalılar vekillerince de davayı takip etmeyeceklerinin bildirilmesi üzerine, mahkemece anılan oturumda dosyanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihe kadar mahkemeye davacının vekilini azline dair herhangi bir bilginin ulaşmadığı, HMK.’nın 81. maddesinin “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.” hükmü uyarınca, mahkemenin 24.06.2020 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı, davacının vekilini azlettiğinin mahkemeye ilk kez, azledilen vekili Av. … tarafından 21.08.2020 tarihli dilekçe ile bildirildiği, dilekçe ekinde azilnamenin sunulmadığı, mahkemece esasen gerekmediği halde bu dilekçenin davacı asile tebliğe çıkarıldığı, zira vekilin istifası halinde uygulanacak HMK.’nın 82/3. maddesi gibi vekilin azli halinde, bu azlinin asile bildirilmesini gerektiren bir hükmün bulunmadığı, buna karşılık “Vekilin Azli” başlıklı MHK.’nın 83. maddesi uyarınca “Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.” hükmünün uygulanmasının gerektiği, dolayısıyla vekilini azleden asilin davasını bizzat veya tayin edeceği bir vekil aracılığıyla takip etmesinin, kendisine ait bir yükümlülük olup, mahkemece davacının eski vekilinin azledildiğinin, davacı asile tebliğinin usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığının, somut uyuşmazlık yönünden bir öneminin bulunmadığı, mahkemenin anılan tebligatının dahi davacı şirketin TSM.’nde kayıtlı adresine, 29.08.2020 tarihinde ve TebK.’nun 21/1. maddesine göre usulüne uygun yapıldığı, zira anılan tebligatta “adresin kapalı olduğunun ve işyerinde kimsenin olmadığının” tebligat üzeride belirtildiği gibi, tüzel kişiler yönünden adreste bulunmama sebebinin tebligatta belirtilmesinin zorunlu bulunmadığı, davacının vekilini 11.06.2020 tarihinde azline dair noterden düzenlenmiş azilnamenin ise mahkemeye ilk kez davacının yeni vekili tarafından, 15.10.2020 tarihli dilekçenin ekinde sunulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.