Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5282 E. 2023/152 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5282
KARAR NO : 2023/152
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “ALDİVA” ibareli markaları gıda sektöründe ilk kez kullanan, tanıtan ve Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde ilk olarak 2012 yılında adına tescil ettirmekle birlikte World Intellectual Property Organization (WIPO) nezdinde de tescil ettiren bir şirket olduğunu, 108 adet “ALDİVA” ibareli tescilli markasının bulunduğunu, davalının 18.09.2015 tarih ve 2015/76712 sayılı “NEWALDİVA” ibareli marka başvurusunun yayınına yaptıkları itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini; ancak yayına itirazlarının yeniden incelenmesi için yaptıkları itirazın, diğer davalının 11.02.2017 tarihli 2017-M-925 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı başvurusunun müvekkilinin markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı sınıflara ilişkin bulunduğunu, markada yer alan ve İngilizce “yeni” anlamındaki “NEW” ibaresinin herkese açık bir kelime olup, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davalı markasında esas unsurun “ALDİVA” olduğunu, müvekkilinin markalarında “ALDİVA” ibaresine getirilen “GOLD”, “THANKS”, “LUXURY” gibi ibarelerin de aynı şekilde yan unsurlar olduğunu ve müvekkili markalarının esas unsuru olan “ALDİVA” ibaresinin davalı başvurusunda aynen yer aldığını, markalar arasındaki küçük farklılıkların iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığını ileri sürerek, davalı TPMK YİDK kararının iptalini ve diğer davalının 2015/76712 başvuru numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu marka başvurusunun 29. sınıfa dahil mallar için 08.03.2017 tarihi itibariyle tescil edildiğini, bu emtialar veya benzer hiçbir emtia için davacının tescilinin bulunmadığını, taraf markalarının tescil edildiği emtiaların birbirinden farklı olduğunu, farklı ihtiyaçları gidermekte kullanıldıklarını, birbirleri yerine ikame edilemediklerini, iddia edildiği gibi aynı reyonlarda yan yana satılmadıklarını, satış ve dağıtım kanallarının birbirinden farklı olduğunu, özel yazım biçimi itibariyle oluşturulan markalar arasında herhangi bir benzerliğin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının markalarında esaslı unsur konumundaki “ALDİVA” ibaresinin, ayırt ediciliği oldukça yüksek bir ibare olduğu, ortalama tüketici açısından hiçbir anlam taşımadığı, dava konusu “NEWALDİVA” ibaresi ile “Aldiva” ibareleri arasında da farklılık bulunmadığı, taraf markalarının emtiaları arasında çekişmeli malların bir kısmı bakımından (örneğin; 29. sınıf kurubakliyat ve 30. sınıf pirinç emtiası, 29. sınıf pastane ürünü puding ve 29. sınıf sütlü tatlı arasındaki benzerlik) benzerlik, bir kısmı bakımından ise zayıf bir benzerlik bulunduğu; ancak 29 ve 30. sınıf ürünler gıda niteliğinde olup çoğu kez aynı dükkanlarda veya mağazaların yakın reyonlarında satışa sunulduğu, somut uyuşmazlıkta taraf markaları açısından her ne kadar bazı emtialar yönünden zayıf bir benzerlik bulunsa da davacının “ALDİVA” markasının özgün niteliği ve yapısından kaynaklanan güçlü ayırt ediciliğinin yanı sıra, markalar arasındaki kuvvetli benzerliğin, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesini doğurabilecek boyutta olduğu, bu nedenle davalı markasının 29. sınıf mallar açısından da karıştırılma tehlikesi oluşturduğu, sonuçta çekişmeli tüm mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafça markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, ancak yukarıdaki kabul karşısında 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının olaya uygulanmasına gerek olmadığı, başvurunun kötü niyetli olduğunun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı … vekilince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere benzerlik bulunmadığını, tanınmışlık koşullarının davacı yararına oluşmadığı gibi davalının kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin başvurusunun 29. sınıfına dahil mallardan oluşmakta iken davacının tescilli markalarının, tebliğin 30. sınıfına dahil mallardan oluştuğunu, mahkemece taraf markaları kapsamındaki bir kısım emtia arasında düşük/orta düzeyli bir benzerlik olduğunun belirtildiğini, bu görüşün kabul edilebilmesi imkanının olmadığını, bu iki ürün grubu arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, bu malların birbirinin yerine kullanılabilmesinin söz konusu olmadığı gibi birbirini tamamlayan ya da birbiri yerine ikame edilebilen mallardan da olmadığını, müvekkili adına tescil edilen “newaldiva” ibaresinin, “New” ve “Aldiva” şeklinde ayrı iki kelimeden oluşmadığını, böyle bir kabulün markaların her şekilde bir çok kelimeye ayrılmasına olanak vereceğini, markalar arasındaki benzerliğin değerlendirilmesinde de markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenime, tümüne hakim olan görünüşe bakmak gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının markalarında ortak esas unsur konumundaki “ALDİVA” ibaresinin, herhangi bir anlamı olmayan, ayırt ediciliği çok yüksek ve türetilmiş bir ibare olduğu, davalının “NEWALDİVA” ibareli marka tescil başvurusu ile davacının “Aldiva” ibareli markaları arasında da bir farklılık bulunmadığı, her markanın yeni ürünler çıkardığı ve bu yeni ürünleri “yeni/new” ibaresini ekleyerek piyasaya sürülebildiği, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta taraf markaları arasında, her ne kadar bazı mallar yönünden zayıf bir benzerlik bulunsa da davacının “ALDİVA” markalarının özgün niteliğinden ve yapısından kaynaklanan güçlü ayırt ediciliğinin yanı sıra markalar arasındaki kuvvetli benzerliğin, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesini arttıracak boyutta olduğu, bu nedenle davalının marka tescil başvurusunda kalan 29. sınıf mallar açısından da davacının 30. sınıfta tescilli markaları ile karıştırılma tehlikesini oluşturduğu, sonuçta çekişmeli tüm mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında bütünsel karşılaştırma yapıldığında; görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşullarının davacı yararına oluşmadığını, davalının kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığını ileri sürerek, kararın bozularak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası ve 35 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı TPMK’ya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.