Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5285 E. 2022/9373 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5285
KARAR NO : 2022/9373
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12.06.2019 tarih ve 2018/51 E. -2019/289 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.03.2021 tarih ve 2019/1249 E. – 2021/397 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Prestij Altunizade” ibareli marka başvurusuna davalının “Prestige ” ibareli marka başvurusuna dayanarak yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvurularının kısmen reddine karar verildiğini, bu karara karşı müvekkilinin ve davalı şirketin yaptığı itirazların YİDK tarafından incelenmesi sonucu müvekkili şirketin itirazının reddine, davalı şirketin itirazının kabulü ile dava konusu marka başvurularının tümden reddine karar verildiğini, taraf markları arasında benzerlik / karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını,markaların birbirinden bağımsız olduğunu, müvekkil markasında yer alan ‘‘ALTUNİZADE’’ kelimesinin markaya farklılık kattığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2017-M-9793 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markasının orijinal ve özgün olmayıp müvekkili şirketin markasından ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının dava konusu marka başvurusu kelime markası olup şekil unsuru ihtiva etmediği, davacının marka başvurusu Prestij Altunizade ibarelerinden oluştuğu, bu ibarelerin siyah renk ile standart büyük harflerle yazılı bulunduğu, Altunizade, ibaresi bir yer adı olup ayırt ediciliği bulunmadığı, davacının başvuru sınıfları dikkate alındığında inşaat hizmetlerinin yapılacağı proje konusu yerin adı hakkında açıklama içeren bir ibare algısı yarattığı, dolayısı ile davacının marka başvurusunda yer alan esaslı unsurun Prestij ibaresi olduğu, söz konusu ibarenin Fransızca kökenli bir ibare olup saygınlık anlamına geldiği, davalının itiraza mesnet markası ise Prestige ibaresinden ve flama şeklini andıran bir şekil ile kompozisyondan oluştuğu, davalının markası her ne kadar Prestige şeklinde yazılı bulunsa da Prestij şeklinde okunduğu, davalının markasının esaslı unsurunun Prestige ibaresi olduğu konusunda da tereddüt bulunmadığı, taraf markalarının esaslı unsurları aynı olup Prestij/Prestige ibarelerinden oluştuğu. davalının markasında yer alan şekil unsurunun ise tek başına markaları farklılaştırmaya yeterli bulunmadığı,, taraf markaları sesçil ve anlamsal olarak benzer olduğu, 556 sayılı KHK madde 8/1-b koşullarının davacının marka başvurusunun kapsamında yer alan 19 ve 37. sınıf mal ve hizmetlerin tamamı yönünden oluştuğu, dava konusu edilen YİDK’nın 04.12.2017 tarih ve 2017/M-9793 sayılı kararının yerinde olduğu ve YİDK kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu “PRESTİJ ALTUNİZADE” ibareli marka başvurusunda yer alan “ALTUNİZADE”nin, coğrafi yer adı olup, ayırt ediciliğinin bulunmadığı, buna göre dava konusu başvuruda asıl unsurun “PRESTİJ” ibaresi olduğu, redde mesnet “PRESTİGE” ibareli marka ile “PRESTİJ” asıl unsurlu dava konusu marka işitsel ve anlamsal olarak benzer olup, taraf markaları arasında, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, iltibas değerlendirmesi yapılırken markaların tescil kapsamlarının gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.