YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5287
KARAR NO : 2022/9595
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.04.2019 tarih ve 2017/867 E. – 2019/263 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.03.2021 tarih ve 2019/1165 E. – 2021/422 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri hakkında davalı tarafından ilamsız icra takibi başlatılmış ise de müvekkili … ‘ın davalı ile ticari ilişkisi bulunmadığını, dava dışı Yalman Konfeksiyon Ltd.Şti.’nin kullandığı krediye müvekkili …’in kefil olduğunu, davalının taşınmazında ipotek tesis edildiğini, ipotekli taşınmazın satışının yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise ne miktarla satıldığının belli olmadığını, davalının kötüniyetli olarak icra takibini başlattığını ileri sürerek, 201.183,56 TL borçlu olmadıklarının tespitine, %20’den aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ipotek nedeniyle uğradığı zararın tazmini konusunda icra takibi yanında Ankara 7. AHM’nin 2014/168 esas sayılı dosyası ile taşınmazı muvazaalı olarak devrettiklerinden dolayı tasarrufun iptali davası açtığını, davacıların borçlu olmadıklarını anılan davada ispatlama imkanı varken bu davayı açmakta hukuki yararları olmadığını, müvekkilinin ikamet ettiği taşınmazın icraen satış tehlikesi altında olması nedeniyle takip yapmakta kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı … tarafından açılan davanın kabulüne, davacı … tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile bu davacının takibe konu edilen 151.183,56 TL’lik meblağa ilişkin davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, takibe konu asıl alacak miktarının %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp; 151.183,56 TL’lik kısım üzerinden hesaplanacak %20’lik kısmın davacılara eşit miktarda verilmesine, kalan kısmın davacı …’a verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı banka ile dava dışı Yalman Konfeksiyon Ltd.Şti. arasındaki kredi sözleşmesini davacı …’ın müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı …’ın krediye kefaletinin bulunmadığı, davalı …’e ait taşınmazda ipotek tesis edildiği, kredinin ödenmemesi nedeniyle 201.183,56 TL borç için hesap kat edilip asıl borçlu ve ipotekli taşınmaz malikleri davalı … ve dava dışı … aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılması üzerine davalı … tarafından 100.000.-TL’lik ödeme yapıldığı ve ödediği miktarın davacılardan rücuen tahsili amacıyla işbu dava konusu icra takibini başlattığı, davacı …’ın kredi borcu nedeniyle sorumluluğu bulunmadığından lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davalı ile davacı kefil … arasında TBK’nın 596/4. maddesi kapsamında bir anlaşma bulunduğuna dair delil olmadığı, 05.12.2011 tarihli ipotek akit tablosunun 2. maddesinde açıkça davalı …’nin ipotek limitince ayrıca kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğu, 3. maddesinde ipoteğin davalının kefaletini ve teminatını teşkil ettiğinin düzenlendiği anlaşıldığından işbu davanın kefilin kefile rücu hukuki sebebine dayandığının kabulü gerektiği, mahkemece davacı … lehine “icra inkar tazminatı”na hükmedilmiş ise de dava menfi tespit davası olup genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan davalının diğer müteselsil kefil davacı … aleyhine başlattığı icra takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosyaya delil sunulmadığından davacı … lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin davalı … hakkında hükmedilen kötü niyet tazminatı yönünden kaldırılmasına, davacı … tarafından açılan davanın kabulü ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı … lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davacı … tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 151.183,56 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı …’ın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.745,52 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.