Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5298 E. 2022/9358 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5298
KARAR NO : 2022/9358
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22.05.2019 tarih ve 2018/301 E- 2019/266 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.03.2021 tarih ve 2019/1236 E- 2021/389 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, asıl ve birleşen davada, davalı şirketin 2017/50600 başvuru numarası ile 01.06.2017 tarihinde “QNB” markası için başvuruda bulunduğunu, QNB ibaresinin Katar Ulusal Bankasının İngilizce kısaltması olduğunu, başvurulan “QNB” markasının müvekkilinin QNB ibareli markaları ile ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intiba ve görünüm olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olması nedeniyle itiraz edildiğini, itirazlarının 9. sınıftaki mallar bakımından yerinde görülerek kısmen kabul edildiğini, fakat 4. ve 12. sınıf malları bakımından reddedildiğini, kısmen kabule ilişkin karara itiraz edildiğini, iş bu itirazlarının YİDK’nın 20.06.2018 tarihli kararı ile reddedildiğini, kararın hukuka, yasaya ve teamüllere aykırı olduğunu, QNB ibaresini gören tüketicinin, müvekkiline duyduğu güven ile alışverişini yapabileceğini, aksi bir durumda ise, alınan kötü hizmet nedeni ile müvekkilinin markasının, itibarının karalanabileceğini ileri sürerek YİDK’nın 20.06.2018 tarih ve 2018/M-4969 sayılı kararının iptalini ve 2017/50600 sayılı “QNB” marka tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ibarelerinin benzer olduğu, ancak davalının başvurusu 04 ve 12. sınıfta yer alan emtia üzerinde, davacının “QNB” ibareli markalarının ise 09, 35, 36, 38. sınıfta yer alan farklı emtia ve hizmetler üzerinde tescilli bulunduğu, davalı başvurusunda yer alan emtia ile davacı markalarının eşya listesinde yer alan emtianın/hizmetlerin, hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alındığında, benzer ihtiyaçları gidermedikleri, dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olmadığı, ikame imkanlarının bulunmadığı, ayrıca itiraza mesnet markaların tanınmış markalardan olduklarını ve md 6/4 ve 6/5 te sayılan koşulların mevcut olduğunu gösterir nitelikte bilgi ve belge bulunmadığı, davacının kötü niyet gerekçesi ile yaptığı itirazın da bu yönde somut deliller bulunmadığı ve bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu iddiasının başvurunun kötü niyetle yapıldığı gösteren bir husus olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, “QNB” markasının yüksek derecede ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu ibarenin davalı tarafından tesadüfen seçilip başvuru konusu yapılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalının davacının iş bu tanınmış markasından haberdar olmamasının da hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, davalının da bu markayı hangi saik ile seçerek başvuru konusu ettiği konusunda ikna edici bir açıklamasının bulunmadığı, bu nedenle davalının marka tescil başvurusu sırasında markanın davacıya ait olduğunu bildiği, bu itibarla davalının hukuki anlamda kötü niyetli olduğu, HMK’nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 22/05/2019 gün ve 2018/301 E. – 2019/266 K. sayılı kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın kabulü ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2018-M-4969 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edilen 2017/50600 sayılı “QNB” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve davacı markasının dünya çapında tanınmış olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 22.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.