Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5314 E. 2023/194 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5314
KARAR NO : 2023/194
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “MACRO, MAKRO” esas unsurlu markanın sahibi olduğunu, davalının “MACROCONTROL” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, iltibas, tanınmışlık, kötü niyet vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, markanın tescilinin müvekkilinin tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, emsal alınabilecek birçok kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu iddia ederek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba bakımından “MACROCONTROL” ibaresini içeren başvuru konusu işaretin davacının “MACRO, MAKRO” ibareli markaları ile ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulunmadığını, başvuru konusu işaretin bir bütün olarak markanın esas unsurunu oluşturduğunu, her iki markanın farklı olduğunu, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının markalarının “MACRO/MAKRO” esas unsurlu oldukları, anılan markaların özellikle perakende satış yahut mağazacılık hizmetinde kullanılarak ayırt edicilik kazandıkları; ancak bunun “büyük, geniş ve uzun” anlamları taşıyan sadece makro ibaresi itibarıyla değil, bütün olarak gerçekleştiği, davacının “makro/macro” ibareli markalarıyla “MACROCONTROL” ibareli başvuru arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, “Makro” veya “Macro” ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığı; ancak yanına getirilecek başka sözcük ve şekillerle birlikte markasal anlamda ayırt edicilik kazanabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da bulunmadığı, davacı markaları tanınmış olsa dahi varılan sonucun değişmeyeceği, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötü niyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının aksine dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğunu, zira hem dava konusu başvurunun hem de müvekkili markalarının asli unsurunun “MACRO” ibaresi olduğunu ve başvuruda farklı olarak yer verilen “CONTROL” eki de tanımlayıcı nitelikte olduğundan başvuruya ayırt edicilik katmadığını, tescili halinde dava konusu başvurunun, müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının yoğun kullanım sonucu tüketici nezdinde ayırt edicilik kazanan tanınmış markalar olduklarını ve 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan “MACRO” ibaresinin büyük, geniş anlamlarına gelen bir sıfat olduğu ve ayırt ediciliğinin oldukça düşük bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih, 2016/1578 E. ve 2017/4311 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, davacı markalarının tanınmış olmalarının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının da ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkrası

2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.01.2021 tarih, 2020/1119 E. ve 2021/520 K. sayılı ilamı, 26.10.2020 tarih, 2020/177 E. ve 2020/4420 K. sayılı ilamı

3. Değerlendirme
1.Davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup başvuru konusu işaret ise “MACROCONTROL” ibarelidir. Bu durumda itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, sescil, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, “CONTROL” ibaresinin markaya ayırt edicilik katmadığı dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir.

2.Davacının markasını kuvvetli tanıtım ve yoğun reklamlar ile kullanımı sonucu ayırt ediciliği yüksek ve tanınmış marka haline getirmiş olduğu, bu durumda markalar arasında karıştırılma halinin meydana geleceği ve davalının, davacının tanınmış markasından haksız yarar sağlayacağı hususları gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

K A R Ş I O Y

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.