YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5342
KARAR NO : 2022/6878
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/156 E. – 2021/74 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmesine davalıların kefil olduklarını, 6003749612 sayılı kredi borcunun ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada da, müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmesine davalıların kefil olduklarını, 4000062995 ve 4119790120041450 sayılı kredi borcunun ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı … vekilinin müvekkilinin isminin altında yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığı yönündeki savunması doğrultusunda imza incelemesine esas olabilecek imza örneklerinin ilgili yerlerden celp edilerek ATK’ya tevdi edildiği, ATK tarafından 26.08.2020 tarihli raporunda, imzaların kuvvetle muhtemel …’ın eli ürünü olduğunu beyan ettiği, ayrıca yazıların farklı kalemlerle yazılmış olduğunun belirtildiği, davalıların genel kredi sözleşmesinin müştereken ve müteselsilen kefil olarak imzaladıkları, asıl borçlu gibi sorumlu oldukları, her ne kadar farklı kalemlerle imza atılmış, farklı kalemlerle yazılmış olduğu ATK raporuyla tespit edilmiş ise de, farklı kalemlerle atılmış olmasının sözleşmenin sonradan doldurulduğu, sonradan imza atıldığı yönündeki savunmayı kanıtlamaya yarar nitelikte olmadığı, davalı tarafın iddia ettiği bu hususu yazılı belgeler ile ispatlaması gerektiği, taraflar arasındaki takip ve dava konusu alacağın dayanağının Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce imza edilen genel kredi sözleşmesi olup, kefalet sözleşmelerinin geçerli olduğu, davalıların bankacı bilirkişinin hesap etmiş olduğu miktar yönünden davacı bankaya karşı sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden davanın kabulü ile Aksaray (kapatılan) 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2844 esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak miktarının yüzde 20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden de, davanın kabulü ile Aksaray (kapatılan) 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3878 esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacak miktarının yüzde 20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan asıl davada verilen hükmün onanması gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan birleşen davaya yönelik davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı … vekilinin birleşen 2012/373 Esas- 2013/220 Karar sayılı dosyasındaki temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; dava icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı icra dosyasındaki takip talebinde toplam 149.942,33 TL alacaklı olduğunu, takipten sonra yapılan toplam ödeme miktarının 122.057,50 TL olduğunu, kısmi tahsilatlar düşüldükten sonra takibin 27.884,83 TL üzerinden devamına yönelik dava açmıştır. Mahkemece icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 maddesi hükmüne aykırı olarak talepten fazlaya hükmetmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 14.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre birleşen davaya yönelik 2011/9878 sayılı icra takip dosyasındaki kredi borçlarının 16.602,72 TL ve 6.472,37 TL olmak üzere davalı borçluların toplam borçlarının 23.075,09 TL olması nedeniyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçluların 23.075,09 TL alacağa yönelik takibin iptaline, fazlaya lişkin istemin reddine şeklinde karar verilmesi gerekirken tüm icra dosya borcu toplamı üzerinden itirazın iptali şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş, birleşen davaya ilişkin kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle asıl davada verilen hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.832,64 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl dava yönünden davalı …’dan alınmasına, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.