Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5381 E. 2022/9213 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5381
KARAR NO : 2022/9213
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUKDAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22.03.2018 tarih ve 2017/299 E. – 2018/66 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.05.2021 tarih ve 2018/2559 E. – 2021/1041 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “AKSU” markasını 1994 yılında 06 ve 11 sınıflarda tescil ettirdiğini ve tescilinden itibaren kullanmakta olduğunu, davalının ise davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, tescilli AKSU markasını ticaret unvanında, internet sitesinde, katıldığı fuarlarda, ürün ve ambalajlarında tabelalarında kullanarak davacının markasıyla iltibas yarattığını, davacının markasına tecavüz ettiğini, bu durumun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/23 D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalının ayrıca “AKSY BAGNO” olarak tescil ettirdiği markasını “AKSU BANYO”ya dönüştürerek kendi ürün ve ambalajlarında, internet sitesinde fuar ve benzeri yerlerde kullanarak davacının şubesi izlemini yarattığını, ayrıca davalının davacının müşterilerine Aksu Banyo adı altında aramalar yaptığını, e-postalar gönderdiğini, davacının müşterilerinden siparişler aldığını ve bu suretle de haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, davacıya ait tescilli markaya davalının eylemleri nedeniyle tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesi ve men’ini, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan AKSU ibaresinin ticaret unvanından terkinini, davalının internet sitesinin erişiminin engellenmesini, belirsiz alacak davası şeklinde olmak üzere 1.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 07.02.2018 tarihli dilekçesiyle, dava dilekçesinde 1.000 TL olarak talep ettiği maddi tazminat miktarını 5.402,00 TL artırarak 6.402,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, ticaret unvanı terkinininde görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, davacının sadece su armatürleri alanında faaliyet gösterdiğini, davacının markasının tanınmış bir marka olmadığını, tescilli bir ticaret unvanının terkin edileceği tarihe kadar koruma altında olduğunu, bu kapsamda da iltibas iddiasının dinlemeyeceğini, davalı … ibaresini davacı markası ve unvanı ile iltibas yaratmayacak şekilde “aksu banyo” olarak veya ticaret unvanının içinde kullandığını, “aksu banyo” ve “aksu armatür” ibarelerinin hem fonetik, hem anlam ve hem de görsel olarak farklı olduklarını, davalının 15.05.2013 tarihinde kurulduğunu, faaliyet alanının “toprak ürünleri” olduğunu, davacının ise meslek grubunun “mekanik tesisat ve doğalgaz tesisatı” olduğunu, çalışma alanları ve meslek gruplarının farklı olduğunu, unvanlarda yer alan “aksu” kelimesinin aynı olmasına rağmen ayırt edici bölümün diğer sözcükler olan “banyo” ve “armatür” kelimelerinin olduğunu, davacının sessiz kalarak hak kaybına uğradığını, davalının “AKSY BAGNO” markasını 06.04.2016 tarihinde tescil ettirdiğini, davalının tüm basılı evraklarında “AKSY BAGNO” ibaresini kullandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından usulüne uygun şekilde tescil edilen ticaret unvanının, tescil edildiği şekilde kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı, diğer yandan tarafların unvanlarının birebir aynı olmamakla beraber unvanlarının ihtiyari eki olan “AKSU” kelimesinin aynı olduğu, “AKSU” kelimesinin her iki taraf ticaret unvanında ortak unsur olduğu, unvanların ana karakteristik özelliğini ve vurgu sözcüğünü oluşturduğu, tarafların aynı sektörde faaliyette bulundukları dikkate alındığında, şirket kuruluş tarihi itibariyle tescil önceliği bulunan davacının unvanda değişiklik yapılması veya davalı unvanının sicilden terkinini isteme hakkını kullanabileceği, davanın açılma tarihinin 27.04.2016 ve davalının ticaret unvanının tescil tarihinin 15.05.2013 olduğu dikkate alındığında, geçen 3 yıl 1 ayın, sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluşturmayacağı bu nedenle unvanın terkininin talep edilebileceği, davalının ticaret unvanını AKSU BANYO ibaresini ön plana çıkarmak suretiyle (fatura, irsaliye ve ürünlere yapıştırılan etiketlerin üzerine AKSU BANYO marka ibareli baskılar şeklinde ve fuarlarda marka şeklinde) kullanmasının markasal kullanma teşkil ettiği, bu kullanımları hukuki himaye görmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait “Aksu” ibareli markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak şekilde markasını ve ticaret unvanını markasal olarak ve tescili dışında kullanmak suretiyle davacı marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve men’ine, davalının ticaret unvanından “Aksu” ibaresinin çıkartılarak sicilden terkinine, davalının “www.aksubanyo.com.tr.” alan adının iptaline, 6.402,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kesinleşen hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacının armatür sektörü, davalının banyo aksesuarları sektöründe faaliyet gösterdiği, birbirlerine çok yakın ve bağlantılı sektörler olduğu, piyasada birçok armatür firmasının da banyo aksesuarları ürettiği de göz önüne alındığında, aynı sektörde faaliyet gösterdiklerinin ve davacının tescil önceliğinin bulunduğunun kabulünde usule aykırılık bulunmadığı, davacı ve davalı şirketin ticaret unvanının “AKSU” ibaresi ile başladığı, davacı unvanında ARMATÜR, davalı unvanında BANYO AKSESUARLARI ibaresinin AKSU ibaresinin yanına getirildiği anlaşılıyorsa da, bu ibarelerin yapılan işe atıf yapan tali unsurlar olduğu ve ticaret unvanına ayırt edicilik katmadığı, davalı şirketin, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesini 2016/23 D. İş dosyasında adresinde yapılan tespit neticesinde; ticaret evraklarında, ambalajlarında ticaret unvanının çekirdek unsurunu markasal olarak “AKSU BANYO” şeklinde kullandığı, dosyaya sunulan fuar katılım görsellerinde de, “AKSU BANYO” ibaresinin fuar katılım belgesinde ve tabelada markasal olarak kullanıldığının anlaşıldığı, kullanımın ticaret unvanı kullanımı mahiyetinde bulunmadığı, davalının tescilli markasından da farklı şekilde, davacı markasına yaklaştırarak kullanım olduğu, TTK’nın 52. maddesi gereğince unvan terkini koşullarının oluştuğu, davalının internet sitesi alan adında kullanımının da, davacının tescilli markası ve alan adı ile iltibas yaratacağı ve terkinine karar verilmesine engel bulunmadığı, aynı sektörde faaliyet gösteren davacının ticaret unvanı ve markasından haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, davacı markasının iltibas suretiyle, AKSU BANYO şeklinde ve davacının markasının tescilli olduğu emtia grubunun satışı hizmetlerinde 35. sınıfta kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil ettiği, davalı adına 11 ve 35. sınıflarda 2015/80185 başvuru numaralı AKSY BAGNO+şekil markası tescilli ise de, davalı kullanımının tescilli markanın kullanımı kapsamında bulunmadığı, tazminata hükmedilmesine ilişkin mahkeme kararının da yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 643,47 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.