YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5404
KARAR NO : 2023/132
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :…. Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … İlçesi, … Mahallesi, 7542 ada, 20 parsel, 8 ve 14 numaralı bağımsız bölümlerin tamamı davalı şirket adına kayıtlı iken söz konusu taşınmazlar üzerinde 09.05.2017 tarih, 11603 yevmiye numarası ile …A.Ş. lehine 1. dereceden 1.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ipotek alacaklısı …A.Ş.’nin 7542 ada 20 parsel 8 numaralı bağımsız bölüm üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılmasını istediğini, ancak hatalı işlem sonucunda 8 numaralı bağımsız bölüm ile birlikte 14 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydı üzerindeki ipoteğin de 19.06.2017 tarih ve 15192 yevmiye numaralı işlem ile terkin edildiğini, ipotek borçlusu davalı şirketin, hatalı terkin işlemini müteakip 14 numaralı bağımsız bölümü 30.11.2017 tarihinde …’a sattığını, 14 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin terkini işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek, ipotek alacaklısı bankanın bu işlemden kaynaklı muhtemel zararının önlenmesi, Hazine zararına sebebiyet verilmemesi ve telafisi imkansız sonuçların ortaya çıkmaması için ipotek borçlusu davalı şirketin adına kayıtlı taşınmazların kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, 30.11.2017 tarihli satışın ve 14 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin kaldırılması işleminin iptaline, aksi takdirde mahkemece taşınmazların belirlenecek bedelinin alacak ve ferilerine yetecek kadar miktarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipoteğin hatalı olarak fekki işleminin müvekkilinden kaynaklı bir hata olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere dayanılarak dava dışı bankanın tapu müdürlüğüne gönderdiği 25.06.2018 tarihli yazısı ile 14 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep ettiği, ipotek lehdarı bankanın mahkemeye gönderdiği 14.04.2019 tarihli yazısı ile 8 ve 14 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlar üzerindeki ipoteğin ve alacaklarının devam etmediğini, ipotek şartı olan kredi risklerinin 08.02.2018 tarihinde kapandığını bildirdiği, bu haliyle ipoteğe konu borcun dava tarihinden önce sona erdiği, davacı Hazinenin dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ipotek alacaklısı ve dava kendisine ihbar olunan …A.Ş.’nin 7542 ada, 20 parsel, 8 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydındaki ipoteğin fekkini talep ettiği halde, hatalı işlem neticesinde 8 nolu bağımsız bölümle birlikte 14 numaralı bağımsız bölümün kaydı üzerindeki ipoteğin de terkin edildiğini, yapılan terkinin hatalı olduğunu, hak kaybına sebebiyet verdiğini, tapu sicilinin tutulmasından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na (4721 sayılı Kanun) göre Maliye Hazinesinin objektif olarak sorumlu olduğunu, 4721 sayılı Kanun’un 1025 ve 1019 uncu maddeleri kapsamında ilgililerin bilgisi dışında tapuda yapılan işlemlerin ilgililere tebliğ edileceği, ayni hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebileceğinin açıkça belirtildiğini, mahkemece yeterince araştırma ve inceleme yapılmadığını, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle uzman eliyle rapor tanzimine gidilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında yapılan yazışmalar ile ipotek lehtarı bankanın tapu malikinden herhangi bir alacağının kalmadığını bildirdiği, bir yanlışlıktan söz etmediği dolayısıyla her iki taşınmaz üzerinde alacaklının bir teminat talebi kalmadığından ilgili tapu müdürlüğünün sehven de olsa her iki ipoteği kaldırmasının sonucu itibarıyla doğru olduğu, ipotek konusu borcun ödenmesi nedeni ile zaten terkini gereken hale geldiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hatalı işlem sonucu kaldırılan ipotek nedeniyle 30.11.2017 tarihli taşınmaz satış işleminin ve 14 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin kaldırılması işleminin iptali, terditli olarak da taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 115 inci maddesinin birinci fıkrası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi, 4721 sayılı Kanun’un 1019 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.