Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5411 E. 2022/9428 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5411
KARAR NO : 2022/9428
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.02.2020 tarih ve 2017/1441 E. – 2020/75 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2021/519 E. – 2021/522 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında arasındaki ticari ilişkide davalıya satılan malların bedelinin ödenmemesi üzerine 11.01.2017 tarihinde asıl alacağı 1.168.539,39.-TL olan ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ancak dava açılmadan önce 1.168.539,39.-TL tutarındaki asıl alacağın tamamını davacıya ödediğini, itiraz üzerine duran takipteki bakiye tutar için takibe devam edilebilmesi için mahkemece karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasındaki cari hesap ilişkisine istinaden davacının icra takibindeki alacak tutarına karşılık gelen 1.168.539.-TL’nin müvekkilince tanzim edilen 31.01.2017 ve 28.02.2017 vade tarihli iki adet çekin vadesinden önce 12.01.2017 tarihinde tahsil edilmek suretiyle ödendiğini, icra dosyasındaki ödeme emrinin davalı şirkete tebliği tarihinin ve itirazlarının 13.01.2017 olduğunu, asıl alacak ödeme emrinin tebliğinden önce tahsil edildiğinden yani icra kanalıyla yapılmış bir tahsilat olmadığından fer’i nitelikteki taleplerin haksız olduğunu, tahsil harcı ve icra vekalet harcı talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, usulüne uygun taraf defterlerine göre davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 1.223.822,39.-TL alacağının bulunduğu, davalı tarafça 12.01.2017 tarihinde çek düzenlenerek yapılan ödemenin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından takipten sonra ve davadan önce asıl borç ödenmiş ise de itiraz sonucu takip tamamen durduğundan icra giderleri, vekalet ücreti ve faiz vs. yönünden duran takibin devamı için itirazın iptali davası açılmasında hukuki yarar olduğu, davalı sadece takipteki asıl alacak miktarını yatırdığına göre icra harç ve masraflarına ilişkin bir ödemenin yapılmadığı, yapılan mevcut ödemeden öncelikle icra masraflarının mahsubunun gerektiği, bu hesaplamaların kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak kapak hesabıyla yerine getirileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi’nin 2017/468 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin feriler yönünden ve 112.210,72.-TL’yi geçmemek üzere devamına, yapılan ödeme ve fer’ilerinin icra dosyasının infazı sırasında değerlendirilmesine, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; icra takibine başlanılmasından sonra itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce yapılan ödemenin TBK’nın 100. maddesine göre öncelikle işlemiş faiz, takip masraflarına mahsup edileceği, somut olayda davacı alacaklı tarafından açık hesap ilişkisine dayalı 1.168.539,39.-TL asıl alacak için 11/01/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından ödeme emrine 13/01/2017 tarihinde süresinde itiraz edildiği, davalı tarafından davacıya işbu davanın açıldığı tarihten önce 31/01/2017 tarihli 368.000.-TL bedelli ve 28/02/2017 tarihli 800.539.-TL bedelli olmak üzere toplamda 1.168,539,39.-TL tutarlı çek verildiği, davacının icra takibini TBK’nın 100 maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve fer’ilere mahsup edileceğini belirterek başlattığı, davada da davalı tarafından yapılan ödemeleri TBK’nın 100. maddesi uyarınca önce fer’ilerden mahsup ettiğini belirterek bakiye 112.210,72 TL asıl alacak için itirazın iptalini talep ettiği, bu durumda davacının işbu itirazın iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu, TBK’nın 100. maddesi uyarınca, yapılan ödemelerin öncelikle ödeme tarihine kadar işleyen faiz ve icra takip masrafları gibi fer’ilerden mahsup edilerek kalan asıl alacak bakiyesine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince TBK’nın 100. maddesi dikkate alınmadan takibin fer’iler yönünden devamına karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının lehine olan TBK m.100 hükmü dikkate alınmadan verilen karar davacının aleyhine olduğu halde davacı tarafından kanun yoluna müracaat edilmediği, davacının, takibin işlemiş faiz ve takip giderleri gibi fer’ileri yönünden takibin devamını talep edebileceği, ilk derece mahkemesince, takip masrafları ve feri’ler yönünden hüküm tesis edildiği halde nispi harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararına karşı davacı istinafı bulunmadığından davalı aleyhine sonuç doğurmamak üzere davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 11.İcra Dairesi’nin 2017/468 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın fer’iler yönünden iptaline, davacının talebi olan 112.210,72-TL’yi aşmamak üzere, takibin, asıl alacak 1.168.539-TL’ye takip tarihi olan 11/01/2017 gününden kısmi ödemenin yapıldığı 31/01/2017 tarihine kadar, bakiye 800.539.-TL alacağa kısmi ödemenin yapıldığı 31/01/2017 tarihinden son ödemenin yapıldığı 28/02/2017 tarihine kadar işlemiş takip sonrası faiz alacağı yönünden ve yine icra vekalet ücreti ile icra fer’ileri yönünden devamına, hüküm fer’i alacaklarla ilgili olarak tesis edildiğinden koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 26.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.