YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5420
KARAR NO : 2023/353
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın Ataege Tarım San. Tic. Ltd. Şti. bakımından kabulüne, diğer davalı bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin satım ilişkisi nedeniyle davalılardan Ataege Tarım San. Tic. Ltd. Şti.’ne 6 adet çek verdiğini; ancak satım konusu malzemelerin teslim edilmediğini, bu çeklerin diğer davalı Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş.’ye ciro edildiğini, davalı Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş.’nin iyi niyetli olmadığını, bu davalının dava konusu çeklerden 11.08.2007, 18.08.2017 ve 25.08.2017 tarihli çekleri iade edeceğini beyan etmesine rağmen etmediğini ileri sürerek söz konusu çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini, çeklerin iptalini, kabul edilmezse dava konusu 11.08.2007, 18.08.2017 ve 25.08.2017 tarihli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, müvekkili lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, bu çeklerin 3 tanesinin davalı Ataege Tarım San. Tic. Ltd. Şti. tarafından onunla organik bağı bulunan Melih Yem Ltd. Şti. ve Seya Ltd. Şti.’nin borçlarına karşılık ve yeni mal alımı için avans niteliğinde verildiğini, kalan 3 çeki iade edebileceklerini, çeklerin karşılığının olmadığını bu nedenle ticari ilişki kapsamında mal vermediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Ataege Tarım San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiklerini, zira çeklerin bedelsiz kaldığını, malların teslim edilmediğini, diğer davalı Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş.’nin kötü niyetli hamil olduğunu beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan Ataege Tarım San. Tic. Ltd. Şti.’nin kabulü nedeniyle bu davalı yönünden davanın kabulüne, diğer davalı Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş. ise 3 adet çeki yargılama sırasında davacıya teslim ettiğinden işbu 11.08.0017 keşide tarihli 2000243 numaralı, 250.000,00 TL meblağlı, 18.08.0017 keşide tarihli 2000244 numaralı, 250.000,00 TL meblağlı, 25.08.0017 keşide tarihli 2000245 numaralı, 250.000,00 TL meblağlı çeklerden dolayı davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer 3 çek yönünden ise davalı Sılamagro şirketinin çekleri kötü niyetle elinde bulundurduğunun ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çeklerin bedelsiz olduğunu, davalı Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş.’nin kötü niyetli olduğunu, bu şirketin diğer davalı şirketten alacaklı olup olmadığının araştırılmadığını, Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş.’nin yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan Ataege Tarım San. Tic. Ltd. Şti.’nin söz konusu çekleri diğer davalı Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş.’ye ciro ettiği, çeklerin bu davalıda olduğu konusunda tartışma bulunmadığı, Ataege Tarım San. Tic. Ltd. Şti.’nin davacı tarafın davasını kabul ettiği, davacı tarafın Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş.’nin kötü niyetli olarak çekleri iktisap ettiğini ileri sürmüş ise de bu iddiasına ilişkin olarak herhangi bir yazılı delili dosyaya sunamadığı, çeki elinde bulunduran hamilin bilerek davacı borçlu aleyhine çeki iktisap ettiği kanıtlanmadıkça borçlu çeki ödemekle yükümlü olacağından hareketle Sılamagro Gıda San Tic. A.Ş. yönünden konusuz kalan davada yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Dava konusu 3 çekin iadesi ile sonuçlanan davada, davaya davalı Sılamagro şirketi sebebiyet verdiğinden müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
2. İade edilmeyen çekler bakımından bir karar verilmediğini,
3. Davalı Sılamagro şirketinin kötü niyetli olduğunu,
4. Davalı Ataege şirketinin diğer davalıya karşı açtığı menfi tespit davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çekten kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6102 sayılı Kanun’un 687 nci maddesinin birinci fıkrası, “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmü amir olup somut olayda hamil Sılamagro Şirketinin iyi niyetinin tartışılması gerekmektedir. Zira davalı Sılamagro şirketinin cevap dilekçesindeki beyanlarına göre çeklerin 3 tanesinin dava dışı şirketlerin borçlarına ve diğer davalı şirketçe alınan yeni mallara karşılık tahsil edildiğini, kalan 3 çeki iade edebileceklerini, çeklerin karşılığının olmadığını bu nedenle ticari ilişki kapsamında mal vermediklerini ifade ettiği ve davalı Sılamagro şirketinin bile bile borçlu aleyhine hareket ettiği anlaşılmış olup dava konusu edilen ve karar verilmesine yer olmadığı kararı kapsamı dışında kalan 21.07.2017 keşide tarihli 2000220 numaralı, 250.000,00 TL meblağlı, 28.07.2017 keşide tarihli 2000241 numaralı, 250.000,00 TL meblağlı, 04.08.2017 keşide tarihli 2000242 numaralı, 250.000,00 TL meblağlı çekler hakkında davalı Slamagro şirketi bakımından da davanın kabulü kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu çekler hakkında terditli olarak ikinci talep kapsamında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3. 6100 sayılı Kanun’un 331 inci maddesinin birinci fıkrası “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” hükmünü haizdir. Bu durumda yukarıda yazılı gerekçe ile davalı Sılamagro şirketinin davaya sebebiyet verdiğinden hareketle konusuz kaldığına hükmolunan 11.08.0017 keşide tarihli 2000243 numaralı, 250.000,00 TL meblağlı, 18.08.0017 keşide tarihli 2000244 numaralı, 250.000,00 TL meblağlı, 25.08.0017 keşide tarihli 2000245 numaralı, 250.000,00 TL meblağlı çeklere ilişkin kurulan hükümde davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.