YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5426
KARAR NO : 2022/7504
KARAR TARİHİ : 27.10.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.04.2021 tarih ve 2020/631 E. – 2021/301 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya/Köln şehrinde tanınan, iş hayatında başarılı ve aktif bir iş adamı olduğunu, ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında bir günlüğüne Tükiye’de iş görüşmesi planladığını, bunun için davalı havayolu şirketinden 07.07.2016 tarihinde Köln – İstanbul (…) PC4398 sefer sayılı saat 14.50 uçağı için bilet aldığını, bayram ve tatil nedeniyle havaalanın çok yoğun olduğunu, uzun bekleyiş sonrasında sıranın kendisine geldiğinde kontrol yapan görevlinin, uçağın pilotu tarafından kendisine uçağa alınmaması yönünde talimat verildiğini, elinde bileti bulunduğu halde uçağa alınmadığını, havalimanında hiçbir şekilde kendisine uçağa alınmama nedenine ilişkin açıklama yapılmadığını, bunun üzerine daha sonradan aynı gün temin ettiği başka bir biletle Türkiye’ye geldiğini, havalimanında davalıya teslim etmiş olduğu bagajını, uçağa alınmaması nedeniyle geri istediğinde, kendisine bilgi verilmediği gibi bagajının bir hafta sonra Sakarya’ da bulunduğunu, kendisine teslim edilen bagajının içinde bulunan bir adet saat ile kişisel iPad ile cep telefonunun bagajın içinde olmadığını, ayrıca iş görüşmesi için yanında taşıdığı sözleşme ve evrakın da kayıp olduğunu, bagajın içinde bulunan diğer eşyaların da kasten yırtılmış ve parçalanmış halde olduğunu, kaybedilen bagaj ve evrak nedeniyle iş görüşmesini gerçekleştiremediğini, bu bağlamda kaybolan pahalı saatinin, kişisel tabletinin, cep telefonunun ve uçak bileti ücretinin karşılanması gerektiğini, bu husustaki toplam maddi zararının 20.500,00 TL olduğunu, iş görüşmesini gerçekleştirememesi, itibarının zedelenmesi, kendisinde manen büyük acı, elem ve kedere neden olması nedeniyle 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek, bu maddi ve manevi zararların tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uçuştan önce bilet işlemlerinin yapılması esnasında, görevli yer hizmetleri personeli ile tartıştığını, personeli tehdit ettiğini, kontuarın düzenini bozarak işlemlerin gecikmesine ve işlem yapan diğer yolcuların huzursuz olmasına neden olduğunu, bu nedenle Köln Havalimanı yer hizmetleri personeli tarafından davacının agresif davranışlar sergilediğinin kaptan pilota bildirilmesi üzerine yolcunun “kural tanımaz yolcu” statüsünde uçağa alınmadığını, bu işlemin usul ve mevzuata uygun olduğunu, davacının bagajının daha sonradan davacıya teslim edildiğini, kayıp olduğunu ileri sürdüğü eşyalar için herhangi bir ispat belgesi sunmadığını, kaldı ki IATA’ya göre, talebe konu ettiği eşyaların bagaj içinde taşınması halinde, müvekkili taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının dava dilekçesinde kaybolan saatinin, tabletinin, cep telefonunun ve uçak bilet ücreti zararından ibaret 20.500,00 TL maddi zarar talep ettiği, ancak Montreal sözleşmesinin 22. maddesi uyarınca davacının davalı … yolu şirketine beyan ettiğini ve bu nedenle ilave ücret ödediğini iddia ve ispat etmediği saat, tablet ve cep telefonuna ilişkin tazminat talep etmesinin mümkün olmadığı, davacının bagajının kaybolduğu sabit ise de davacı tarafça saat tablet ve cep telefon dışında herhangi bir eşyaya ilişkin talepte bulunulmadığı, kaldı ki davacı tarafın saat, tablet ve cep telefonunu seyahat esnasında valizinde taşıdığını ispat edemediği bu nedenle bu istemler yönünden davanın ispatlanamadığı, buna karşın davalı … yolu şirketi davacının uçağa alınmamasını haklı gösterecek herhangi bir tutanak veya uçuş personeli kararını dosyaya sunmadığı, davacının haklı nedenle uçağa alınmadığı iddiasının ispatlanamadığı bu hali ile davacının uçağa alınmaması nedeni ile Türk Hava Yollarından bilet alınarak seyahat edilmesi nedeni ile oluşan bilet bedeli nispetindeki zarardan davalının sorumlu olduğu, bilirkişi tarafından her ne kadar ceza tutarı da hesaplanmış ise de davacının bu hususta herhangi bir talebi olmadığı, manevi tazminat istemi yönünden olayın oluş şekli itibarıyla davacının kişilik haklarının ihlal edildiği bu nedenle olayın oluş şekli, olay nedeniyle davacının kişilik haklarının ihlal edilmesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak zenginleşmeye sebep olmayacak şekilde uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- HMK’nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibarile 78.630,00 TL’dir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 989 TL maddi tazminat, 5.000.-TL manevi tazminata hükmedilmiş, davalı vekili manevi tazminat yönünden temyiz talebinde bulunmuş olup yukarıda anılan madde hükmüne göre hükmün temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.