Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5445 E. 2023/41 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5445
KARAR NO : 2023/41
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜMÜ : Esastan Ret

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/10715 sayılı “OCB Original Chameleon Behaviour+şekil” ibareli ve 2017/11157 sayılı “OCB BEIGE” ibareli marka başvurularında bulunduğunu, davalı şirket tarafından 2013/91784 ve 2013/62799 sayılı “OCB UNBLEACHED VIRGIN PAPER+şekil” ve “OCB Slim Organic Hemp+şekil” ibareli markalara dayanarak yapılan itirazın markalar arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle başvuruların kısmen reddine karar verildiğini, kısmi ret kararlarına müvekkilince yapılan itirazların ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin marka başvurularına iki ayrı şirket tarafından itiraz edildiğini ancak davalı Kurumun bunu çevrimiçi başvuru formunda görülen şirket olarak kabul ettiğini, hangi itiraz gerekçelerinin hangi deliller ile hangi şirket yönünden kabulü gerektiğine ilişkin bir inceleme yapılmadığını, davalı markalarının kullanımına ilişkin delil sunulmadığını, müvekkilinin 2016/21028 sayılı markası nedeni ile müktesep hakkının bulunduğunu, başvuru markaları ile redde mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek YİDK’in 2018-M-4248 ve 2018-M-4785 sayılı kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Türk Patent Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacı şirketin Republic Technologies şirketler grubunun bir parçası olduğunu, dava konusu YİDK kararına konu itiraza gerekçe markaların davalı şirket adına tescilli olduğunu, TPMK nezdinde tescilli 2013/91784, 209955, 2013/62799, 2007/04128 sayılı markaların EUIPO’da 40’ın üzerinde ülkede tescilli olduğunu, davacının müktesep hakka konu ettiği marka başvurularının davalının markaları ile aynı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurular ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibas koşullarının oluştuğu, somut olayda aynı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkralarının koşullarının bulunmadığı, davacının 2016/21028 sayılı markasının dava konusu marka başvuruları yönünden müktesep hak sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından yapılmış usulüne uygun bir itirazın bulunmadığını, iki ayrı tüzel kişilik tarafından itiraz edildiğini, redde mesnet markaların itiraz sahibi kabul edilmeyen ve YİDK kararında ismi geçmeyen şirkete ait olduğunu, itiraz başvuru formunun değil yayıma itiraz formunun dikkate alınması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin müktesep hakla ilgili değerlendirmesinin ve ulaştığı sonucun hatalı olduğunu, oysa müvekkilinin başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu yönündeki kabulünün hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından, davacının marka başvurularına yapılan usulüne uygun itirazlar üzerine marka başvurularının kısmen reddedildiği, dolayısıyla bu yöne ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı, “OCB BEIGE” ve “OCB Original Chameleon Behaviour+şekil” ibareli marka başvuruları ile redde mesnet “OCB UNBLEACHED VIRGIN PAPER+şekil” ve “OCB Slim Organic Hemp+şekil” ibareli markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının “OCB” ibaresinden oluştuğu ve başvurularda bu ibare dışında yer alan diğer unsurların ayırt ediciliği sağlamadıkları, davacı adına tescilli 2016/21028 sayılı markanın, dava konusu başvuruların yapıldığı tarih itibariyle uzun süreli kullanım şartını sağlamadığından, dava konusu başvurular yönünden davacıya müktesep hak sağlamadığı, davanın, marka başvurularının iltibas nedeniyle kısmen reddine ilişkin YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olduğu ve işbu davada, redde mesnet markaların sahibinin kötü niyetli olup olmadığının tartışılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK), YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.