Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5461 E. 2023/399 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5461
KARAR NO : 2023/399
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “TORK” ibaresinin marka olarak tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, başvurunun “tork+şekil”, “t tork”, “tork” ibareli markalara benzer olduğundan bahisle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca kısmen reddedildiğini, kısmi ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin 2006/43130 sayılı TORK markasının sahibi olduğunu, anılan marka kapsamındaki “kablo bağları” emtiasının zamanındaki sınıf listesine göre 09. sınıf kapsamında kaldığını, müvekkilinin 09. sınıf açısından eski tarihli markasını uzun zamandan beri çekişmesiz biçimde kullandığını, redde mesnet markalardan sadece 2013/104097 sayılı TORK markasının “kablo bağları” emtiasında tescilli olduğunu, bu marka aleyhine de hükümsüzlük davası açıldığını, 6769 sayılı Kanun’un 155 inci maddesine göre haksız olarak tescil edilmiş markaların, gerçek hak sahiplerine karşı ileri sürülemeyeceğini, redde mesnet olan diğer üç markanın kapsamında ise kablo bağları emtiasının yer almadığını, dolayısıyla başvurunun reddine ilişkin kararın yerinde bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin koşullarının redde konu emtia açısından bulunduğu, müktesep hak iddiasının davacı tarafından sunulan klasör içeriğindeki delillerle ispatlandığı ancak bu iddiaya temel teşkil eden söz konusu delillerin TÜRKPATENT’teki inceleme sırasında sunulmamış olması karşısında müktesep hakkın olmadığı yönündeki YİDK karar tarihindeki değerlendirmenin isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, işbu davada YİDK kararının iptali talebi yanında müvekkili markasının tescilini de talep ettiklerini; ancak mahkemece gerçek hak sahibi oldukları kabul edilmesine rağmen yalnızca YİDK kararının iptali talebi yönünden değerlendirme yapıldığını ve markanın tescili taleplerinin dikkate alınmadığını, müktesep hakka dayanak markalarının kapsamındaki malların, dava konusu başvuru kapsamında yer alan “kablo bağları” emtiası ile aynı/benzer/ilişkili olup olmadığı hususunda gerekçeli bir açıklamanın, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer almadığını; ayrıca redde mesnet alınan marka hakkında açtıkları hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılması yönündeki taleplerinin de değerlendirilmediğini, müvekkilinin “TORK” markasıyla “kablo bağları” emtiası üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu, gerçek ve öncelikli hak sahibi olan müvekkilinin yapmış olduğu tescil başvurusunun açıklayıcı tescil olup, başvurunun tescilinin gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2017/28348 sayılı marka başvurusu yönünden itiraza mesnet 2005/10998, 2010/70186, 2013/104097, 2015/64599 sayılı ve “tork t-gm100 t-pat500 t-pa40 t-ya400 t-bu200 t-va300 t-gv800 t-ss600”, “tork+şekil”, “t tork”, “tork” ibareli markaların 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesinde tescil engeli oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.