YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5463
KARAR NO : 2023/78
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından keşide edilen 30.09.2012 keşide tarihli 265.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak davalılardan … tarafından davacı aleyhine takibe geçildiğini, takibe dayanak çek bedelinin ödendiğini, çekin arkasındaki cirodaki imzanın lehtara ait olmadığını, ciro silsilesinin koptuğunu ileri sürerek davacının çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davaya ve takibe konu çekteki ciro silsilesinin muntazam olduğunu, çekin tahsilat makbuzu ile ödendiği iddiasının asılsız olduğunu, davacının ödeme iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza soruşturması aşamasında alınan raporla lehtar imzasının taklit olduğunun tespit edildiği, davaya konu çek nedeniyle davacının davalılardan …’ a toplam 251.800,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, … ile dosyada şeklen yetkili hamil olarak görünen …’ ın kardeş olduğu, ilk cironun lehtar davalıya ait olmadığı, davalıların kardeş olup ve birlikte ticaret yaptıkları hususları bir arada değerlendirildiğinde davalıların iyi niyetli olmadıkları, davacı tarafça 251.800,00 TL ödeme yapılmasına rağmen çek bedelinin tamamı için icra takibi yaptıkları, bu yolla mükerrer tahsilin amaçlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının takibe konu çek bedelinden 251.800,00 TL oranında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya ve takibe konu çekteki ciro silsilesinin muntazam olduğunu, çekin tahsilat makbuzlarıyla ödendiği iddiasının asılsız olduğunu, tahsilat makbuzunun tahrif edildiğini, bu hususun ceza yargılamasına konu edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe konu çek nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.