YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5476
KARAR NO : 2022/7307
KARAR TARİHİ : 24.10.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.05.2021 tarih ve 2019/144 E. – 2021/212 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Kabuk Petrol İnşaat ve Ev Aletleri Limited Şirketi’nin ortaklarından olan babası …’un ölümü ile miras hakkı dolayısıyla şirkete ortak olduğunu, davalı şirketin ortaklar kurulunun murisin ölümünden yaklaşık altı ay sonra toplanarak müvekkilinin payını …’a sattığına dair karar aldığını, anılan tarihte müvekkilinin yurt dışında olmasına rağmen onun adına da sahte imza atıldığını, müvekkilinin Köln Başkonsolosluğundan 24.01.2008 tarihinde annesi …’a davalı şirketteki hakkını temsil etmesi ve idari makamlardaki işlerini yürütmesi için vekaletname verdiğini, ancak vekaletnameye sonradan müvekkili hisselerini dilediği kişilere dilediği bedelle satıp devretme yetkisinin de eklendiğini ve müvekkili hisselerinin usulsüzce devredildiğini ileri sürerek 08.05.2008 tarihli 9 sayılı ortaklar kurulu kararının iptaline, devre dayanak vekaletnamenin iptaline ve müvekkilinin davalı şirkette halen hissedar olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 08/05/2008 gün ve 9 sayılı ortaklar kurulu kararının usul ve yasaya uygun alınmış bir karar olduğunu, vekaletnamenin sahteliği ve imzanın sahteliği iddialarının soyut iddiadan öteye gitmediğini, dava dilekçesine talep konusunda ayrı istemde, netice kısmında ise ayrı bir istemde bulunulduğunu, kararın üzerinden 2 yıl geçtiğini davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’nden alınan rapora göre, dava konusu genel kurul kararının altındaki imzalardan … imzasının eli ürünü olduğu, …, …, …, …, … ve … imzalarının eli ürünü olmadığı, …, …, … ve … adına atılı imzalarının ise bu kişilerin eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet yada menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığının belirtildiği, ancak 6762 sayılı TTK’nın 520/2. maddesi gereğince ortak sayısı ve esas sermayenin 3/4’ünün ortaklar kurulu kararına katılması ve anılan nisap oranında hisse devrine ortakların muvafakat göstermelerinin gerektiği, davaya konu ortaklar kurulu kararı üzerinde yaptırılan imza incelemesi sonucunda alınan kararın TTK’nın 520. maddesinde öngörülen nisaba uygun olmadığının anlaşıldığı, hisse devri yetkisi içeren Köln Başkonsolosluğu’nun 24/01/2008 tarih 641 sayılı vekaletnamesindeki yetkinin ise sonradan eklendiğine dair delil bulunmadığı, yapılan incelemede vekaletnamenin başkonsolosluktaki aslı ile aynı olduğu, kaldı ki vekil hasım gösterilerek açılmış bir davanın da bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 08/05/2008 tarih ve 9 sayılı Ortaklar Kurulu Kararının iptaline, vekaletnamenin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,39 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.