YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5490
KARAR NO : 2023/221
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yanlar arasında 18.01.2010 tarihinde süt alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan süt satışına karşılık bedelinin, sözleşmede yer alan düzenlemeye aykırı şekilde hesaplanarak eksik ödendiğini, eksik kısmın ihtarname tebliğine rağmen ödenmemesi üzerine müvekkilince akdin feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 36.410,55 TL’nin 22.695,30 TL’sine 14.06.2010 tarihinden, bakiye 13.715,30 TL’ye ise dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından satın alınan süt bedelinin sözleşme hükümlerinde öngörülen birim fiyata göre ödendiğini, ancak davacı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı şekilde faturalar düzenlenerek talepte bulunulması üzerine müvekkili şirketçe fiyat farkı faturaları düzenlendiğini, bu faturaları davacının kabul etmediğini, fiyat farkı faturaları dikkate alındığında müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 13.03.2013 tarihli ve 2010/514 E., 2013/132 K. sayılı kararı ile davacı tarafın davalıya teslim ettiği sütlerle ilgili olarak düzenlediği faturaları Babaeski Gıda Tarım Hayvancılık İlçe Müdürlüğüne sunarak destekleme alımında bulunduğu, ibraz olunan bu fatura bedellerinin de itiraza uğramadan tahsil edildiği halde sonradan bu faturalardaki hesaplamaların sözleşme hükümlerine aykırı olduğu yönündeki iddianın hakkın kötüye kullanılması kapsamında kaldığı, artık davacı yanın fiyat farkı alacağına dair istemde bulunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 11.12.2013 tarihli ve 2013/13648 E., 2013/19749 K. sayılı kararıyla ”… taraflar arasında akdolunan sözleşme hükümleri ve dosya içeriğindeki deliller hep birlikte değerlendirilerek konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak üç kişilik heyetten ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir…” gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 08.09.2014 tarihli ve 2014/296 E., 2014/245 K. sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin İnceleme Kararı
Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2019 tarihli ve 2017/1655 E., 2019/638 K. sayılı ilamı ile ”… yanlar arasında 18.01.2010 tarihinde süt alım sözleşmesi düzenlendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan sözleşmede teslim edilen ürün bedeli ve prim bedelinin nasıl tespit edileceği de kararlaştırılmıştır. Yine davacının satış bedeli olarak davalıya gönderdiği faturaların bir adedi dışında tamamının davalı kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı taraf, bu faturalara yönelik kendi kayıtlarına iade faturası adı altında fatura düzenlemiş ise de bu faturaların davacıya tebliğ edildiğine ve iade faturalarının teslim alınan hangi mala ilişkin olarak düzenlenen faturalara yönelik olduğu yolunda bir açıklama bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece az yukarıda tespit edilen hususlar ve yanlar arasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alınarak konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan teknik konuda rapor alınıp uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacının talebi ile bağdaşmayan ve eksik incelemeye dayalı yorum ile hüküm kurulması doğru değildir…” değişik gerekçe ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile süt bedelinin hesaplanmasında Trakya Bölgesinin ortalama süt fiyatları dikkate alındığı, sözleşmede taban fiyatın 0,85 TL olacağının da belirtildildiği, yine sözleşmede fiyatın üç aylık dönemler itibari ile belirleneceği ve üç aylık dönemin ocak ayı itibari ile başlayacağı da belirtildiğinden ocak, şubat ve mart ayları için her ayın kendi fiyatı üzerinden hesaplama yapıldığı, devam eden aylar için üç aylık ortalama fiyatın dikkate alındığı, yapılan bu tespitler ve davacı tarafından kesilen faturalarda yer alan miktar, sözleşme ile belirlenen prim bedeli ve ödenmesi gereken KDV dikkate alınarak davacı tarafın davalı taraftan 649.598,30 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafından yapılan 608.290,81 TL ödemenin mahsubu neticesinde 41.307,49 TL davacı tarafın bakiye alacağı bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafın, 22.695,25 TL borcu yönünden dava açılmadan önce temerrüde düştüğü, taleple bağlı kalınarak 22.695,25 TL’nin 14.06.2010 tarihinden, bakiye 13.715,30 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hatalı ve denetime uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bozmaya uyulduğu halde bozma kapsamına uygun araştırma yapılmadığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve davacı tarafa teslim edilen fiyat farkı faturalarının dikkate alınmadığını, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında müvekkili şirkete satılıp teslim edilen çiğ süt için önceden ilan edilen Trakya Bölgesi ortalama çiğ süt fiyatlarına ve sözleşme şartlarına uygun olarak belirlenen bedelin davacı şirkete ödendiğini ileri sürerek ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında düzenlenen 18.01.2010 tarihli süt alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.