Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5534 E. 2022/7513 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5534
KARAR NO : 2022/7513
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 26.01.2021 tarih ve 2020/2042 E- 2021/36 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili şirketin %98’ine sahip kurucu ortağı olup şirketin 25.12.2002 tarihinde kurulduğunu, davalının 02.08.2004 tarihinden 14.08.2006 tarihine kadar tek yetkili müdür olarak görev yaptığını, … Belediyesi’ne ait 5 adet taşınmazın açık ihalede 275.000,00 TL’ye satın alınması ve borcunun bitmesi üzerine, ihale alıcısı oları müvekkil şirket adına tescili talep edilerek, 17.11.2005 tarihinde 13811 nolu yevmiye ile şirket adına tescil edilmiş olan taşınmazların, aynı tarihte dava dışı … ‘ya, şirket adına tescille birlikte davalı/şirket müdürü … tarafından 275.000,00 TL bedelle satılıp tapuya da tescilinin sağlandığını; ancak, 03.05.2007 tarihinde şirketi devir alan ve ortak/müdür olan … tarafından yapılan incelemede, 275.000,00 TL olan satış bedellerinin 17.11.2005 tarihinde ve sonraki bir tarihte de şirket kasasına veya hesabına konmadığı, şirket varlıkları içinde olmadığının anlaşıldığını, paranın davalı yedinde olduğunu ileri sürerek 275.000,00 TL’nin 17.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin taşınmazlarla ilgili bedel ödenmediğini, sermaye itibariyle de davacı şirketin satış bedelini ödeme olanağı olmadığını, ihale satış bedelinin davacı şirket dışındaki şahıs tarafından ödendiğini, ödenmeyen ve müvekkili tarafından alınmayan bir paradan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının müdürlük görevini yaptığı şirket ortakları Mesut ile …’ın ortak oldukları dava dışı şirkete ait aracın kaza yapması sonucu herhangi bir tazminatla karşılaşmamaları maksadıyla davacı şirketi kurdukları şirket ortağı olarak davalı … ve… …’yu, şirket müdürü olarak da davalı …’i gösterdikleri arka planda şirketin dava dışı … ve … tarafından idare edildiği, davalı …’in adı geçenlerin talimatı doğrultusunda hareket ettiği, her ne kadar şirket kayıtlarına göre davalının 02/04/2004 – 31/07/2006 tarihler arasında şirket müdür olarak görev yaptığı görünmekte ise de; şirketin fiilen … ve … tarafından idare edildiği, bu nedenle söz konusu taşınmazların alınıp satılmasını tamamen adı geçenlerin talimatı doğrultusunda yapıldığı, şirkete arka planda yönetenlerden …’ın oğlu …tarafından taşınmaz bedellerinin ödendiği şirketin kendi adına gerçekten herhangi bir taşınmaz satın almadığı …tarafından bedeli ödenen taşınmazların mülkiyetinin …’e devredildiği, şirketin herhangi bir zararının söz konusu olmadığı kanaatiyle ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı istinaf sebeplerinin HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği, ancak; Yargıtay incelemesi sonucu bozulan Dairenin 14/10/2019 tarih 2019/355 esas 830 karar sayılı kararı ile … Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nin 01/11/2018 tarih 2010/488 esas 2018/885 karar sayılı kararı kaldırılmış olduğundan infazda tereddüte sebebiyet verilmemesi için; davacı talebi ile ilgili HMK’nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin olup davalının, davacı şirket müdürü olarak görev yaptığı 02.08.2004 -14.08.2006 tarihler arasında davacı şirket adına … Belediyesi’nden 5 adet taşınmazı 275.000,00 TL bedel karşılığında satın alarak 10.07.2003 tarihinde şirket defterlerine kaydetmek suretiyle giriş bedelinin aktifleştiği, satış bedelinin şirket kasasından ödendiği daha sonra davalının şirket adına kayıtlı taşınmazları 17.11.2005 tarihinde dava dışı … ’ya temlik ettiği; ancak temlik bedellerini şirkete ödemediği zimmetinde tuttuğu anlaşılmaktadır. Taşınmazların … ’ya temlik edildiği tarih itibariyle davalının şirket yöneticisi olarak şirkete ait taşınmazların satışından elde edilen bedellerin şirkete aktarılmaması yöneticinin sorumluluğunda olduğundan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
27.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.