YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5604
KARAR NO : 2023/114
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular aleyhine 30.04.2005 vadeli bono uyarınca alacaklı Muhammet Bağçiçek tarafından Sürmene İcra Müdürlüğünün 2005/305 E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, müvekkilinin icra dosyasına konu alacağı temlik alarak takibin tarafı olduğunu, takibin yenilenmesi sonrasında icra müdürlüğünün 2015/148 E. numarasına kaydedildiğini, aynı zamanda icra dosyasında borçlu olan davalıların Sürmene İcra Hukuk Mahkemesinde takip konusu senedin zamanaşımına uğradığı iddiasıyla dava açtıklarını, açılan dava uyarınca icranın zamanaşımı nedeniyle geri bırakılmasına karar verildiğini, bu kararın 11.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, ancak müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşen davalılardan alacaklı olduğunu ileri sürerek 110.000,00 TL’nin 30.05.2005 (vade tarihi) tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bononun 30.04.2005 vade tarihini taşıdığı, mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 690 ıncı maddesinin yollamasıyla 661 inci maddesi uyarınca hamilin bonoyu düzenleyene karşı açacağı davalarda zamanaşımı süresinin vadeden itibaren üç yıl olduğu, 12.07.2005 tarihinde yapılan takiple zamanaşımının kesildiği, icra takibinin devam eden süreçte takipsizlik nedeniyle 14.12.2009 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve 11.06.2015 tarihinde yenilendiği, dosyasının işlemden kaldırılmasından önce zamanaşımını kesecek nitelikteki en son işlemin 26.10.2007 tarihinde yapıldığı, bu tarihten takibin yenilendiği tarihe kadar zamanaşımını kesecek nitelikte bir işlem bulunmadığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin takibin yenilendiği tarihten önce 26.10.2010 tarihi itibariyle dolduğu ve davaya konu bononun kambiyo vasfını yitirdiği, 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesi uyarınca zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı sebepsiz zenginleşme davasının bononun zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiği, bononun 26.10.2010 tarihinde zamanaşımına uğradığı, huzurdaki davanın ise 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan çok sonra 26.09.2019 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçluların bononun zamanaşımına uğradığından bahisle icranın geri bırakılması için İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde açtıkları davanın kabulle sonuçlandığını, bu kararın 11.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, bononun zamanaşımına uğradığı, bu tarih itibariyle kesinleştiğinden 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesiyle öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin anılan kararın kesinleştiği tarih olduğunu, davanın anılan kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açıldığını, davalı lehine hükmedilen avukatlık ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7 nci maddesine aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, zamanaşımına uğramış bononun hamili tarafından keşideciye ve cirantaya karşı mülga 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesine (6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesi) dayalı olarak açılmış sebepsiz zenginleşme davasıdır. Taraflar arasında, davanın 6762 sayılı Kanun’un 644 üncü maddesiyle öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı ve davacının anılan Kanun hükmüne dayalı olarak davalılardan talepte bulunup bulunamayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.