Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5624 E. 2023/2502 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5624
KARAR NO : 2023/2502
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1284 Esas, 2021/658 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/871 E., 2019/258 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat … ile davalı…. (Kartal Grup yeni unvanı) vekili Avukat Selen Yıldırım dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yurt dışında faaliyet gösteren dava dışı firmanın müvekkili şirketten ağzı tutkal ile kapanabilen muhtelif ebatlarda naylon poşet sipariş ettiğini, müvekkili firmanın siparişe konu naylon poşetleri imal ettiğini ve siparişe uygun partiler halinde yurt dışına gönderdiğini, ürünlerin ithalatçı firmaya ulaşması ve piyasaya girmesinden sonra ithalatçı firmanın, naylon poşetlerin ağızlarının gerektiği gibi yapışmadığını belirterek ürünleri iade ettiğini, yapılan muayene neticesinde iadeye konu ürünlerin ağız kısmında kullanmak üzere satın aldıkları tutkalda sorun olduğunu fark ettiklerini, tutkalı muadil tutkallar ile poşetlere uygulayıp karşılaştırdıklarında satın aldıkları tutkalın yapıştırıcı özelliğinde sorun olduğunu, düşük sıcaklık seviyelerinde tutkalın gerektiği gibi yapışmadığını ve naylon poşetin taşınması veya herhangi bir şekilde hareket ettirildiği esnada açıldığının ortaya çıktığını, tutkalın -21 dereceye kadar yapışma sağlayacağı belirtilmiş olmasına karşın, düşük sıcaklık seviyelerinde üründen beklenen faydanın sağlanamadığını, davalılardan …’nın üretici, Adöksan Kimya …Ltd. Şti.’nin Türkiye distribütörü, Yapsan Yapıştırıcı Ltd. Şti.’nin bayii olduğunu, müvekkili firmanın tutkalı satın aldığı bayiiye sorunu haber verdiğini, davalı firmanın müvekkilinin elinde kalan tutkalı 10.03.2016 tarihli fatura ve irsaliyesi ile birlikte iade aldığını, 01.04.2016 tarihli ihtarname ile müvekkili firmanın uğradığı zararın karşılanmasının istenildiğini ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek müvekkilinin ayıplı tutkala ödeme yapması nedeniyle zarara uğradığını, yine ayıplı tutkal nedeniyle müvekkili firmaya ait ürünün tamamının da kullanılamaz hale geldiğini ve hurda değerinden başka bir anlamı kalmadığını, ayrıca ürünlerin iade edilmesi sebebiyle müvekkilinin itibarının zedelendiğini, müvekkili firmanın iade edilen ürünleri nedeniyle uğradığı 38.072,12 euro zarar ve kâr kaybının, ürünlerin hurda bedelinin tespit ve iade faturası tarihindeki euro kuru üzerinden mahsup edildikten sonra ortaya çıkacak zararın euro bedelinin şimdilik 1.000,00 euro tutarının temerrüt tarihinden itibaren yabancı mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, dava konusu ürünlere ilişkin şimdilik 10.000,00 TL nakliye, depo, gümrük giderlerinin ticari avans faizi ile birlikte, müvekkili firmanın uğradığı ticari itibar kaybı nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. 11.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile iade edilen ürünler nedeniyle talep edilen tazminat miktarını 32.692,79 euroya, nakliye ve depo gümrük giderleri için istenilen tazminat miktarını ise 10.393,78 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Colquimica Industria Nacional De Colas SA vekili cevap dilekçesinde; malda ayıp olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Adöksan vekili cevap dilekçesinde; malda ayıp olmadığını, dava konusu tutkalın kullanım koşullarına uygun kullanıldığında yapıştırıcı özelliğine haiz bir tutkal olduğunu, davacı haricinde hiçbir alıcının şikayette bulunmadığını, davacı tarafından ürünün yapışkanlığı ile ilgili sorun olduğu bildirildiğinde ürünün derhal test amacı ile müvekkili tarafından yurt dışındaki satıcı firmaya gönderildiğini, yapılan test sonucunda ise tutkal ile ilgili herhangi bir sorun olmadığının, sorunun kargo poşetlerinde olduğunun ifade edildiğini, dolayısıyla ürünün kullanımından kaynaklanan sorunun yarattığı bir zarar için müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, süresinde ihbarda bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı Yapsan Yapıştırıcı Kimya Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. yargılamaya katılmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalılardan Yapsan Yapıştırıcı Ltd. Şti.’den 2015 yılı 10,11 ve 12 nci ayları ile 2016 yılı 1 nci ayında altı ayrı tarihte yapıştırıcı ürün aldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23 üncü maddesi gereğince 8 gün içerisinde ürünleri kontrol ettirerek ayıplı olması halinde bildirimde bulunması gerekirken 01.04.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunduğu, davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Adöksan Kimya San. Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yapıştırıcı müvekkilin ürettiği poşetlere uygulandığından, üründeki ayıbın ancak uygulama neticesinde ve ayrıca da düşük sıcaklıklarda anlaşılmakta olduğunu, nitekim ihraç edilen poşetlerin piyasaya girmesinden sonra naylon poşetlerin ağızlarının gerektiği gibi yapışmadığının ortaya çıktığını, 8 günlük sürede ürünün muayene edilmesinin mümkün olmadığını, ürünün ayıplı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı Adöksan Kimya San. Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava konusu edilen tutkalın ayıplı olduğu ispatlanamadığından ayıbın tespitinden sonra tartışılması gereken ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, mahkemece verilen kararın sonucu itibarı ile doğru olduğu, mahkemece davanın reddine karar verilmekle kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine artırılan dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine ve maddi ve manevi tazminat davası yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ancak bu husus istinaf sebebi yapılmadığından manevi tazminat talebi yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davalı Adöksan Kimya Sanayi Dış Ticaret Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; naylon poşetlerin yurt dışındaki firma tarafından müvekkili firmaya iade edildiğinin gümrük kayıtları ile sabit olduğu, incelenen poşetlerin gümrükten iade alınan naylon poşetler olduğunu, çok ciddi surette yer kaplamakta olup bu denli fazla miktarda özürlü poşetin başka yerden temin ya da sıfırdan imal edildiğinin düşünülemeyeceğini, davalı Yapsan …Ltd. Şti. firmasının yetkililerinin üründen beklenen sonucun elde edilemediğini bizzat kendilerinin gördüklerini ve ürün iadesini kabul ettiklerini, dolayısıyla müvekkilinin elinde bulunmayan tutkalı inceleme aşamasında dosyaya sunmasının hukuken de fiilen de mümkün olmadığını, tutkalı sunması gereken kişilerin tutkalı ellerinde bulunduran davalılar olduğu, davalıların dava konusu tutkalı incelenmek üzere davalılardan Colquimica firmasına gönderdiklerini açıkça beyan ettiklerini, ispat yükünün yer değiştirdiğini, ayıplı ürünü teslim alan davalı firmaların yetkililerinin de müvekkili tarafından tanık olarak bildirilmiş olmalarına rağmen duruşmalara gelmekten ve dava konusu tutkala ilişkin tanıklık etmekten imtina ettiklerini, mali bilirkişi raporundan da açıkça anlaşıldığı üzere tutkalın poşetlere uygulandığı dönemde müvekkili firmanın defter, kayıt ve stoklarında dava konusu tutkal haricinde herhangi başka bir yapıştırıcının bulunmadığını, dolayısıyla poşetlere uygulanan tutkalın davaya konu tutkal olduğunu, davalıların dava konusu tutkalın daha performanslı olduğu konusunda müvekkilini yanılttıklarını, dava konusu ürünü kendi laboratuvarında test ettiğini belirtilen davalı Colquimica firmasının test sonuçlarına göre tutkalda hata olmadığını ve fakat tutkalın düşük sıcaklıkta kullanılmaması gerektiği yönünde Adöksan firmasının bilgilendirilmiş olduğunu, olayda kendilerinin kusuru bulunmadığını ifade ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari satımda ayıptan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Adöksan Kimya Sanayi Dış Tic. Ltd. Şti.’ne verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.