YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5652
KARAR NO : 2023/1358
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/472 Esas, 2021/809 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/287 E., 2019/587 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan 2015 Yaz Sezonu Balkan ve Baltık Pazarı Yaz Sezonu Sözleşmesi uyarınca 01.04.2015 ila 31.10.2015 tarihleri arasında müvekkilinin otelinin davalının acenteliği vasıtasıyla gelecek turistler için fiyatlandırıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirdiği halde davalının ücretini ödemediğini, cari hesap ekstresi uyarınca davacının alacaklı olup tahsili için başlattığı takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 23.10.2014 tarihinde Oda Kontenjan Sözleşmesi imzalandığını, başka bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının sözleşme diye adlandırdığı fiyat listesinin sözleşme şartları ile konaklattırılmasından başka bir şey olmadığını, sözleşmenin 16 ncı maddesinde öngörülen çeklerin henüz hizmet alınmadan davacıya teslim edildiğini, bu çeklerle ilgili açılan menfi tespit davasında işbu davanın davacısının verdiği cevap gözetildiğinde davalının fiyat listesi olan Balkan- Baltık ülkelerinden gelecek müşterilerin 23.10.2014 tarihli oda kontenjan sözleşmesinden bağımsız olduğunu ileri süremeyeceğini, taraflar arasındaki ihtilafın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/790 E., 2018/212 K. sayılı ilamı ile sonuçlandığını, buna rağmen davacının kötü niyetle tekrardan tek taraflı hazırlanan fatura ve cari hesap ekstresi ile husumet yöneltip haksız kazanç amaçladığını savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ticari defter ve belgelerinde davalıdan 285.395,09 USD alacaklı, davalının ticari defterlerinde ise 385.359,95 USD davacıdan alacaklı göründüğü, davacının kendi ticari defter ve belgelerine göre davalıya euro pazarı müşterileri için 2015 yılında toplam 173.600,94 euro hizmet verdiği, bu hizmet bedelinden 942,40 euro tutarında 3 iade faturasını düşerek davalıdan 172.658,54 euro alacağı olduğunu iddia ettiği, ancak davacının kendi ticari defter ve belgelerinde bu alacağın daha sonra davalı ile olan USD döviz olarak verdiği hizmetleri takip ettiği cari hesabından dolara çevrilerek devir ettiği ve davalıya olan borcundan düşüldüğü, buna göre davacı alacaklının hesabını kapatmış olup, defter kayıtlarında davalıdan alacağının görülmediği, her ne kadar davacı tarafından 172.658,54 euro alacağın 12.936,39 euro faizi ile birlikte tahsili istemi ile icra takibi başlatılmış ise de sahibi lehine delil olma vasfını taşıyan davacının kendi ticari defterlerinde 172.658,54 euro alacağın davalıya olan borcuna mahsup edildiği, ticari defterlerindeki bu kaybın kendisi aleyhine de delil teşkil ettiği, davacının takip tarihi itibari ile talep edebileceği alacak miktarının bulunmadığı, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/790 E., 2018/212 K. sayılı dosyasında taraflar arasında imzalanan ve eldeki davaya konu Balkan-Baltık pazarına ilişkin cari alacağın hesaba katılmadığını, yalnızca Rusya-Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) pazarının dikkate alındığını, ilgili mahkeme kararı ve virman işlemi uyarınca davacının davalıdan alacağının olmadığı yönündeki değerlendirme ve tespitin hatalı olduğunu, davalının euro defter kayıtlarına euro pazarı olarak kabul edilen Balkan-Baltık pazarından kendi adına kesilen faturaları işlediğini, davalının kendi kayıtlarında bile müvekkiline 171.911,83 euro borçlu olduğunun yazıldığını, şirket muhasebesinin yaptığı virmanın tarafların ortaklaşa yaptıkları bir mutabakat neticesinde olmadığını, yalnızca müvekkilinin kayıtları tek bir tarafta toplamak isteğinden kaynaklandığını, müvekkili kayıtlarında görülen virman sonucunda davalıdan alacağını tahsil etmiş olmadığını, kayden alacağını diğer cariye aktardığını, işlemin neticesi itibariyle bir tahsilat anlamına gelmediğini, müvekkilinin davalıdan euro pazarı olan Balkan-Baltık pazarı nedeniyle alacaklı olduğunu, bilirkişi raporuna göre davalının kayıtları ile müvekkilin kayıtları arasında 85.727,77 euro fark bulunduğunu, müvekkilin USD hesabına aktardığı meblağın 97.929,05 euro olup bakiye 85.727,77 euronun USD hesabına aktarılmadığını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/790 E., 2018/212 K. sayılı dosyası ile verilen kararda, müvekkilinin 2014 yılından mutabakatnameye dayalı USD alacağının bile dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötüniyet tazminatı şartlarının oluştuğunu ileri sürerek kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 23.10.2014 tarihli 2015 yılı yaz sezonu otel kontenjan sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 16 ncı maddesince davalı acente tarafından davacıya 30.04.2015 ila 30.10.2015 tarihleri arasında herbiri 306.000 USD bedelli toplam 7 adet çekin avans olarak verildiği, üç adet çek yönünden davalının açtığı menfi tesbit davasının kabul edildiği, istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeyerek 17.04.2019 tarihinde kesinleştiği, alınan bilirkişi raporunda 01.11.2015 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 97.929,05 euro alacaklı olduğu, ancak bu alacağını 31.12.2015 tarihinde davalının diğer cari hesabına naklederek bu hesaptaki davalıya olan borcundan düşürdüğü, menfi tespit davasına konu 918.000 USD bedelli üç adet çekin düşülmesiyle davacının davalıya 285.395,09 USD borçlu olduğu, taraf defter kayıtları nazara alındığında davacının bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği, davacının kendi defter kayıtlarında, davalıdan bir alacağının gözükmediği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olup davacı vekilinin tüm istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davacının haksız ve kötü niyetle takip yapıldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda müvekkil şirketin alacağının 172.658,54 euro olduğunun, 97.292,05 euronun virman yapıldığının, bu meblağın diğer cari hesap alacağından mahsup edildiğinin belirtildiğini, 75.366,49 euronun da virman edilip edilmediği, diğer cari alacaktan mahsup edilip edilmediğinin tespit edilmediğini, müvekkilinin 172.658,54 euro alacağı bulunduğunu, bunun mahsup edilmediğini, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/790 E. sayılı dosyasında da dikkate alınmadığını, oysa bu yönde bir inceleme yapılmış olsaydı; esasen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/790 E., 2018/212 K. sayılı kararında ve karara esas bilirkişi raporunda Balkan-Baltık pazarından kaynaklanan müvekkil alacağının o davanın konusu kabul edilen Rusya-BDT pazarından doğan cari alacakta dikkate alınmadığının tespit edileceğini, davalının euro kayıtlarına euro pazarı olarak kabul edilen Balkan-Baltık pazarından kesilen faturaları işlediğini, bu hususun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalının kendi kayıtlarında bile müvekkiline 171.911,83 euro borçlu olduğunun yazıldığını, müvekkilinin muhasebesi tarafından yapılan virman işleminin mutabakat neticesinde olmadığını, yalnızca müvekkil şirketin kayıtları tek bir tarafta toplamak isteğinden kaynaklandığını, müvekkilinin yaptığı virmanın davalı tarafça yapılmadığını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince dikkate alınmadığını, virman işlemi neticesinde müvekkilinin davalıdan olan bu alacağını tahsil etmediğini, kayden alacağını diğer cari hesaba aktardığını, netice itibarıyla müvekkilinin kayıtlarında yapılan virman işleminin sonuçsuz kaldığını, işlemin neticesi itibarıyla bir tahsilat anlamına gelmediğini, davalının açtığı davada da mahsup işlemi olarak değerlendirilmediğini, müvekkilinin davalıdan euro pazarı olan Balkan-Baltık pazarı nedeniyle alacaklı olduğunu, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/790 E., 2018/212 K. sayılı dosyası ile verilen kararda, müvekkilin 2014 yılından mutabakatnameye dayalı USD alacağının bile gözetilmediğini, işbu davaya konu ettiğimiz euro alacağının da aynı şekilde dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 222 nci maddesi,
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.