YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5663
KARAR NO : 2023/517
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu 2017/05151 numaralı “POLIMOLE” ibareli markanın ilanına itiraz edildiğini, bu itirazın YİDK tarafından ret edildiğini, davaya konu markanın “POLIMOLE” ibaresinden, müvekkilinin markasının ise “POLICOL” ibaresinden oluştuğunu, her iki markada P, O, L, İ,O, L harflerinin aynı olduğunu, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taraf markalarının ayniyet derecesinde benzerliği bulunduğunu, markalar arasında bir bağ olduğu intibasının oluşabileceğini, müvekkilinin markasının 05 inci sınıfta yer alan mallarda tescilli olduğunu, davaya konu markanın da aynı sınıftaki emtia için başvurusunun yapıldığını, bu nedenle ilgili malın tüketicisinin markaların aynı işletmeden veya birbirine bağlı işletmelerden üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kuracağını ileri sürerek YİDK’nın 2018-M-15 sayılı kararının iptaline, 2017/05151 sayılı “POLIMOLE” ibareli markanın iptaline, tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin “Polimole” markasının endüstriyel kimya, denizcilik, akaryakıt sektöründe kullanılacağını, bu markanın işin ehli bilinçli kişiler tarafından tercih edileceğini, markalar arasında “poli” ön ekinden kaynaklanan bir benzerlik bulunmakta ise de müvekkilinin markasında bulunan şekil unsuru ile kelime unsurundan kaynaklanan farklılıklar karşısında markaların bıraktığı intibanın farklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının “şekil+POLIMOLE” ibareli başvuru markası ile davacının “POLICOL” ibareli tescilli markası arasında 2017/05151 sayılı markanın kapsamında yer alan 5 inci sınıftaki “05.04 Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden dahil çocuk bezleri), 05.05. Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler, 05.06. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular” mallar ile 35 inci sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden dahil çocuk bezleri). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, dava konusu başvuru markasının kapsamındaki yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden davalının “şekil+POLIMOLE” ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden bunun davacının “POLICOL” ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde her iki taraf markalarının aynı işletmeye ait marka, idari ve ekonomik açıdan birbirleriyle bağlantılı işletmelere ait markalar olduğu konusunda izlenim doğurabileceği, yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanunun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas tehlikesi koşullarının oluştuğu, iltibas oluşmayan kısımlar yönünden ise davacı tarafın markalarının tanınmışlığı yönündeki iddiaların kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının dava konusu edilen 2017/05151 sayılı markanın kapsamında yer alan 5 inci sınıftaki “05.04 Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden dahil çocuk bezleri), 05.05. Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler, 05.06. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular” mallar ile 35 inci sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden dahil çocuk bezleri). Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden iptaline, bu mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı markasının “mutlak ret” yönünden incelenmediğini, davalının markasını teşkil eden “poli” ve “mole” ibarelerinin kimya sektöründe sıkça kullanılan ibarelerden olduğunu, davalı markası olan “POLİMOLE” “çok/fazla mol” anlamında olduğundan başvuruya konu 05. sınıf mallarından bilhassa 5/1 ve 5/2 alt sınıfındaki ürünler itibariyle tasviri nitelikte olup bir ilaç veya bitkisel takviye üzerinde “POLİMOLE” markasını gören tüketiciler, “içerisinde çok fazla miktarda mol bulunan, çok tesirli bir ürün” olduğu yönünde mesajını “POLİMOLE” markasından alacağını, taraf markaları arasındaki benzerlik değerlendirmesinin farklılıklar üzerine temellendirildiğini, taraf markalarının benzerliğinin aleni olduğunu, buna rağmen markaların bazı mal/hizmetler için iltibas oluşturacak derecede benzer olmadığı yönünde davanın kısmen reddinin hukuka aykırı bulunduğunu, taraf markalarının ortalama tüketici kitlesi itibarıyla bazı mal/hizmetler için iltibasa yol açmayacağı yönünde kanaat bildirildiğini, ortalama tüketici grubuna yönelik incelemenin eksik ve hatalı olduğunu, 5/1, 5/2, 5/3, 5/7 sınıfındaki tüm malların ilgili tüketici kitlesinin doktor, eczacı gibi uzman tüketicilerden teşkil etmediğini, ilaç emtiasının tüketici kitlesi kapsamına doktor ve eczacı gibi uzman kişiler girebildiği gibi orta seviyedeki tüketici olan hasta/halk da girebildiğini, 5/1 mallarının ortalama tüketici kitlesi ile 5/2, 5/3, 5/7. sınıfındaki malların ilgili tüketici kitlesi farklı olduğundan taraf markalarının 5/2, 5/3, 5/7 sınıfındaki mallar ile 35/06 sınıfındaki 5/2, 5/3, 5/7 sınıfındaki malların satışı hizmetleri yönünden iltibas oluşturmayacağı yönündeki Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davacı markasında tüm 05 inci sınıf mallar ve reçeteli-reçetesiz tüm ilaçlar bulunduğunu, uzman ve nitelikli kişilerden teşekkül tüketici kitlesi dahi, farklı iki marka karşısında olduğunu anlasa dahi polimol-polikol markaları ayırt edilemeyecek derece benzer olduklarından ve birbirlerini çağrıştırdıklarından arasında bir bağ olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının koşullarının olmadığını, “poli” sözcüğünün ticaret hayatında yaygın kullanımının bulunması nedeni ile ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, anlamsal olarak farklılık bulunduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, itirazlarının karşılanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığını, markalar arasındaki izlenimin tamamen farklı bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının “POLIMOLE” ibareli marka başvurusu ile davacı Şirketin “POLICOL” ibareli markası arasında, markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunmadığı, diğer taraftan davacı vekilince, istinaf dilekçesinde, davalı markasının “mutlak ret” yönünden incelenmediği ileri sürülmüş ise de davacı vekilince bu hususun davalının marka başvurusuna yapılan itiraz aşamasında ileri sürülmediği gibi dava dilekçesinde de dava konusu edilmediği, kaldı ki bu yöne ilişkin bir kanaat oluşmadığı, davalının “POLIMOLE” ibareli marka başvurusu ile davacı Şirketin “POLICOL” ibareli markası arasında, markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma sırasında işaretlerin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.09.2014 tarihli, 2014/6955 E., 2014/13791 K. sayılı, 03.02.2014 tarihli, 2013/11592 E., 2014/1833 K. sayılı kararlarında da belirlendiği üzere,”poli” ibaresinin İngilizcede “çok” anlamına geldiği, markasal kullanımda her hangi bir işletmenin tekelinde olamayacağı, ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, bu itibarla “poli” ibaresinin önüne veya sonuna ibareler eklenerek ayırt edicilik sağlanabileceği, somut uyuşmazlıkta da bu ayırt ediciliğin kullanılan ekler ile sağlandığı, markalar arasında belirgin biçimde farklılık bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı markasının mutlak red nedenleri bakımından incelenmediğini, mutlak red nedenlerinin resen gözetileceğini, mutlak red nedeni konusunda neden kanaat oluşmadığını istinaf makamının izah etmediğini, davalı marka başvurusunun 5 inci sınıf mallar için tanımlayıcı olduğunu, taraf markalarının birbirleri ile benzer olduğunu, işitsel benzerliğin ise ayniyet derecesinde yakın olduğunu, iltibasa ilişkin değerlendirmede ayniyet aranmayacağını, davaya konu markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerin tüketici kitlesinin uzman değil ortalama seviyedeki tüketiciler olduğunu, davalı başvuru markası ile davacı markaları arasında işletmesel bağ bulunduğunun algılanabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.