Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5666 E. 2023/46 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5666
KARAR NO : 2023/46
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/24461 başvuru numarası ile 29, 30 ve 32 inci sınıflarda “ÇİFTÇİ” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun 2009/23022 ve 2012/25955 sayılı “ÇİFTÇİ” ibareli markalara dayalı olarak 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca kısmen reddedildiğini, karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, müvekkilinin ÇİFTÇİ ibareli marka başvurusu ile redde mesnet alınan ÇİFTÇİ FIRIN markası benzer kabul edilse dahi başvurunun sadece 30 uncu sınıftaki “pastacılık ve fırıncılık mamülleri” için reddedilebileceğini, bu husus değerlendirilmeden başvurunun tümden reddinin hatalı olduğunu, müvekkilinin yıllardır bakliyat sektöründe tescilli A LA ÇİFTÇİ markasını kullandığını, dava konusu markanın önceki markasının serisi niteliğinde olduğunu, redde mesnet ÇİFTÇİ FIRIN markasının ise bakliyat sektöründe hiç kullanılmadığını, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımı karşısında bakliyat sektöründe hiç kullanımı olmayan markanın redde mesnet alınmasının doğru olmadığını, bakliyat ürünü bakımından ÇİFTÇİ ve ÇİFTÇİ FIRIN markalarının farklılık arz ettiğini ileri sürerek, YİDK’in 11.01.2018 tarih ve 2018-M-69 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, davaya konu marka başvurusu ile redde mesnet markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, işbu markalarda esas ve belirleyici unsurun yazılış, okunuş ve anlam olarak birbirinin tıpatıp aynısı olan çiftçi ibaresi olduğunu, davacının 2004/21425 sayılı A LA ÇİFTÇİ ibareli önceki tarihli markasının dava konusu ÇİFTÇİ ibareli markasından farklı olduğunu, asli unsuru aynen muhafaza edilmediğini, önceki tescilli markanın işletme ile bağlantısının ve tüketici nezdinde yarattığı izlenimin yeni başvuruda korunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 2017/24461 sayılı “ÇİFTÇİ” ibareli davacı … başvurusu ile redde mesnet alınan “ÇİFTÇİ” ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, davacının “çiftçi” ibareli marka başvurusu yönünden, önceki tarihli markasından kaynaklanan müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun 30. sınıf emtialar yönünden tamamen reddinin hukuka aykırı olduğunu, “çiftçi fırın” markasının faaliyet alanının tamamen pastacılık üzerine olduğunu, davacının faaliyet alanı olan bakliyat sektörü ile hiç bir ilgisinin bulunmadığını, Mahkemece 6769 sayılı Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamındaki benzerlik olgusunun dar yorumlanması gerektiği açıklanmasına rağmen bu hususta dar bir yorum yapılmadığını, müvekkili başvurusu ile redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, somt olayda Yüksek Mahkemenin ayniyet derecesi ve markanın bir bütün olarak incelenmesi gerekliliği esasının gözardı edildiğini, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, dava konusu “çiftçi” ibareli başvuru ile redde mesnet “Çiftçi Fırın” ve “ÇİFTÇİ” ibareli markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının aynı olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.