YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5703
KARAR NO : 2022/146
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.02.2019 tarih ve 2018/515 E. – 2019/168 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin temsilcisi olduğu dava dışı Euka Ltd. Şti. ile davalı … arasında 05.05.2008 tarihli sözleşme düzenlendiğini ve teminat olarak açık senet verdiklerini, işi yerine getirmedikleri ve 129.554,75 TL alacaklı olmalarına rağmen senede davalı … isminin yazılarak icra takibine konulduğunu ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, bonoda sıfatlarının bulunmadığını savunarak davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, bononun ciro yolu ile hamili olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece,iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı … İnşaat – … yönünden davasının husumet nedeni ile reddine, davacının davalılar FC Mühendislik Isı Sistemleri İnşaat San. ve Ltd. Şti. hakkındaki davasının kabulü ile İstanbul 1 İcra Müdürlüğü’nün 2011/17948 sayılı takibe konu 20/11/2008 tanzim, 20/02/2009 vade tarihli 30.000,00 TL’lik senet ve bu senet nedeni ile yapılan takipten dolayı davacının bu davalılara borçlu olmadığının tespitine, Yargıtay bozma ilamı uyarınca davalı … yönünden davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olup mahkemece davalılardan …’ya karşı açılan dava pasif husumet nedeniyle reddedilmiş iken davalı … yönünden ise davanın esastan reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan davalılar bakımından açılan davaların red sebeplerinin ortak olmadığı kuşkusuzdur. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesinde “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı” düzenlemesi mevcut olup davalı … yönünden açılan davanın esastan reddedildiği gözetilerek davalı … lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, diğer davalı ile birlikte tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle davalı … yararına bozulması gerekiyor ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı … vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 9. bendinin 1. satırında yer alan “…ile ……” ibaresi ile 2. satırındaki “…davalılara…” ibarelerinin çıkartılarak “davalılar” ibaresi yerine “davalı …’ya” ibaresinin yerleştirilmesine, HÜKÜM bölümüne 10. bent olarak “Davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 3.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı …’ya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekliyle davalı … yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı …’ya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.