Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5708 E. 2022/9316 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5708
KARAR NO : 2022/9316
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2018 tarih ve 2016/408 E. – 2018/381 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.01.2021 tarih ve 2019/82 E. – 2021/14 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı şirketin müvekkili ve eşi…ile birlikte yazdıkları “Tüm Dersler” ismini verdikleri ilk öğretime destek kitaplarının yayınlanması için 1993 yılında kurulduğunu, davalının yıllar içinde başka yazarların kitaplarını da yayınlamışsa da temel yayınının halen Tüm Dersler kitaplarının olduğunu, 2011- 2012- 2013 yıllarına ilişkin Tüm Dersler kitapları için telif ücretlerinin davalının yönetim kurulu başkanınca müvekkiline ve eşinin mirasçılarına resmî olarak bildirildiğini, bu bildirimde yer alan tutarın brüt 707.814,73 TL dışındaki kısmının ödendiğini, müvekkilinin telif bedelinin ödenmesi için gönderdiği ihtarnameye davalının “müvekkilinin esere katkısı olmadığı, …’nin eşini onurlandırmak için adını kitaba koyduğu” yönünde cevap verdiğini, ödeme yapılmayınca müvekkilinin icra takibi başlattığını, yaklaşık bir yıl önce müvekkilinin telif hakkını hesaplayıp bildiren davalı şirketin yönetim kurulu başkanının davalı şirket adına itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı, Tüm Dersler 1- 2- 3- 4- 5 kitabının…ile Türkçe Öğretmeni … tarafından hazırlandığını, davacının eserin meydana getirilmesine katkısının bulunmadığını, …’nin eşini onurlandırmak maksadıyla kitapların üzerinde davacının ismine yer verdiğini, anılan kitapların içeriklerinin tamamen değiştiğini, bu değişikliklerin de davalının anlaştığı ya da çalıştığı ressam ve öğretmenlerce şirket yönetim kurulu başkanının editörlüğünde yapıldığını, kitabın orijinal haliyle bir benzerliğinin kalmadığını, davacıya telif ödeneceğine dair bir kabulün bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının 03.05.2010 tarihli belge ile telif haklarını çocuklarına devrettiğini, bu feragatle birlikte hakkın özünden vazgeçildiğini savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, …’nin yazarları arasında olduğu “Tüm Dersler 1- 2- 3- 4- 5” kitaplarının hazırlanmasına davalının bir katkı vermediği halde yazarın salt eşi olan davalıyı onurlandırmak için nezaketen yazarlar arasında gösterdiğini, …’nin vefatından sonra da maneviyata duyulan saygı gereği uygulamanın devam ettirildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kitapların ilk meydana getirilmesi noktasında davalının hususiyet içeren müşterek eser sahipliğine bir katkısı varsa bile program ve müfredat değişiklikleri sebebiyle eğitimci kadrosu tarafından kitapların güncellendiğini, bu değişikliklerin müvekkilinin yönetim kurulu başkanınca planlanıp yaptırıldığını, görsellerin davacıda çalışan ressam ve grafikerlerce hazırlandığını, ilgili yazarlara bedellerinin ödendiğini, bu kişilerce de telif ve yayın haklarının müvekkiline devredildiğini, şu anki eserle ilk eser arasında hiçbir benzerlik kalmadığını, ilk eserden hiçbir ize rastlanmadığını, davalının bir kısım adı yazılı eserlere katkı vermediğini kabul ettiğini ileri sürerek müvekkilinin yayınları arasında yer alan 2011 ve sonrasında piyasaya sürülen “Tüm Dersler (Konu Anlatımlı) 1- 2- 3- 4- 5” kitaplarının eser sahipliğinin müvekkile ait olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, tüzel kişinin eser sahibi olamayacağını, kitabın ilk olarak 25 yıl önce müvekkili ile eşi tarafından yazılıp yayınlandığını, eserlerin rağbet görmesi üzerine davacı şirketin kurulduğunu, yayımın şirket üzerinden yapılmaya başlandığını, ancak eserin şirkete devredilmediğini, eserlerin ortaya çıktığı an henüz şirketin kurulmadığını, ilk baskıdan son baskıya kadar müvekkilinin eser üzerinde ismine yer verildiğini, müvekkilinin emeğinin olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, telif ödemesi ile açıklamanın yönetim kurulu başkanı tarafından yapıldığını, müvekkilinin eser sahipliğinin bu nedenle de davacı tarafından kabul edildiğini, eserin bir kısım güncellemeye tabi tutulmasının müvekkilinin eser sahipliğine zarar vermeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davada, dava konusu edilen “ilim edebiyat” kategorisindeki eserler olan İlköğretim 1-2 Tüm Dersler isimli kitabın eser sahiplerinin…ve …, İlköğretim 3-4-5 Tüm Dersler isimli kitabın eser sahiplerinin ise …, … ve … olduğu, dava konusu tüm kitaplarda yazar olarak …’nin isminin bulunduğu, şirket yönetim kurulu başkanı … tarafından imzalanan “Tüm Dersler Kitabı Varislerine” başlıklı yazıda; “……. 1-2-3-4-5 Tüm Dersler telif ücreti ise Brüt 707.814,73 TL olup vergi kesintisinden sonra ödenecek net tutar 587,486,23 TL’dir. Bu tutar 15.05.2015 tarihinde ödenecektir” ifadelerine haiz belgeden, taraflar arasında mali hakkın devredildiği, taahhüde rağmen ödemenin gerçekleşmediği, alacak miktarının inkar edilmeyen davalı taahhüt belgesine göre brüt 707.814,73 TL, net 587,486,23 TL ve likit olduğu, birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede, yayınlanmış eser nüshalarında sahibinin adı belirtilen eserlerde o eserin sahibi olarak ismi bulunan kimse aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılacağından birleşen dosyanın davacısı tarafından bastırılıp yayınlanan 2011 yılı ve sonrasında piyasaya sürülen İlköğretim 1-2 Tüm Dersler isimli kitabın eser sahiplerinin…ve …, İlköğretim 3-4-5 Tüm Dersler isimli kitabın eser sahiplerinin ise …, … ve … olduğu, dava konusu tüm kitaplarda yazar olarak birleşen dosya davalısının isminin bulunduğu, tüm kitaplar yönünden davalının FSEK’in 1/B(b), 10 ve 11 maddeleri çerçevesinde diğer yazarlar ile birlikte eser sahibi sıfatını taşıdığı, birleşen dosya davacısının sunduğu belgelerin, eser sahipliğine dayanak teşkil eden 5846 Sayılı Kanunun ilgili karinelerinin aksini ispat etmeye yetmediği, telif hukukunda eser sahipliğinin ancak esere hususiyetini yansıtan gerçek kişilere özgülendiği, tüzel kişilerin eser sahibi statüsü kazanamayacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının asıl alacak yönünden iptaline, icra takibinin 587.486,23 TL asıl alacak için devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans oranları üzerinden faiz işletilmesine, 117.497 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, itirazın faiz yönünden ise yerinde olduğundan bu kısım yönünden açılan davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Taraf vekilleri, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüzel kişilerin eser sahibi olmalarının mümkün olmadığı, çoğun içinde az da vardır ilkesi gözetildiğinde birleşen davanın eser üzerindeki mali hak sahipliğinin tespiti olarak nitelendirildiği, dava konusu İlköğretim Tüm Dersler 1-2-3-4-5 adlı kitapların ilim ve edebiyat eseri oldukları, kitapların üzerinde davacının isminin de eser sahibi olarak yer aldığı, FSEK’in 11. maddesi uyarınca davacı yararına eser sahipliği karinesinin doğduğu, karinenin aksinin ispat edilemediği, sunulan gider pusulaları ile diğer belgelerin de belirtilen karinenin aksini ispata elverişli bulunmadıkları, söz konusu kitaplarda müfredata bağlı olarak bir kısım değişiklikler yapılmış ise de FSEK’in 10. maddesi uyarınca bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımların eser sahipliğine esas teşkil etmeyeceği, kaldı ki eser üzerinde mali hakların sahibi olduğunu ileri süren davacı birleşen davalının da dava konusu eserler için davacıya 30.09.2014 ve 13.10.2014 tarihlerinde telif ödemeleri yaptığı, dolayısıyla dava konusu eserlerin sahibinin davacı olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, asıl dava yönünden ise, eserler üzerinde yazar olarak adı yer alan davacının, İlköğretim Tüm Dersler 1-2 adlı eserlerin dava dışı…ile, İlköğretim Tüm Dersler 3-4-5 adlı eserlerin ise yine dava dışı…ve … ile birlikte eser sahibi olduğu, FSEK’in 10. maddesi uyarınca birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliği olup, birliğe adi şirket hakkındaki hükümlerin uygulanması gerekir ise de işbu davada, davacı tarafça kendi payına düşen telif ücreti alacağı talep edildiğinden, diğer deyişle eldeki dava, eser sahipliğinden doğan mali hakların ihlali sebebi ile açılan maddi tazminat davası olmadığından, davacının tek başına bu davayı açabileceği, taraflar arasında düzenlenmiş bir mali hak devir sözleşmesinin sunulmadığı, davalının davacıya muhtelif tarihlerde telif ödemesi yaptığı, davalı Şirket antentli kağıda yazılan ve davalı Şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanan tarihsiz yazıda, davacıya 1-2-3-4-5 Tüm Dersler adlı kitaplar için brüt 707.814,73 TL, vergi kesintisinden sonra net 587.486,23 TL telif ücretinin 15.05.2015 tarihinde ödeneceğinin belirtildiği, yazı ekinde ise yapılacak ödemelerin detaylı dökümlerine yer verildiği, detaylı dökümlerine de yer verilen ve sıhhati konusunda tereddüt bulunmayan, diğer deyişle davalı tarafından inkar edilmeyen bu yazıda miktarın, dava konusu eserlerin 2011-2012-2013 telif ücreti olarak davacıya ödenmesi gerektiği, davalı tarafça, davacının 03.05.2010 tarihli yazısı ile dava konusu kitapların telif haklarına karşılık gelen paranın 4 çocuğu arasında eşit olarak paylaştırılmasını kabul ettiği ve bu nedenle artık telif ücreti isteyemeyeceği savunulmuş ise de, söz konusu yazının 03.05.2010 tarihli olduğu, ancak o tarihe kadar doğan telif ücretinin devri olarak kabul edilebileceği, zira yazıda ileride doğacak hakların da devredildiğine dair bir açıklığa yer verilmediği, nitekim davalı tarafça da 2011-2012-2013 yılları için davacıya telif ücreti ödeneceğinin kabul edildiği, davalının düzenlediği yazıda açıkça, dava konusu borcun 15.05.2015 tarihinde ödeneceği belirtildiğinden, davalının bu tarihte temerrüte düştüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile 587.486,23 TL asıl alacak ve 60.165,03 TL işlemiş faiz yönünden icra takibine davalı-birleşen davacı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 587.486,23 TL asıl alacak ve 60.165,03 TL işlemiş faiz üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, 117.497,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 22.06.2021 tarihli ek kararla muhtıra tebliğine rağmen nispi temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı vekilinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınıp, asıl davada davacı-birleşen davada davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden Aydan Yayıncılık San. Tic. A.Ş.’den alınmasına, 21.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.