YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5723
KARAR NO : 2023/402
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ : ….Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı Nurha Paketleme A.Ş. arasında akdedilen mal satım sözleşmesi gereğince, dava dışı şirketin müvekkiline peşin çalışmayı taahhüt ettiğini ve Nurha Paketleme A.Ş.’nin davalı şirketten olan 350.000,00 TL alacağını müvekkiline temlik ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin alacaklı yerine geçtiğini, davalı şirketin dava dışı şirkete olan borcunu müvekkiline ödememesi üzerine yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava dışı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan ticari satım sözleşmesinde temlik yasağı bulunduğunu, temlik sözleşmesine müvekkili şirket tarafından muvafakat gösterilmediğini, temlike dayanılarak kendisine başvurulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı ile temlik eden arasında yapılan sözleşmede temlikin alıcı sıfatı ile davalının onayına bağlı tutulduğu, bunun da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 183 üncü maddesinde düzenlenen genel kuralın istisnası niteliğinde olduğu yani borçlu ile alacağını temlik eden alacaklı arasındaki sözleşmenin, borçlunun onayı olmaksızın alacağın devrine engel teşkil ettiği gibi davacının temlike konu olan alacağın belgelerini davalıdan değil kendi akidi olan temlik edenden alması gerekeceği, 6098 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi uyarınca temlik eden (devreden) dava dışı şirketin bu belgeleri davacı temlik alana (devralana) vermekle yükümlü olduğu, temlik sözleşmesinin tarafı olmayan borçlu ile ilgili kanunda bu şekilde bir yükümlülük düzenlenmediği, dava dışı şirket hakkında kesinleşen birden çok icra takibinin bulunduğu, alacaklarla ilgili bir ihtilaf olmadığı için 6098 sayılı Kanun’un 187 nci maddesinin uygulanamayacağı, davalının ilk haciz koyan dosyaya ödeme yapmakla dava dışı – alacağını temlik eden satıcıya (Nurha Paketleme Yaş Sebze Meyve Nakliyat İnş. San.ve Tic. A.Ş.’ye) karşı olan borcunu ifa etmiş sayıldığı, davalının icra tazminatı talebi bakımından ise davacının dava dışı borçlu şirketten olan alacağını alabilmek için icra takibi yapması, mal kaçırma çabası içerisinde olduğunu öğrenmesi üzerine ihtiyati haciz talep etmesi, yine alacağını alabilmek için temlik sözleşmesi akdetmesi, sıra cetvelinde kendisinden önceki hacizler nedeni ile ödenecek meblağın kalmamış olması karşısında, kendi alacağını tahsil etme kaygısı içinde olan davacının kötü niyetli sayılamayacağı gerekçeleriyle davanın ve davalı vekilinin kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın temlik sözleşmesi örneğini göndermediğini, iyi niyetli üçüncü kişi olduklarını, temlik yasağının iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın temlik yasağı olan sözleşmeye rağmen kötü niyetli olarak takip yaptığını, İlk Derece Mahkemesince müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile temlik eden arasında yapılan sözleşmede açıkça temlikin alıcı sıfatı ile davalının onayına bağlı tutulduğu, borçlu ile alacağını temlik eden alacaklı arasındaki sözleşmenin, borçlunun onayı olmaksızın alacağın devrine engel teşkil ettiği gibi davacının temlike konu olan alacağın belgelerini davalıdan değil kendi akidi olan temlik edenden alması gerekeceği, 6098 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi uyarınca temlik eden (devreden) dava dışı şirketin bu belgeleri davacı temlik alana (devralana) vermekle yükümlü olduğu, temlik sözleşmesinin tarafı olmayan borçlu ile ilgili kanunda bu şekilde bir yükümlülük düzenlenmediği, … 4. Noterliğinin 10.03.2015 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafından temlike muvafakat verilmediğinin davacı tarafa bildirildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davacının dava dışı borçlu şirketten olan alacağını alabilmek için icra takibi yapması, mal kaçırma çabası içerisinde olduğunu öğrenmesi üzerine ihtiyati haciz talep etmesi, yine alacağını alabilmek için temlik sözleşmesi akdetmesi, sıra cetvelinde kendisinden önceki hacizler nedeni ile ödenecek meblağın kalmamış olması karşısında, kendi alacağını tahsil etme kaygısı içinde olan davacının kötü niyetli sayılamayacağı gibi davalı tarafça da davacının kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediğinden davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri, istinaf dilekçelerinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı temlik eden arasındaki sözleşmede, temlik yasağı bulunup bulunmadığı, buna göre temlik sözleşmesinin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, davalının dava dışı temlik edene karşı olan tüm borçlarını Yalova İcra Müdürlüğünün takip dosyasına ödemekle borcundan kurtulup kurtulmadığı, davacı temlik alanın davalıdan alacağını talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun’un alacağın devrine ilişkin 183 üncü maddesi ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.