Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5732 E. 2023/29 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5732
KARAR NO : 2023/29
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki, itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile borç ilişkisinin mermer ürünleri alım-satımından kaynaklandığını, davacının ediminin talep olunan mermer ürünlerini Denizli’de teslim etmek, davalı borçlunun ediminin ise mal bedelini ödemek olduğunu, davacının mermer ürünlerini teslim ederek edimini yerine getirdiğini; ancak davalı borçlunun aldığı mal bedellerini ödemeyerek edimini yerine getirmediğini, davacı şirketin alacağının para alacağı olduğunu, alacaklarının ödenmesi için davalıya ihtarname keşide edildiğini; ancak ihtarnameye karşı herhangi bir yanıt verilmediğini, davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız surette itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasındaki 2006 yılından bu yana ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının karşılıksız çıkan sayısız çeki bulunduğunu, tarafların birbirlerine ürün alıp verdiğini bunun karşılığında borçları takas ettiklerini ve birbirlerinin borçları nispetinde alacaklarından vazgeçtiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile Denizli 5. İcra Müdürlüğünün 2013/6414 E. sayılı dosyasına konu itirazların kısmen iptali ile icra takip tarihi itibarıyla 43.459,54 TL asıl alacak ve 438,22 TL temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi dahil toplam 43.897,76 TL üzerinden devamı ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra takibine konu tüm faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı tarafın borcunu ödediğini ispat edemediğini, takibe konu alacakların tamamının ödenmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, alacaklarının faturada yazılı malların tesliminden itibaren muaccel olduğunu, temerrüde düşürmek için ayrıca ihtara gerek olmadığını, davalı borçlunun kötü niyetli olduğunu, alacaklarının belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle icra inkâr ve kötü niyet tazminatlarının reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının aynı faturalara ilişkin iki defa takip yaptığını, ilk takip sonucu açılan davada verilen karar kesinleştiği halde aynı faturalara ilişkin ikinci bir dava açtığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/80 E. sayılı dosyasında davacı tarafın 21.10.2013 tarihinde dilekçe sunarak hataya dayanmasına rağmen dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabul edilip hükmün bu şekilde kesinleştiğini, ıslah ile talep sonucunun daraltılamayacağını, Mahkemenin gerekçesini oluşturan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, davacının usulüne uygun olarak tutmadığı ticari defterlerine dayanarak hak talep edemeyeceğini, tarafların birbirini doğrulamayan ticari defterlerinin delil olarak kullanılamayacağını ve usulünce tutulmayan defterin sahibi lehine delil oluşturmayacağını, bu davada taraf olmayan kişinin ticari defterlerinin incelenmesine muvafakatlerinin olmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, kötü niyet tazminat talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf 2013/80 E. sayılı dosya açısından derdestlik itirazda bulunmuş ise de bu dosyada davalının Alimoğlu Madencilik… A.Ş olduğu, takibe konu beş adet fatura için 2013/80 E. sayılı dosya kapsamında hüküm kurulmadığından davalının bu yönden istinaf isteminin yerinde görülmediği, davacının reddedilen bölüm yönünden, kötü niyetli olarak icra takibine geçtiği, davalı tarafça ispat edilemediğinden, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde görülmediği, tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda aldırılan bilirkişi raporlarına göre, davacının 2009, 2010 ve 2011 ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, yine aynı şekilde davalının 2008, 2009 ve 2010 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerin bulunmadığı, davacının takibe konu ettiği beş adet faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının, davacı adına düzenlendiği yirmi iki adet faturanın da taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibarıyla davacının ticari defterlerine göre davalının 43.459,54 TL cari bakiye borcu bulunduğu, davalı ticari defterlerine göre ise 27.596,47 TL davalının davacıya cari hesap borcu bulunduğu, aradaki farkın takip dayanağı beş adet fatura toplamı 122.840,17 TL’den kaynaklandığı, davalı şirketin ticari defterler kayıtlarında yirmi iki adet faturaya istinaden yapılan borç kaydının 102.406,30 TL olduğu; ancak davacı şirket kayıtlarında yer almayan Pamukkale Özel Sağlık Hizmetleri Mad. San. Tic. Ltd. Şti. hesabına istinaden yapılan 7.162,60 TL alacak kaydı mahsup işleminden sonra davalı şirketin 95.243,70 TL alacağının bulunduğu, takibe konu edilen beş adet fatura tutarı 122.840,17 TL’den 95.243,70 TL davalının alacağı düşüldüğünde, takip tarihi itibarıyla davalının davacıya cari hesap borcunun 27.596,47 TL olduğu, davanın asıl alacak miktarına ilişkin dava değeri üzerinden açıldığı gözetilerek bu miktar asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken usulüne uygun olarak tutulmadığı ve davalı defteri ile birbirini teyit etmediği anlaşılan davacı ticari defterlerine göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından davalı vekilinin buna yönelik istinaf isteminin yerinde görüldüğü, takibe konu alacak faturaya dayalı olup likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken alacağın yargılamayı gerektirdiği şeklinde yanılgılı değerlendirmeyle tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin buna yönelik istinaf isteminin yerinde görüldüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı hakkında yürütülen Denizli 5. İcra Müdürlüğünün 2013/6414 E. sayılı dosyasına konu itirazların kısmen iptali ile takibin 27.596,47 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihten itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari temerrüt faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, hüküm altına alınan 27.596,47 TL’nin %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2008 kayıtlarında yer alan Pamukkale Özel Sağlık Hizmetleri Mad. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait 7.162,60 TL tutarındaki fatura bedelinin müvekkilinin alacağından düşülmesinin yasaya aykırı olduğunu, bu faturanın müvekkil kayıtlarında yer almadığını, takibe konu olan 122.840,17 TL tutarındaki tüm faturaların davalı şirket kayıtlarında mevcut olduğunu, davalının faturaların içeriğine ve malların teslimine dair bir itirazının bulunmadığını, davalı kayıtlarındaki takibe konu faturaların ödendiğine dair sadece virman hareketleri göründüğünü, başkaca bir kaydın görünmediğini, virman işlemlerinin ise müvekkili şirketin bilgi ve rızası haricinde yapılmış olması nedeniyle ödeme kaydı olarak kabul edilemeyeceğini, davalı şirket kayıtlarında 2008-2009 yılı dönemi için müvekkil aleyhine görünen 79.380,63 TL tutarında bir ticari hareket veya ödeme kaydı tespit edilemediğini, müvekkil kayıtlarındaki 2008-2009 döneminde görünen 79.380,63 TL tutarındaki cari bakiyenin maddi hatadan kaynaklandığını, eğer böyle bir ticaret olsa idi davalı kayıtlarında da görüneceğini, icra takibinden önceki dönem için işlemiş faiz taleplerinin reddinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1530 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup taraflar arasında ticari alım satım ilişkisi neticesinde alacak ve borç durumlarının ne olduğu, verilen mal karşılığında ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının davalıdan icra inkâr tazminatı isteyip isteyemeyeceği ve davalının kötü niyet tazminatı isteyip isteyemeyeceği hususları uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 1530 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3.Değerlendirme
1.Davaya konu icra takibinde davacı tarafın takibe dayanak yaptığı faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davacının ticari defterlerinde 122.840,17 TL gözükmesine rağmen, bu faturaların toplam bedelinin davalı ticari defterlerinde 102.406,30 TL olarak kayıtlı olduğu, bu durum karşısında taraflar arasındaki tüm fatura bedellerinin dosyaya kazandırılması sonucunda tüm fatura bedellerinin toplam kaç lira olduğu belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sadece bir kısım faturalara ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2.Öte yandan, Mahkemece davacının ticari defterlerinde kaydı bulunmayan dava dışı Pamukkale Özel Sağlık Hizmetleri Mad. San. Tic. Ltd. Şti. hesabına istinaden yapılan 7.162,60 TL alacak kaydının mahsup edilmek suretiyle davacının alacağı belirlenmiş ise de söz konusu miktar ile ilgili neden mahsup edilmesi gerektiğine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın bu miktarın düşürülmesi sonucunda yazılı olduğu şeklide kanuna ve usulune göre tutulmamış davalı ticari defterleri esas alınmak suretiyle karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenemesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.