YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5758
KARAR NO : 2023/679
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yanca dava dışı şirket Galdesan A.Ş. aleyhine Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1159 E. sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından gerek icra takibinden önce gerekse de takip sonrasında yapılan ödemelerin davalı alacaklı tarafından dosyaya bildirilmediğini, yapılan ödemeler neticesinde borçlu Galdesan A.Ş.’nin 13.10.2009 tarihi itibari ile icra takibine ilişkin herhangi bir borcunun kalmadığını, buna rağmen davalının suiniyetli bir biçimde takibe devam ederek borçlu şirkete ait hacizli taşınmazların cebri icra yoluyla satıldığını ve taşınmazların satış bedelinin icra müdürlüğünce davalı şirkete ödendiğini, cebri icra yolu ile satılan taşınmazların rayiç değerinin çok altında bir bedelle satıldığını, satış nedeniyle borçlu Galdesan şirketinin zararının bulunduğunu, dava dışı Galdesan A.Ş. tarafından cebri icra yoluyla satılan taşınmazlar hakkındaki her türlü tazminat ve alacak talep haklarının 24.03.2011 tarihli temlikname ile Galdesan A.Ş. tarafından müvekkiline devredildiğini, alacağın temlikinden sonra icra dosyasında talep edilen tutar kadar borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat talebi ile açtıkları Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/539 E., 2017/19 K. sayılı dosyasında icra dosyasına 208.482,75 TL ana paranın fazla ödendiğinin tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla temlik eden Galdesan A.Ş.’nin mülkiyetindeki dava konusu taşınmazların cebri icra yoluyla ve haksız yere satışından doğan zararlarına istinaden şimdilik 1.000,00 TL’nin taşınmazların cebri icra yoluyla satış tarihi olan 18.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin dava dışı Galdesan A.Ş.’den alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını, takip öncesi yapılan ödemelerin ana paradan düşüldüğünü, icra takibinden sonraki hesaplamaların tamamının icra müdürlüğünce yapıldığını, gayrimenkulün değerinin davalı tarafından belirlenmediğini, kıymet takdirinin icra dairesi tarafından bu işle ilgili uzman bilirkişiler vasıtası ile yapıldığını, ortada hiçbir usulsüzlük olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2009/1159 E. sayılı icra takibinin alacaklısının Hes Hacılar Elektrik ve San Tic A.Ş., borçlusunun Galdesan Galvaniz Demir Döküm Tic. ve San. A.Ş. olduğu, takip borçlusu şirketin takip borcu sona ermesine rağmen iki adet taşınmazının satılması nedeni ile uğramış olduğu zararları bakımından tazminat haklarını belirli miktarlar ile sınırlı olmak kaydı ile işbu davanın davacısı …’ya temlik ettiği, dava konusu iki adet hisseli taşınmazın icradan satım tarihi 18.05.2010 olup söz konusu taşınmazların satım tarihinin borç sona erdikten ve hatta takip borçlusunun fazla ödemesi nedeni ile alacaklı konuma geçtiği tarihten sonra olduğu, dolayısıyla kural olarak taşınmaz malikinin (temlik alan davacının) taşınmazların haksız satılması ve davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeni ile taşınmazların icradan satıldığı tarihteki satış bedeli ile olması gereken gerçek satış bedeli arasındaki farkın tahsili için zararını talep hakkının bulunduğu, ancak temlik alan davacının zararını talep edebilmesi için temlik eden Galdesan Galvaniz Demir Döküm Tic. ve San. A.Ş.’nin icradan satış yapılan 18.05.2010 tarihinde taşınmazlara malik olması yani mülkiyet hakkını koruması gerektiği, Tapu Sicil Müdürlüğünün cevabında Galdesan Galvaniz Demir Döküm Tic. ve San A.Ş.’nin her iki taşınmazdaki hisselerini dava dışı Ulusoy Elektrik İmalat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.’ye sattığının belirtildiği, yazı ekindeki tapu kayıtlarının incelenmesinde hem … Mahallesi 653 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdaki hissenin hem de … Mahallesi… ada, 2 parsel sayılı taşınmazdaki hissenin 30.01.2009 tarihinde dava dışı Ulusoy Elektrik İmalat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.’ye satıldığının görüldüğü, taşınmazdaki hisselerin cebri icradan satış tarihinin ise 18.05.2010 olup Galdesan … A.Ş.’nin, taşınmazların icrada satıldığı tarihte taşınmazlara malik/hissedar olmaması nedeni ile taşınmazlar ile ilgili dava hakkının da bulunmadığı, dolayısıyla bu hakkı temlik etme hakkının da olmadığı, kimse sahip olduğundan fazlasını bir başkasına devredemez ilkesi uyarınca temlikin hükümsüz olduğu ve davacının dava açmakta haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından cebri icra satış tarihinde Galdesan Galvaniz … A.Ş.’nin her iki taşınmaza malik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, davalının suiniyetli bir biçimde cebri icra işlemlerine devam ettiğini, haksız yere haciz baskısı altında kalan malik Galdesan Galvaniz … A.Ş.’nin anılan taşınmazları gerçekten elden çıkarma iradesi bulunmadığı halde borç ödemelerinde kullanmak amacıyla değerinin çok altında yok pahasına bir bedelle satmak zorunda kaldığını, bilirkişi raporu ile bu durumun sabit olduğunu belirterek Mahkeme kararının müvekkili yararına kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya ibraz edilen 24.03.2011 tarihli temlikname uyarınca dava konusu 306 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın 260/389 hissesinin, 653 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın ise 388/1016 hissesinin davacı …’ya temlik edildiği, ancak temlike konu taşınmaz paylarını temlik eden dava dışı Galdesan Galvaniz … A.Ş.’nin temlik tarihinden önce bu payları tapuda satıp devrettiği ve dolayısıyla temlik tarihi itibariyle temlik ettiği taşınmaz payları üzerinde mülkiyet hakkının ve tasarruf yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı yanın icra takip dosyasındaki alacağını tamamıyla tahsil ettiği hâlde takip işlemlerine kötü niyetli olarak devam ettiğini ve neticede taşınmazların cebri icra yoluyla satılmasını sağladığının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/539 E., 2017/19 K. sayılı kesinleşmiş ilamı ile sabit olduğunu, icra dosyasından fazla tahsilat yapan davalının Galdesan … A.Ş. aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, haksız yere haciz baskısı altında kalan malik Galdesan Galvaniz … A.Ş.’nin anılan taşınmazları gerçekten elden çıkarma iradesi bulunmadığı hâlde borç ödemelerinde kullanmak amacıyla değerinin çok altında yok pahasına bir bedelle satmak zorunda kaldığını, taşınmazların rayiç değerinin altında satıldığını, satış sürecinde tapu kaydında hacizler olması nedeniyle malik olan Galdesan … A.Ş.’nin alıcı ile pazarlık imkanının kalmadığını, bu durumun taşınmazların çok düşük bir bedelle zararına satılmasına yol açtığını, temlik alan müvekkilinin işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, haksız satış işlemi nedeniyle uğranılan zararın davalıdan tahsili gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, cebri icra yoluyla haksız olarak satıldığı iddia edilen taşınmazlar nedeniyle uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.