YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5779
KARAR NO : 2023/1202
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1296 Esas, 2021/700 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/824 E., 2019/503 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.02.2023 günü hazır bulunan davalı vekili Avukat ……. ile davalılar vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tem-Tur Turistik Yatırımlar ve Turizm Ltd. Şti.’nin %7 ortağı olduğunu, şirketteki payını 02.08.2000 tarihli protokoldeki şartlarla …’a devrettiğini; …’ın protokolde üstlendiği edimlerini uzun süre yerine getirmemesi üzerine, pay devrinin iptali için dava açıldığını, mahkemece yapılan yargılama sonucu taraflar arasındaki pay devrinin geçersizliğine karar verildiğini, …’un eşi …’a vasi tayin edildiğini, Hasan Hüseyin’in şirkete %93 pay ile ortak olduğunu, bu suretle …’ün bir kısım payını kızı olan davalı …’ya devrettiğini, bir kısım taşınmazları da oğlu olan davalı …’a usulsüz devrettiğini, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek taşınmazların muvazaalı olarak …’a satıldığı 10.05.2005 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte 1.836.223,00 TL’nin davalılardan müteselsilen alınarak Tem-Tur Turistik Yatırımlar ve Turizm Ltd. Şti.’ne verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre itirazlarında bulunmuş olup davanın esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca açılmış bir sorumluluk davası olduğu, bu davaların 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, somut olayda davalının sorumluluğuna yol açtığı kabul edilen taşınmazların muvazaalı olarak devirlerine ilişkin en geç failin ve fiilin öğrenilmesi tarihi Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/322 E., 2012/142 K. sayılı dosyasındaki karar tarihi olan 14.06.2012 tarihinin esas alınması gerektiği, bu tarih itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı vekili her ne kadar muvazaa iddiasına dayandıklarını ve muvazaa nedeniyle zamanaşımının işlemeyeceğini ileri sürmekteyse de eldeki davada çok açık bir şekilde taşınmazların elden çıkarılması nedeniyle sorumluluğa dayalı olarak tazminat istendiği, muvazaalı işlemin kendisi yönünden başka bir deyişle taşınmazın aynına ilişkin işlemler yönünden zamanaşımı işlemeyecekse de tazminat isteminin zamanaşımına tabi olduğu gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/322 E. sayılı dosyasında muvazaalı işlemler nedeniyle şirketi zararı uğratan davalılar hakkında fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 200.000,00 TL bedelli alacak davası açıldığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, açılan bu davanın ise ek dava olduğunu, mahkemece davalıların eyleminin muvazaaya dayandırılmayarak zamanaşımı dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kötüniyetin korunmayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sorumluluğa yol açtığını iddia ettiği muvazaalı yapıldığı iddia edilen taşınmaz devirlerine ilişkin olarak fail ve fiilleri en geç Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararın kesinleştiği 10.09.2013 tarihi itibariyle öğrenmiş olduğu, davanın ise 20.11.2018 tarihinde açıldığı, davanın 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığı, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı şirketin ortağı ve temsilcisi olan davalıların dava dışı şirketi zarara uğratıp uğratmadıkları, zarara uğratmış iseler zararın miktarı ve alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6762 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinafa da konu yapılan temyiz itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesinin Dairece uygun görülmüş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.