Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5823 E. 2023/466 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5823
KARAR NO : 2023/466
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki özel denetçi tayini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 05.11.2020 tarihli mahkeme kararının kesin olması nedeniyle istinaf talebinin reddine dair ek karar verilmiştir.

Ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; şirketin faaliyet raporu, bilanço ve finansal raporlarının gerçeği yansıtmadığını, şirketin bekası ve alınabilecek olup da alınmamış tedbirlerin irdelenmesi bakımından şirkete özel denetçi tayinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; özel denetçi atanması için gerekli şartlar bulunmadığından haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere dayanılarak bilgi alma hakkına ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 437 nci maddesinde düzenlenen hususların tamamı yerine getirilmeden 6102 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinde düzenlenen denetçi tayininin talep edilemeyeceği, davacının genel kurul kararlarının iptal/butlanı için dava açtığı, denetçi tayini istemine ilişkin hususların tamamının açılan genel kurul kararlarının iptal/butlanı davasında tartışılarak karar verileceğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2011 tarihli ek kararı ile mahkemenin 2020/398 E. 2020/539 K. sayılı 05.11.2020 tarihli kararının kesin olması nedeniyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme özel denetçi tayini talebini reddetmişse de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 382 nci maddesi uyarınca kararın temyiz edilebileceğini, davacının bilgi alma hakkını kullandığını, 6102 sayılı Kanun’un 437 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca özel denetime başvurmadan evvel bilgi alma hakkı için dava açılmasına gerek bulunmadığını, davalı şirkete özel denetçi tayin edilmesi talebinin daha evvel mahkemece kabul edildiğini, davalı şirketin halen aynı kişiler tarafından aynı şekilde yönetildiğini, yönetim kurulunun hukuka aykırılıklarının halen devam ettiği yönünde ikna edici emareler bulunduğunu, müvekkilinin bilgi alma hakkının yeterli biçimde ve gereği gibi karşılanmaması nedeniyle bu davanın açılmak zorunda kalındığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mahkemece şirkete özel denetçi atanması talepleri hakkında verilen davanın kabulüne veya reddine ilişkin kararların kesin olduğu, istinaf başvurusunda bulunulan karara karşı kanun yolu bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava şirkete özel denetçi tayini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 437 nci ve 438 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.