YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5837
KARAR NO : 2023/496
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait geminin davalı şahsın sevk idaresindeyken müvekkiline ait gemiye çarptığını, kazanın tamamıyla davalı kaptanın kusuruyla gerçekleştiğini, kaza neticesinde müvekkiline ait gemide hasar meydana geldiği gibi müvekkilinin geminin tamir edildiği 15 günlük süre boyunca gemiyi çalıştıramayıp kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek belirsiz olan alacağın şimdilik 82.500,00 TL asgari tutarının ( 32.500,00 TL tamir masrafı ve 50.000,00 TL kazanç kaybı) kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, akabinde 07.06.2016 tarihli talep artırım dilekçesiyle müddeabihi 151.841,88 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kazanın gerçekleşmesinde müvekkillerine atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çatma hadisesinin davalı kaptanın kusuruyla gerçekleştiği, davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, davacı yanın kaza neticesinde gemisini tamir ettirmek için 31.626,00 TL harcama yaptığı, benimsenen bilirkişi raporuyla geminin tamirde olduğu süreç boyunca mahrum kalınan kazancın 6.426,24 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 38.053,04 TL’nin kaza tarihi olan 27.11.2011 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda mahrum kalınan karın hesaplanması için belirlenen yöntemin hatalı olduğunu, balıkçılık sektörünün kendisine has özellikleri sebebiyle mahrum kalınan karın geçmiş yıllar karları gözetilerek hesaplanmasının doğru olmadığını, zira elde edilen verimin iklim özelliklerine göre yıllar itibariyle değiştiğini, bu noktada en doğru hesaplama yönteminin ilgili yıl satışları gözetilerek yapılan hesaplama olduğunu, müvekkilince 2011 yılının kasım ayına ilişkin satış bilgilerinin dosyaya sunulduğunu, bu tutarların Rize Sanayi Odası tarafından gönderilen bilgilerle uyumlu olduğunu, Mahkemece emsal bir geminin ortalama kazancı belirlenmediği gibi bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin de giderilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çatma hadisesinden kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkin olup taraflar arasında, çatma hadisesinden kaynaklı davacının ne miktarda kazanç kaybına uğradığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1286 ve devam eden maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.