YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/584
KARAR NO : 2022/1613
KARAR TARİHİ : 08.03.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.03.2016 tarih ve 2013/384 E. – 2016/38 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşine ait M plakalı minibüsü işletilirken Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Kurulunun 26/10/2007 tarihli 2007/10-169/170 sayılı kararları sonucunda araçlarının 18+1 kapasiteli araca dönüştürülerek … plakalı aracı satın almak zorunda bırakıldıklarını, Belediye UKOME kararlarına karşı Antalya 2. İdare Mahkemesinde dava açıldığını, dava sonucunda idarenin kararının iptal edildiğini, dava devam ederken davayı açan şahsın bağlı bulunduğu S.S. 21 Numaralı Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi ile Minibüsçüler Odası arasında 24/02/2011 tarihli ön protokol, 01/03/2011 tarihli uzlaşma protokolü, 05/05/2011 tarihli ve 28/05/2011 tarihli belge ve tutanakların düzenlendiğini, bu tutanaklara istinaden minibüs sahiplerinin AB plakaya girmeleri sebebiyle Özel Halk Otobüsleri Kooperatif üyelerini zarara uğrattıkları gerekçesiyle 575 adet nama yazılı bononun S.S. 21 Numaralı Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi üyelerine verilmek üzere kooperatif başkanlığına teslim edildiğini, müvekkilinin de aracın maliki olan eşi adına senedi imzalayıp teslim ettiğini, protokollere göre kendini borçlu zanneden müvekkilinin 28/05/2011 tarihli tutanak ile davalıya 38.100,00 TL’yi ödemek zorunda kaldığını, senet aslının kendilerinde olduğunu, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, protokoller nedeniyle davalının herhangi bir zararının bulunmadığını ileri sürerek, 38.100,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sebepsiz zenginleşmeye dayalı davada bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının dilekçesinde bahsettiği, ön protokol, protokol ve uzlaşma protokolü ile ilgili olarak hiçbir sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, kooperatifin ayrı bir tüzel kişiliği olup, üyelerini borç altına sokmasının mümkün olmadığını, verildiği iddia edilen senedin müvekkili ile ilgisi bulunmadığını, davacıyı ve eşini tanımadıklarını, davacının senet bedelini kim yada kimlere ödemiş ise, bunu ispatla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ihbar olunan kooperatife ve …’a yöneltmesinin HMK 124/3 ve 4. maddelerine göre uygun olmadığı, davacı asilin ödemeyi minibüsçüler odasının petrol şirketinin olduğu yerde yaptığını, orada S.S. Halk Otobüsleri Kooperatifi yöneticilerinin de hazır olduğunu, parayı verip senedi aldığını, davalıyı tanımadığını, zira ödeme sırasında davalının orada olmadığını beyan ettiği, ödemenin davalıya yapılıp senetlerin iade alındığı hususunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.