Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5840 E. 2022/7836 K. 07.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5840
KARAR NO : 2022/7836
KARAR TARİHİ : 07.11.2022

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nce verilen 15.03.2021 gün ve 2021/İHK-7229 sayılı karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, kendisine yönelik olarak vekalet sözleşmesi gereklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle Ankara 11. Tüketici Mahkemesi’nin 2019/3 Esas ve 2019/120 karar sayılı ilamıyla hakkında açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve ilamın icraya konu edildiğini, davalı tarafından kendisinin mesleki sorumluluk poliçesiyle güvence altına alındığını, bu nedenle icra takibine konu 254.599 TL borcun fazi ve masraflarıyla davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise, söz konusu poliçenin teminat limitinin 150.000.- TL olduğunu muafiyet tutarının da bulunduğunu, davacının tazminat talebinden haberdar olmasından itibaren 5 gün içinde bildirim yamasının gerektiğini, bu süreyi kaçırdığını, vekalet ücretinin 1/5’ine takdir edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, tazminat talebine konu rizikonun poliçe vadesinde gerçekleştiğini, icra takibine konu bedelin toplamda 254.599,60 TL olduğu ve bu bedele %10 muafiyet uygulanması sonucunda 229.139,64 TL’nin hesaplandığı gerekçesiyle tabelin kısmen kabulüne, 229.139,64 TL’nin davalıdan alınarak, alacağa 14.03.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, bakiye tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir:
İtiraz Hakem Heyetince, davalının mahkeme kararının kesinleşmediğini sonradan ileri süremeyeceği, poliçenin düzenlenme tarihinde davacıya yönelik açılmış bir davanın bulunmadığı, davanın poliçenin vade süresinde açıldığı, geç bildirim nedeniyle tazminat bedelinde artış olduğunu davalının ispat etmesinin gerektiği gerekçeleriyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, mesleki sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalı tarafından sigortacı aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir.
Avukatlık mesleki sorumluluk sigortası genel şartlarının B/1,c bendinde, zararın gerçekleştiğinin ve bu zararın sigortalının sorumluluğundan kaynaklandığının mahkeme tarafından karar altına alınması hallerinde rizikonun gerçekleştiğinin kabul edileceği belirtilmiştir.
Somut olayda ise, İtiraz Hakem Heyetince mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediği belirlenip, zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 15.03.2021 gün ve 2021/İHK-7229 sayılı kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının Sigorta Tahkim Kurulu İtiraz Hakem Heyeti’ne gönderilmek üzere yerel mahkemesine iadesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.